BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Bakırköy .... İcra Dairesi: ...
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... Belediyesinin düzenlediği toplu sünnet töreni için tıbbi sürecin yapılması ve sünnet kıyafetlerinin temini konusunda anlaşıldığını, davacının edimini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı şirketin alınan hizmete karşılık ödemeleri yapmadığını, iş bu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıdan herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalıdan hizmet bedelinin alamadığı iddiasının haksız olduğunu, davacının iddialarının ispat etmek zorunda olduğunu, davacının davalı yan ile ticari ilişki içinde olmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap alacağına ilişkin olarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 2.409.036,17 TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mahkememizin 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı şirketin yasal defterlerini e-defter olarak ibraz ettiğini, tasdiklerin/beratların süresi içinde beyan edildiği, davalı şirketin ise e-defterlerini olarak ibraz ettiğini, tasdiklerin/beratların süresi içinde beyan edildiği, davalı şirketin e-defterlerini ibraz etmiş ise de, davaya konu hesap hareketlerini sunmadığını, davacı tarafından davalıya 2 adet e-fatura düzenlendiğini, takip dosyasındaki talep edilen alacak ile faturaların toplamı arasında 99.200,00 TL fark bulunduğunu, davalının, dava konusu e-faturalara karşı iade faturası düzenlenmediğini, eksik/ayıplı ifa bildirimi yapılmadığını, borca yönelik herhangi bir ödeme kaydının da bulunmadığını, davalı tarafından dosyaya konu hesap hareketleri ibraz edilmediği için savunmalarının ispata muhtaç olduğu, öte yandan davacının ödeme emrinde faiz talep ettiği, fakat davalının BK 117 gereği temerrüdü koşullarının oluşmadığından faiz talep edemeyeceği,
Davacının talep ettiği alacağın dayanağı olan faturaların hukuken geçerli olduğu, davalının ise borca ilişkin itirazlarını somut belgelerle destekleyemediği, davacının faiz talebinin yerinde olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır.
Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Yemin delili 6100 Sayılı HMK'nın 225 ve devamı maddelerde düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması sebebiyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için açıkça yemin deliline dayanılmış olması da gerekir.
Davacı vekiline 09/12/2025 tarihli celsede yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususunun sorulduğu, aynı tarihli celsede davacı vekilince yemin deliline dayanmayacağının beyan edildiği görülmüştür. Davacı vekilince yemin deliline dayanılmayacağı bildirilmiş olup bir metin ibraz edilmemiştir. Yemin 6100 Sayılı HMK gereğince iddiayı ispat eden, kesin taraf delili olmakla, HMK 225. maddesi uyarınca yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca iddiasını HMK'da belirtilen usulle ve mevcut delillerle kanıtlayamayan taraf yemin delili ile iddiasını ispatlayabilir. Mevcut davada ispat külfeti davacı tarafta olduğu, davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu sorulmuş olup, yemin deliline dayanılmayacağını beyan etmiştir. Mevcut davada ispat külfeti davacı tarafta olduğundan, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda tacir olan tarafların ticari defterlerinin kesin delil olması koşulları göz önüne alındığında davacının ticari defter ve kayıtlarının teyiti bakımından dosyada başkaca delil bulunmadığı anlaşılmakla davacıya yemin delili hatırlatılmış ve ancak yemin deliline dayanılmamış olduğundan mahkememizce, iddianın davacı tarafından sunulan tüm deliller ile kanıtlanamadığı kanaatine varılarak, davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 21.918,56 TL harcın mahsubuyla, fazlaca yatırılan 21.303,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça 16,00 TL posta/tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-AAÜT gereğince hesap edilen 296.432,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınaralk davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025