BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..../.... Esas sayılı dosyası ile ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkillerine tebliğ edilen üçüncü haciz ihbarnamesinin içeriğinin "Yukarıda adı yazılı borçlunun sizdeki alacağı 1.224.803,81 TL üzerine ve giderlerle birlikte borçtan dolayı haciz konularak yapılan ikinci ihbara rağmen müddeti içinde itiraz etmemeniz sebebiyle borç zimmetinizde sayılmıştır." şeklinde yazıldığını, haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, takip borçlusu şirketin bir aile şirketi niteliğinde olmakta olup müvekkillerin şirket yetkilisi sıfatını taşımakla birlikte şirketin fiili yönetimi, ticari faaliyetleri, banka ve mali işlemleri diğer yetkili ... tarafından yürütüldüğünü, ticari karar alma ve fiili icrai işlemlerin müvekkillerinin kontrolünde olmadığını, müvekkillerinin şirket adına kişisel tasarruflarda bulunmamakta, şirket malvarlığı üzerinde şahsi ve fiili hakimiyet kullanmadığını, Türk Ticaret Kanunu gereğince limited şirket ortakları ve yöneticilerinin şirket borçlarından dolayı kural olarak şahsi sorumlulukları bulunmadığını, iirket tüzel kişiliği ile ortakların malvarlığı ayrı olduğunu, bu temel kural karşısında davalı tarafından şirket borcunun yalnızca dosya borcunu temin etme amacıyla gelişigüzel ve kötü niyetli hareket edilerek, dolaylı bir şekilde müvekkillere yükletilmesi tarafımızdan kabul edilemeyeceğini, İİK m. 89/3 kapsamında müvekkillerin aleyhine icra işlemlerinin ilerletilerek müvekkillerinin kişisel malvarlıklarına haciz işlemlerinin uygulanması, banka hesaplarının blok edilmesi telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, davanın kabulü ile İİK md 89/3 hükmü uyarınca, davacı müvekkillerinin nezdinde borçlu şirkete ait doğmuş ve ya doğacak olan hiçbir alacak ve menkul malın bulunmadığının tespitine, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..../..... Esas sayılı dosyasına, taraflarına gönderilen .... Haciz İhbarnamesine ilişkin işbu menfi tespit davasının açıldığının bildirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davalı tarafından dava dışı üçüncü kişi aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..../.... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde İİK 89/3 maddesi uyarınca davacılara gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle davacı tarafın takip borçlusu kişiye borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk DairelerininKesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi’ne ilişkin ..../.... esas ..../.... karar sayılı ilamında; “Üçüncü kişi tarafından açılacak menfi tespit davasının konusu, takip borçlusunun kendisinde hiç ya da haczedilen miktarda alacağının bulunmadığı, yani takip borçlusuna borcunun olmadığı, malın yedinde bulunmadığı, haciz ihbarnamesi tebliğinden önce ödendiği veya borcun sona erdiğine ilişkin iddiadır. Takip alacaklısı, takip borçlusu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkiye yabancı olduğu gibi üçüncü kişi de takip alacaklısı ile takip borçlusu arasındaki ilişkiye yabancıdır…..2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un göreve ilişkin hükümlerine bakmak gerekir. 2004 sayılı Kanun'unda söz konusu dava bakımından görev yönünden özel bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle genel kurallara göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu, bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu kabul edilmiştir……..6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ticari davalar ve çekişmesiz yargı işleri düzenlenmiş, 5 inci maddesinde de ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır………….Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir.” hususlarına yer verilmiştir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davanın İİK 89 maddesi uyarınca davacıya gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle davacı tarafın dava dışı takip borçlusuna bir borcunun bulunmadığına ilişkin menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması nedeniyle takip hukukunda kaynaklandığı, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde genel görevli Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.11/03/2026