ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/343 Esas - 2025/886
YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
ANKARA
KARAR NO: 2025/886
HAKİM:.....
KATİP:.....
DAVACI:.....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: .....
VEKİLİ: Av. .....
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ... sayılı poliçe ile ZMMS sigortalı ... plakalı aracın kusuru nedeniyle 13.12.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı aracın meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybına uğradığını, davalı şirkete ... vasıtası ile gönderilen 10.02.2025 tarihli ihtarnameye geri dönüş yapılmadığını, arabuluculuk kapsamında anlaşma sağlanamadığını, bilirkişi hesaplanmasından sonra artırılmak üzere Değer Kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 liranın sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 08/06/2024-08/06/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 200 bin lira olduğunu, davacı aracını kasko şirketi olan ... A Ş nezdinde tamir ettirdiğini ve kasko şirketinin de ödenen bedeli müvekkil şirkete rücu ettiğini ve müvekkili şirketin de 28.04.2025 tarihinde 97.568,61 TL ödediğini, usule ilişkin itirazları olduğunu, müvekkiline başvuru şartlarının sağlanmadığını, davacının aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği, şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için gerekli olduğunu, aksi halde, aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan müvekkil şirketin hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağını, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek reddini talep ettiklerini, zamanaşımı Def'i bayanları bulunduğunu, kusur yönünden itirazları olduğunu, kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun yapılması gerektiğini, aracın kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, bilindiği üzere aracı hasara uğrayan kişiler hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yolunu seçtiklerini, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak dava konusu kaza dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararlarında işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiğini, Değer Kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, somut olayda kaza tarihi göz önüne alındığında 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, Genel Şartlar ekinde “Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında, hak sahibinin talebi olması halinde, değer kaybı aşağıda belirtilen şartlar çerçevesinde eksper tarafından ayrıca düzenlenecek bir değer kaybı raporu ile değerlendirilir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Genel Şartların ekinde yer alan Ek: 1’in “1.Formül” başlıklı maddesi ile değer kaybı hesaplama formülünün belirlenmiş olduğunu ve bu durumda değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini, her halükarda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alınarak hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim iptal edilen hüküm genel şartların etkisini kanun çerçevesiyle sınırlamışken kanunun genel esasları belirleyen hükümlerinin yeterli olmadığı, genel şartlarda belirlenen kriterlerin dikkate alınmayacağı fikrini kabul etmenin mümkün olmadığını, zira 5684 sayılı Kanunun 11. Maddesi poliçe içeriğinin idarenin düzenleyici bir işlemi olan genel şartlara uygun olarak tespitini zorunlu tutmuş aynı kanunun 34/f bendinde de anılan genel şartlara aykırılığı yaptırıma bağlandığını, benzer şekilde 6102 sayılı Ticaret Kanununun 1425. maddesi de poliçelerin, genel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenmesini amirdir. Sigorta hukuku kapsamında ilgililerin hak sahipliği, sigortayı kuran ilgili mevzuat ve bu mevzuata göre poliçe içeriğini kurala bağlayan ilgili genel şartlara göre belirlenmekte, söz konusu genel şartlarda dayanağını 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 6102 sayılı TTK’dan almakta olup AYM kararının genel şartların ekleriyle birlikte uygulanması yönünde bir etkisi bulunmadığını, talep edilen faize ilişkin itirazları olduğunu, temerrüte düşmediklerini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde şayet bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığını, talep edilebilecek faizin yasal faiz olacağını, davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı araçta oluşan değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirmekte olduğundan konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır. 12/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; öncelikle kusur konusunda değerlendirme yapılmıştır. Yapılan değerlendirmede doğrultu değiştirme manevralarının hatalı yapan davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, kural ihlali görülmeyen davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Değer kaybı bakımından yapılan değerlendirmede ise aracın hasarsız hali ile hasar sonrası onarılmış hali arasındaki farktan yola çıkılarak serbest piyasa rayiçlerine göre 40.000,00 TL değer kaybı oluşacağı mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile davalının sigorta poliçesi kapsamında sigortalısının tamamen kusurlu olarak neden olduğu trafik kazası sonucu oluşan 40.000,00 TL değer kaybı tazminatından sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Davanın kabulüne, 40.000,00 TL araç değer kaybının temerrüt tarihi olan 21/02/2025 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 2.732,40 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan toplam 1.281,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.451,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 666,02 TL ıslah harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 132,50 TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 7.029,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir yazılmasına,
6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025