İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı müşteriler arasında imzalanan Kredi Sözleşmesine istinaden işbu ticari müşteriye kredi açıldığındı ve kullandırıldığını, sözleşmedeki şartları yerine getirmeyen borçlunun sözleşmesi, sözleşmenin müvekkilinin verdiği yetkiye istinaden feshedilerek borçluya ve davalılara Müvekkili banka tarafından 27.08.2025 tarihli ilgili borçların ödenmesi için ihtarname keşide edildiğini ve borçlunun borcunu ödemesinin istenildiğini, bu ihtarnamelere rağmen verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsilini temin amacıyla ... Banka Alacakları İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyaları ile ilamsız takip yapılarak 15.10.2025 tarihi itibariyle 3.278.459,31 TL olan borcun ödenmesinin istenildiğini, davalı yasal olmayan sebeplerle haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı taraf ile yapılan arabuluculuk sürecinde ve borçlu itiraz dilekçesinde herhangi bir borcu olmadığı söylenildiğini ancak kredilerin kullandırıldığı banka kayıtları ile sabit olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ilamsız takip açarken belirttiği tutarların nasıl hesaplandığının belirsiz olduğunu, müvekkilinden talep edilen alacağın kalemlerin detaylı olarak açıklanması gerekirken şablon ifadelerle takibe girişilmesi itiraz zorunluluğunu doğurduğunu, nitekim bu tür davalarda alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacak ve talep edilmesi gereken alacak arasında farkların oluştuğu bilinen bir gerçek olduğunu, faiz alacağı yönünden de hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, tüketici kredisinde en fazla temerrüt faizi uygulanabilecekken davacı taraf fahiş oranda faiz talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
HMK'nın 115/1. maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A-1 maddesinde; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun; dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesinde; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde arabuluculuk başvurusunun yapıldığı ancak arabuluculuk dosya numarasının belirtilmediği ve dava dosyasına arabuluculuk anlaşmama tutanağının sunulmadığının görülmesi üzerine; Mahkememizin 09/01/2026 tarihli tensip tutanağının 12 numaralı ara kararı ile; "Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde arabuluculuk başvurusu yapıldığının bildirildiği ancak arabuluculuk tutanağının dava dilekçesi ekinde sunulmadığı anlaşıldığından; 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmesi için tensip tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde bu tutanağın ibraz edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına (ihtaratın tensip tutanağının tebliğ ile yapılmış sayılmasına)
" karar verilmiştir.
Davacı vekiline tensip tutanağının 14/01/2026 tarihinde e-tebliğ edildiği anlaşılmış ve davacı vekilinin arabuluculuk anlaşmama son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmediği görülmüştür.
Dava dilekçesinde arabuluculuk dosya numarasının bildirilmediği ve arabuluculuk anlaşamama son tutanağının eklenmediği, verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunulmadığı ve davanın TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu anlaşıldığından davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açılanan nedenlerle;
1-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 18/A-2. maddesi gereğince davanın usulden reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732 TL harç dava açılırken yatırılmadığı ancak davacının harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2026