YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

KARAR NO: 2025/891
HAKİM:... ...
KATİP:... ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI: ...
... ....

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı borçluya palet satışı gerçekleştirdiğini, daha öncesinden de aralarında ticari ilişki mevcut olan iki şirket arasında 4 tır palet satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, taraflar aralarındaki anlaşma kapsamında 4 tır paletin toplam satış bedeli 42.224,00 Euro olarak kararlaştırıldığını, davalı borçlunun peşin olarak %10'luk bedelini ödediğini ve müvekkili tarafından paletlerin sevkiyatının yapıldığını, kalan bakiye kısım olan 38.000,60 Euro ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin karşı taraf ile iletişime geçmeye çalışmışsa da herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı borçlunun .... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun asıl alacağa ve faizine haksız itirazda bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari satış ilişkisi gerçekleştiğini, bu kapsamda satışa konu aynı türde 4 TIR dolusu paletin, davalı borçlu şirkete teslim edildiğini, bu ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirkete faturaları gönderdiklerini, davalı tarafça icra dosyasına yapılan borca itiraz dilekçesi incelendiğinde ticari ilişki konusu paletleri teslim aldığını kabul ettiğini, davalının ....Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesine rastlanmamıştır.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... sayılı emsal ilamı)
Mahkememizce uyuşmazlığın niteliği gereği tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması için taraflara bu konuda süre verilmiştir. Davalı taraf süresi içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemiş olup davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenmiş bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından, davalının ... kayıtlı adresine 4 adet ve toplam 42.224 Euro tutarlı fatura düzenlendiği, buna karşılık davalının 4.223,40 Euro ödemesi göründüğü, buna göre davacının, davalıdan 38.000,6 Euro alacaklı göründüğü, dosya içerisinde bulunan gümrük beyannameleri ile sabit olmak üzere satış faturası içeriği e pal haleta ürünlerinin ithalatının gerçekleştiğinin anlaşıldığı mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan delliler ve benimsenen bilirkişi raporu ile davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 38.000,6 Euro alacaklı olduğu anlaşılmakla anılan miktar üzerinden açılmış davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacak faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığından davacının icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davanın kabulüne, davalının .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına,

2-Davaya konu alacağın %20'si tutarındaki 278.345,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli 95.068,82 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 16.839,68 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 78.229,14 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,

4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 16.839,68 TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 895,00 TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 23.350,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-AAÜT uyarınca belirlenen 212.841,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,

7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025