İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında iç mekân imalat projesinin gerçekleştirilmesine ilişkin olarak ... tarihinde bir sözleşme akdedildiği, sözleşme kapsamında, yüklenici sıfatını haiz davacının projeye ilişkin tüm edimlerini sırayla ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, son olarak “... Projesi” tamamlanarak davalı şirkete teslim edildiği, bu süreçte önceki projeler de taraflar arasında sorunsuz şekilde tamamlanmış, ödemeler ise zamanında gerçekleştirildiği, işbu projeye ilişkin bedel ile ilgili fatura düzenlenip davalıya tebliğ edilmesine, akabinde itiraz/iade edilmemesine rağmen uzun bir süre boyunca fatura bedelinin ödenmediği, yapılan yazışma ve görüşmelere rağmen alacağın tahsil edilemediği, davacı alacağının muaccel hale geldiği belirtmiştir. ... tarihli ve ... numaralı faturadan da açıkça görüleceği üzere; davacının, davalı şirkete ait ... Projesini bizzat gerçekleştirilip eksiksiz şekilde teslim edildiği, bu hizmet ve teslimat kapsamında, davacı tarafından davalı şirket adına ... EURO tutarında e-fatura düzenlendiği, faturanın alıcıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, yasal süreler içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı, bunun üzerine davacı alacağını tahsil etmek amacıyla, faturalara dayalı olarak Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirtmiştir. Arabuluculuk aşamasında bir anlaşma sağlamadığı, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğu belirtilerek davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin müşterisinden gelen ödemelerin kesilmesi, müşterisiyle yapılan sözleşmenin feshedilmesi ve müşterisiyle arasında yurt dışında gerçekleşen tahkim sürecinin de etkisiyle, işletmesel nedenlerle küçülmeye gittiğini, davalının 2025 yılının başından beri yat inşa işlemleri durduğunu, bu nedenle müvekkil firmada çalışan personel sayısının neredeyse tamamına yakınının iş akdinin sona erdiğini, davalı firmada tüm işlerin durması nedeniyle, davacıdan son birkaç aydır hizmet almadığını, bu nedenle davacının kötü niyetli olarak düzenlediği faturaların kabulü mümkün olmadığı, davacıdan önceki dönemlerde alınan hizmetlerin karşılığı tam bir şekilde ödendiğini, takip konusu faturalar müvekkile tebliğ edilmediğini, faturaların geçerli olabilmesi için taraflar arasında hizmet alımına ilişkin bir sözleşme olması, bu sözleşme uyarınca hizmet alınması ve faturanın yasal olarak tebliğ edilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların imzasız olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte, Türk Ticaret Kanunu md. 1530/4-a maddesi uyarınca faturalar yönünden temerrüt şartları oluşmadığını davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyası,
Tarafların vergi dairesindeki alış satış analizleri,
Ticari defterler,
Mali Müşavir bilirkişi raporu,

IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:

Dava tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davaya konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden, takibin ... tarihinde yapıldığı, takip aslının ... euro olduğu, takip tarihli euro kurunun ... TL ve TL karşılığının ... TL olduğu, takip dayanağının ... fatura tarihli, ... nolu ... euro olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili takibe konu alacaklı ilgili davacıya borcunun olmadığını belirterek takibin tamamına itiraz ettiğinden takibin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi marifetiyle tarafların 2025 yılına ait ticari defterleri incelenmiş defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davacının davalıya düzenlemiş olduğu takip konusu cari hesabı oluşturan üç adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlere göre davacının davalıdan takipteki asıl alacak kadar borçlu olduğu anlaşılmıştır. Davalının defterleri yönünden bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemede, davalının defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu, davalının leh ve aleyhine delil teşkil edebileceği anlaşılmış, davalının defterleri davacının defter kayıtları ile uyumlu olup davalının defter kayıtlarına göre takip konusu alacak kadar davacıya borçlu olduğu anlaşılmıştır. HMK 222/2 uyarınca birbirini doğrulayan usulüne uygun tutulmuş defterler kesin delil hükmündedir. Kesin delil mahiyeti uyarınca davalını fatura konusu hizmeti almadığı yönündeki savunmalarına kıymet verilmemiştir. Buna göre davacının dava konu takipte belirtilen asıl alacağa ilişkin açmış olduğu davanın kabulü gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı belirli faturaların oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin takip tarihindeki kur üzerinden kabulü gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,

2- Alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının takipteki yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin uygulanmasına,

3-Hükmolunan (... EURO) alacağın takip tarihindeki kur üzerinden %20 sine tekabül ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2025