İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın "..." ibareli birçok markasının bulunduğunu, müvekkili tarafından ... ... isimli mağazada züccaciye ürünleri üzerinde "..." etiketlerinin kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zikredilen mağazada delil tespiti yaptırıldığını, tespit sırasında mağaza yetkilisi tarafından diğer davalı ... firmasının bayisi olduğunun bildirildiğini, mağazada bütünüyle “...” ibaresinin kullanıldığını, davalılardan ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş.’nin “...” ibaresini genel olarak ev tekstil ürünleri açısından tescil ettirdiğini, her ne kadar “...” ibaresini züccaciye ürünleri açısından da tescil ettirmek için marka başvurularında bulunmuşsa da, bu başvurularının devamlı suretle reddedildiğini, davaya konu mağazada 08 ve 21.sınıfa dahil olan züccaciye ürünleri üzerinde ... etiketlerinin yer alıyor olmasının müvekkilinin markasından doğan hakları ihlal ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, alan adına erişimin engellenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tespit işleminin yapıldığı mağazanın, müvekkiline ait bir mağaza olmadığını, müvekkili tarafından züccaciye ürünleri üzerinde "..." ibaresinin markasal olarak kullanılmadığını, huzurda görülmekte olan davanın 2018/380 Esas sayılı dava dosyası ile konu bakımından aynı olduğunu ve derdestlik itirazında bulunduklarını, müvekkilinin 35.5 sınıfı bakımından perakendecilik hizmetlerinde hak sahibi olduğunu, davacı yanın sessiz kalmak suretiyle hak kaybına uğradığını iddia ve beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ürünler üzerinde yer alan etiketin fiyat etiketi olduğunu ve davalılardan ... firmasına ait markanın kullanıldığını, davacı markasının kullanılmadığını, müvekkilinin diğer davalı ...’in kendilerine verdiği hak çerçevesinde kullanım yaptıklarını, davacı yanın 35. sınıfta marka tescilinin bulunmadığını iddia ve beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 2021/184 E., 2021/28 K. sayılı kararıyla; davalı ...'ın ... ... mağazasında züccaciye ürünlerinde davacıya ait "..." esas unsurlu markaları kullanması ve ... esas unsurlu markalar ile mağazasında ürün satışı yapmasının, davacıya ait markalardan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, davalı ... Tekstil'in www...com.tr internet sitesinde ve mağazalarında züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, davalıya ait www...com.tr internet sitesinde ve davalıya ait mağazalarda yer alan züccaciye ürünlerine ilişkin ürün tanıtım ve satışının durdurulmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
TAVZİH TALEBİ
Davalı ... AŞ vekili 18/08/2025 tarihli dilekçesi ile; Mahkemece 25/02/2022 tarihli kararın, hüküm kısmının 1 numaralı bendinin 2. ve 3. Paragraflarında; "Davalı ... Tekstil’in … mağazalarında züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının davacıya ait ... esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine….(Yargıtay’ın düzelterek onadığı hüküm), Davalıya ait mağazalarda yer alan züccaciye ürünlerine ilişkin ürün tanıtım ve satışının durdurulmasına…” şeklinde karar verildiğini, karardaki ifadelerin hangi mağazaları kapsadığı hususu netleştirilmediği takdirde, müvekkili şirketle yalnızca ürün tedariki ilişkisi olan bağımsız teşebbüsler yönünden de icra işlemleri yürütülmesi ihtimalinin doğacağını, bu durumun, Anayasa’da güvence altına alınan hukuk devleti ilkesini zedeleyeceğin, hükümde yer alan "Davalı ... Tekstil’in … mağazalarında" ve "Davalıya ait mağazalar" ifadesinin açıklanmaması halinde, müvekkili şirkete ait ... ve ... Fabrika Satış Mağazalarının da hukuka aykırı şekilde icra tehdidi altında olacağını, züccaciye tabirinin ticari hayatta çok geniş anlama sahip bir tabir olduğunu, hüküm kısmında hangi züccaciye ürünlerinden kastedildiğinin net olarak anlaşılmadığını, davacı şirketin ise 20.Sınıfta herhangi bir tescili bulunmadığını, bu nedenle de züccaciye ürünleri kapsamına dahil olan 20. Sınıftaki emtialar bakımından davalı tarafın hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin 20. Sınıfta yer alan tescilli emtiaları bakımından da risk oluştuğunu, bu nedenle de hükmün tavzih edilerek, sadece davacı marka tescilleri kapsamında yer alan emtialar bakımından hükmün geçerli olduğunun açıklanması gerektiğini ileri sürerek, HMK 306.maddesine göre hükmün tavzihi ile, 25/02/2022 tarihli kararın hüküm kısmının 1 numaralı bendinin 2. ve 3. Paragraflarında; "Davalı ... Tekstil’in … mağazalarında" ve "Davalıya ait mağazalarda" şeklinde yer alan ve belirsizliğe yol açan ifadelerin, "Davalı ... Ticaret ve San. A.Ş.’nin şubesi statüsünde ticari faaliyette olan ... isimli mağazalarında...." olarak tavzih edilmesine, 25/02/2022 tarihli kararın hüküm kısmının 1 numaralı bendinin 2. ve 3. Paragraflarında; "züccaciye ürünleri" şeklinde yer alan ve belirsizliğe yol açan ifadelerin, "Davacı şirketin tescilli markaları kapsamındaki 08. ve 21. Sınıflardaki züccaciye ürünleri" olarak tavzih edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tavzih talebine beyan dilekçesinde; hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemeyeceğini, davalı ... firmasının tavzih talebinin, hükümle müvekkiline tanınan hakları, davalı tarafa yüklenen borçları sınırlayıcı, değiştirici nitelikte olduğunu, dolayısıyla davalının tavzih talebinin HMK'nın 305/2.maddesine aykırı olduğunu savunarak, tavzih talebinin reddine yalnızca “Davalı ... Tekstil'in www...com.tr internet sitesinde ve mağazalarında züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine” şeklindeki hükmün, dava dilekçesindeki talep doğrultusunda, “Davalı ... Tekstil'in www...com.tr internet sitesinde ve ... isimli mağazalarında züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince 17/09/2025 tarihli tavzih kararı ile; "Davalı ... Tekstil'in www...com.tr internet sitesinde ve mağazalarında züccaciye ürünlerinin satışının yapılmasının davacıya ait "..." esas unsurlu markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine," şeklinde olan hüküm fıkrasının davalının ... isminin dışında başka mağazaları da bulunması, talebin en başta ... isimli mağazalar ile sınırlandırılmış olması, davacının hükmün bu kapsamda tavzihine açık muvafakati ve aksi halin, infaz aşamasında karışıklığa sebep olma ihtimali barındırması nedenleri ile tavzih talebinin bu yönden kabulüne karar vermek gerektiği, fazlaya ilişkin talebin değerlendirmesinde; taleplerin kabulü halinde taraflara yüklenen borçların ve tanınan hakların genişletilmesi yahut değiştirilmesi sonucunu doğuracağı, bu durumun HMK 305/2 maddesine aykırılık teşkil edeceği kanaatiyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, tavzih talebinin kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından, 25/02/2022 tarihli kararın hüküm kısmının 1 numaralı bendinin 2. paragrafı bakımından tavzih talebinin kabul edilip, aynı şekilde kaleme alınan ve aynı değişikliğe ihtiyaç duyan 3. paragrafın tavzih edilmemesinin hakkaniyete aykırı kaldığını, hüküm fıkrasında yer alan “züccaciye” ifadesinin hükmün icrası bakımından tereddüt yaratmaya devam ettiğini ileri sürerek, tavzih talebinin kısmen kabulü, fazlaya ilişkin istemin reddi kararının kaldırılmasına, tavzih talebinin bütünüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık, ilk derece mahkemesinin 17/09/2025 tarihli tavzih kararına ilişkindir. Karar davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, HMK'nın 305/2.maddesine göre hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaycağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, davalı ... AŞ vekilinin tavzih talebinin reddedilen kısımlarının kabulü halinde taraflara yüklenen borçların ve tanınan hakların genişletilmesi yahut değiştirilmesi sonucunu doğuracağı, bu nedenle tavzih talebinin reddedilen kısmında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... Tekstil Tic. ve San. A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025