BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Büyükçekmece İcra Dairesi: ...
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile cari hesaptan kaynaklanan takip başlatıldığı, davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine takibe Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini, takibe itirazın davacı alacağını engellemek amacıyla haksız ve mesnetsiz olduğunu, belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, cari hesapta gösterilen bakiyelere ilişkin davalıya teslim edilen bir mal/hizmet bulunmadığını, davalıya herhangi bir ihtarda bulunulmadığını bu sebeple temerrüde düşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 473.178,01 TL toplam alacak üzerinden cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mahkememize ibraz edilen 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı ... Ltd. Şti.’ne ait yasal defterlerin ilgili dönemlerde noter ve ticaret odası nezdinde süresi içinde tasdik edildiği, bu nedenle lehine delil olma özelliği taşıdığı, davalı tarafından ise defter ve belge ibraz edilmediği, ayrıca yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye rastlanmamış olmakla birlikte, davacı defter kayıtları ve ibraz edilen cari hesap ekstresinde 2023–2024 yıllarında mal/hizmet faturaları düzenlendiği ve davalı tarafından kısmi ödemeler yapıldığı, faturalardan bazılarının (466.164 TL, 193.889,50 TL, 191 nolu fatura vb.) teslim alındığı kişiler imza ile belirlenmiş olup teslim/ifa hususunda somut veriler mevcut olduğu, 2023 yılında davalı adına 3 adet fatura düzenlenmiş, ancak yalnızca 1 fatura B formunda bildirildiği, davalı bu faturalara yönelik herhangi bir itiraz veya iade faturası düzenlenmediği, buna karşılık davalı tarafından aynı dönemde 101.974,50 TL ödeme yapılmış ve 2024 yılına 351.688,50 TL bakiye devredildiği, 2024 yılında davacı tarafından toplam 739.896,30 TL tutarında fatura düzenlenmiş, davalı ise yalnızca 370.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, 14.10.2024 tarihi itibarıyla davalı tarafın davacıya olan bakiye borcu 406.584,80 TL olarak tespit edildiği, bu borca yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalının, davacıya 14.10.2024 tarihi itibarıyla 406.584,80 TL bakiye borçlu olduğu hususu bilirkişi incelemesiyle ortaya konulmuş olup, bu borcun ödenmediği, davacının ödeme emrinde faiz talebinde bulunarak 26.593,21.-TL işlemiş faiz talep ettiği görülmekte ise de dosya kapsamında ve yapılan inceleme sırasında davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge/bilgi olmadığı görüldüğünden BK 117 gereği borçlunun temerrüt koşulu oluşmadığından faiz talep edemeyeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dava konusu ve mahiyeti gereği öncelikle ticari defterlerin incelenmesi ve delil olması durumlarını açıklamak gerekmiştir.
Ticari defterlerin ticari davalara delil olabilmesi için defter sahibinin defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırmış olması ve defterleri usulüne uygun tutulmuş olması defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutmuş bir başka deyişle usulüne uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarına aykırı olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi gerekir. Karşı taraf defterlerini usulüne uygun tutmuş olmasına rağmen ve her iki tarafın ticari defterleri birbirine aykırı kayıtlar içerdiği taktirde ispatla yükümlü olan taraf iddiasını başka delillerle ispat etmek zorunda kalacaktır.
Taraflardan biri ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesine rağmen karşı taraf ticari defterleri ibrazdan kaçındığı taktirde mahkeme defter ibrazını TTK 85 ve HMK 222/1. Maddeye göre resen emredebileceğinden HMK'nın 220. maddesi gereğince ibrazdan kaçınan tarafa ticari defterlerini ibraz etmeme hakkındaki delil ve belgelerini sunması defterleri bulamadığı taktirde nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklifinde bulunması defterleri ibrazına karar verilen tarafın kendisine verilen sürede defterleri ibraz etmez ve ibraz etmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemenin duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul etmek suretiyle karar verilebileceği kabul edilmiştir.
TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlar da sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir.
Tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında; taraflar arasında ticari ilişki sonucu oluşan cari hesap alacağına ilişkin davacı tarafından Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 30/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından takibe dayanak edilen faturaları tanzim ettiği işbu faturaların kendi lehine delil niteliğine haiz olan ticari defterlerine usulüne uygun işlediği, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği ve ancak davalının kısmi ödeme ile borcu kabul ettiği, faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığı ve ihtirazi kayıt ile de ödeme yapılmadığı hususu davacının defter kayıtları ile sabit olup davacının bakiye alacak kaydının bulunduğu tespit edilmekle davanın kabulüne alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile 406.584,80 TL yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İşlemiş faize ilişkin talebin reddine,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gerekli 27.773,80 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.943,46 TL harcın mahsubuyla bakiye 20.830,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 6.943,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.558,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça 101,00 TL posta/tebligat 5.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.101,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre, 4.644,11 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen miktar yönünden, AAÜT gereğince hesap edilen 65.053,57 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Reddedilen miktar yönünden, AAÜT gereğince hesap edilen 40.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin, 3.277,55 TL'sinin davalıdan, 322,45 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025