KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
BEYANLAR
Davacı dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; Müvekkili banka ile ... arasında usulüne uygun olarak Kredi Sözleşmeleri ve Ticari Kart Sözleşmeleri akdedildiğini, davalı ... söz konusu sözleşmeleri imzaladığını, takip konusu sözleşmeye istinaden borçluya krediler ve kredi kartları kullandırılmış ancak borçlu bu kullanımlardan kaynaklanan borçlarını müvekkili bankaya ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlu tarafa ihtarnameler gönderildiğini ancak yine ilgili borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka adına taraflarınca Konya .İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe istinaden gönderilen ödeme emrini tebellüğ eden davalı borca ve ferilerine haksız bir şekilde itiraz ettiğini, itiraz sonucu takip durduğunu, davalı borçlunun takip konusu borca yönelik yaptığı itirazların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davalı tamamen rızası ile usulüne uygun olarak imzalamış olduğu sözleşmenin şartlarına uymadığını ve borcu ödememekte direndiğini, dava konusu borç tahsil edilememiş olup davalının da icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetle itiraz ettiğinin aşikar olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Davalı borçluların Konya .İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itiraz edilen alacak miktarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, H.K. M.29/3 gereğince icra takibi sırasında ödenmiş olan peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Bilirkişi ... 30/05/2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı banka ile davalı borçlu arasında 25.10.2023 tarihinde Ticari Kart Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya Ticari Kredi Kartı ve Ticari Kurtaran Hesap (KMH) tahsis edildiğini, davacı banka tarafından davalı borçluya tahsis edilen Ticari Kredi Kartı ve Ticari Kurtaran Hesap borcunun ödenmemesi sebebi ile davalıya keşide edilen 12.07.2024 tarihli ihtarname ile kredi hesaplarının kat edildiğini, davacı ... 23.10.2024 tarihinde T.C. Konya .İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından davalı ...'e ilamsız takiplerde ödeme emri gönderdiğini, davacı bankanın Ticari Kredi Kartı ve Ticari Kurtaran Hesaptan Kaynaklanan 23.10.2024 takip tarihi itibariyle alacak tutarının; 10.832,11 TL Asıl Alacak (Ticari Kredi Kartı) (Taleple Bağlılık gereğince), 5.266,24 TL İşlemiş Faiz, 263,31 TL BSMV, 1,00 TL Asıl Alacak (Ticari Kurtaran Hesap) (Taleple Bağlılık gereğince, 9.892,14 TL İşlemiş Faiz, 494,61 TLBSMV, 557,77 TL BSMV, 26.749.41 TL Toplam olarak hesap edildiği, davacı tarafın, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı taraftan tahsil edilmesi hususunun sayın mahkememizin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında uyuşmazlık konusunun Bankacılık Sözleşmesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olduğu görülmüştür.
Kredinin tanım olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanununda (Ban. K) kanun koyucu tarafından bir belirlemesi yapılmamıştır. Bununla birlikte kredi sınırlarının çizilmesinde bankanın hangi işlemlerinin kredi sayılacağı hususu Ban. K madde 48 belirlenmiştir.
Buna göre, krediler, bankalarca verilen nakdî krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayri nakdî krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu kanun uygulamasında kredi sayılacağı şeklinde düzenlenmiştir.
Kredinin birden çok çeşidi olmakla beraber uygulamada en çok kullanılan tür nakit ödeme yapılmak suretiyle verilen kredilerdir. Bu tür ise, nakdi kredi olarak tanımlanabilecektir. Bu itibarla kredi kartı hesabı suretiyle kullandırılan kredi, tüketici ya da ticari krediler nakdi krediye örnek olarak verilebilecektir.
Nakdi kredinin alt türlerinden olan sabit vadeli para ödüncü kredisinde değinilecek olursa; banka parayı bir defada kredi alana verecek, kredi alan ise almış olduğu bu para ödüncünü tek defada veya taksitler halinde kararlaştırmış oldukları vadede geri ödeyecektir.
Bu kredi sözleşmelerinde cari hesap şeklinde çalışmaz. Bu nedenle kredinin yenilenmesi, döner çalışması söz konusu değildir. Banka krediyi bir defada verir, kredi alan ödeme yapmakla belli limite kadar tekrar kredi çekme imkânı yoktur. Kredi belli bir limite kadar cari hesap şeklinde açılmamıştır. Bu sebeple kredi alanın ödemeler yaparak krediyi döner olarak kullanması mümkün değildir (... ...: Kredi ve Kredi İşlemlerinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi, Pamukkale Journal of Eurasian Socioeconomic Studies 6/2 (Aralık2019), 45-46).
Kredi Sözleşmesinin genel hükümler bağlamında hukuki niteliği; Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 386 ve devamında düzenlenmiştir. Kanuni tanım da dikkate alındığında, kanun koyucu tüketim ödüncüne ancak ya bir miktar para ya da tüketilebilen bir şeyin söz konusu olabileceği, ödünç verenin bu ödüncü devretmeyi yükümlendiği, ödünç alanın ise aynı nitelik ve miktardaki şeyi geri vermeyi taahhüt ettiği tam iki tarafa borç yükleyen, rızai sözleşme olarak tanımlamıştır.
Sözleşmenin rızai niteliği sebebiyle; banka ve kredi talep edenin anlaşması halinde artık sözleşmenin kurulacağı yorumu yapılabilecektir. Bu nedenle ayrıca paranın devredilmesi şart değildir. Bu hususa ilişkin ihtilaf olması halinde ancak tarafların yükümlülükleri dairesinde bakmak ve değerlendirmek gereklidir (...,s.47).
Kanun koyucu, ticari olmayan tüketim sözleşmelerinde ancak kararlaştırılmış olması halinde faiz istenebileceğini belirlemişken, ticari işlerde ise, tarafların bu konuda herhangi bir anlaşması olmasa bile faiz talebinde bulunulabileceği şeklinde düzenleme yapmıştır.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı itirazla duran takibin devamını sağlama amacıyla açılan bir davadır. Alacaklı davayı kazanır; yani borçlunun itirazı hükümden düşürülürse bununla aynı zamanda borçlunun itirazı da iptal edilmiş olur.
Mahkeme bir alacak davasında olduğu gibi bu davada da tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere inceleyecek, borçlunun ödeme emri itirazının doğru olup olmadığı hususunu araştırır. Burada alacaklı alacağını ispat bakımından İcra ve İflas Kanunu madde 68'de sınırlı sayıda belirtilmiş bulunan belgelere bağlı değildir. Alacaklı bir alacak davasında olduğu gibi alacağını Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre her tür delil ile ispat edebilecektir (... ... ...: İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2018, s. 172-184).
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı takip konusu alacağın varlığını ispat etmelidir. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. İtirazında borcunun varlığını kabul edip, ödeme savunmasında bulunan borçlu bu savunmasını ispat etmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 6'ya göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her bir taraf hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür hükmü amirdir.
Somut olayda; davacının banka davalının ise davacı bankanın müşterisi olduğu, taraflar arasında kredi sözleşmesinin mevcut olduğu, davalının ilgili kredi ödemelerini gerçekleştirmemesi sebebiyle davacının iş bu icra takibine giriştiği, davalının ise borcu olmadığında bahisle itirazda bulunduğu, davacının 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında ilgili davayı dermeyan ettiği, dosyanın alacak durumunun tespiti amacıyla uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, yapılan tespitlere göre davalının davacı bankaya icra takibine esas miktar mucibince borçlu olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davalının itirazının haksızlığına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi hususu değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu madde 67/2 gereğince; alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının talebinin yanı sıra mahkemenin, itirazın iptali yargılaması sonucunda borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar verilmesi gerekir. Borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti yapabilmek için borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın likit yani muayyen/belirli olması gereklidir. Buna karşılık likit olmayan alacaklarda alacağın miktarı belirli değildir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını tespit edebilmek için bütün unsurlar bilinmemekte veya bilinememektedir. Bu sebeple borçlu ne kadar borcu olduğunu kendisi tespit edememe durumu içerisindeyse yapmış olduğu itirazda haklı olacaktır (...: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2018).
Somut olayda; alacağın likit olmadığı gibi davalının yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olmadığı da değerlendirmekle talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 26.749,41 TL (10.832,11 TL asıl alacak, 5.266,24 işlemiş faiz, 263,31 BSMV, 1,00 TL asıl alacak, 9.892,14 TL işlemiş faiz, 494,61 TL BSMV ve 557,77 TL BSMV) üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin 883,25 TL istemin REDDİNE,
-Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 1.682,66 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç olan 615,40 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.067,26 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç olan 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan: 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 5.532,50 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 24.632,66 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
8-Karardan sonra yapılacak masrafların davalıdan alınmasına,
9-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025
1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 26.749,41 TL (10.832,11 TL asıl alacak, 5.266,24 işlemiş faiz, 263,31 BSMV, 1,00 TL asıl alacak, 9.892,14 TL işlemiş faiz, 494,61 TL BSMV ve 557,77 TL BSMV) üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin 883,25 TL istemin REDDİNE,
-Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE," şeklinde SEHVEN YAZILDIĞI ANLAŞILMAKLA;
1-Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile 24.632,66 TL üzerinden takibin DEVAMINA,
-Şartları oluşmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE olarak DÜZELTİLMESİNE ilişkin bu tashih şerhi düzenlenmiştir.09/12/2025