İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ
KARAR
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilince ZMMS kapsamında sigortalanan ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç 04/05/2012 tarihinde trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde araçta yolcu olarak seyahat etmekte olan davalının eşi ...'ün vefat ettiğini, bu kaza neticesinde davalı tarafından İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2013/205 Esas sayılı dava açıldığını ve davalı uğradığı zararları müvekkili şirketten talep ettiğini, gerek işbu dava açılmadan önce davalı tarafın müvekkili şirkete başvurması üzerine gerekse açılan dava neticesinde müvekkili şirketçe davalı taraf vekiline toplamda 68.812,24 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından yapılan ödeme neticesinde İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2013/205 Esas sayılı dosyadan feragat edildiğini, müvekkili şirketçe, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin verdiği 2016/7596 E., 2019/2282 K. Sayılı kararı ile aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortacısı ...A.Ş. olduğu ve davalı tarafın ayrıca ...A.Ş'den de ödeme alarak, kötüniyetli ve haksız olarak mükerrer tazminat tahsil edildiği tespit edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin yanında dava dışı ...A.Ş.'ye de başvurmuş ve mükerrer tahsilata sebebiyet verdiğini, davalı...'ün müvekkili şirketten haksız ve mesnetsiz olarak mükerrer tazminat alması hukuki olarak sadece sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olmayıp, aynı zamanda sigorta hukukunda zenginleşme yasağına da aykırılık teşkil etmekte olduğunu beyan ederek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilerek 68.812,24 TL'nin ödeme tarihi olan 25.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev ve yetki itirazlarının olduğunu, davayı kabul etmemekle beraber davalıya yapılan toplam ödeme davalının beyanın aksine 68.228,99 TL olduğunu, davacının eşi ve murisinin vefatı nedeniyle davalı tarafa dava öncesi başvuru yapılmış ve 25.02.2013 tarihinde 46.224,96 TL ödendiğini, ödenen miktar yetersiz olmasından ötürü 16.07.2013 tarihinde İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/205 esas sayılı dosyasıyla dava açılmış ve ardından davacı taraf ile 21.07.2014 tarihinde karşılıklı sulh olunmuş ve tarafımıza 22.004,03 TL daha yapılan protokol sonucu ödeme yapıldığını ve davanın sulh-uzlaşma yolu ile bittiğini, davacı taraf harca esas değeri 68.812,-24 TL göstermiş ise de davalıya ödenen miktar 68.228,99 TL olduğunu, davalıya 25.02.2013 tarihinde ve 21.07.2014 tarihinde ödeme yapıldığını ve 2 yıllık süre geçtiğinden ötürü davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulü ile; 46.224,96 TL ödemenin 25/02/2013 tarihinden itibaren, 22.004,03 TL ödemenin 16/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımından ötürü reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açıldığını, mahkeme sonucu sulh olunduğunu, basiretli tacir olan ve güçlü konumdaki sigorta şirketinin öğrenme tarihini sonradan öğrendiğinin ileri sürdüğünü, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödedikleri tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacı tarafça taraflarına ödeme yapıldıktan sonra mahkemeye feragat dilekçesi verildiğini, mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın sigorta hukukunda hakim olan lütuf (ex gratia) ödemesine katlanacağından ötürü artık fazla ödediğini iddia ettiğini, tazminatı geri isteyemeyeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası sebebi ile sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin rücuen istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 04/06/2024 tarih, 2022/184 Esas ve 2024/988 Karar sayılı kararı ile " ... Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/7596 E. ve 2019/2282 K. Sayılı ilamı ile "... 4925 sayılı Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8.maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zararın öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanacak olması sebebiyle zararı ödeme yükümlülüğünün ilk başta davacıda olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine..." karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde bu yargıtay ilamının müvekkili şirkete iletilmesi akabinde mükerrer ödemeyi öğrendiklerini ileri sürmekle birlikte öğrenme tarihi hakkında belge ibraz edilmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin onama tarihi 28/02/2019 olup davacının ilk dava açtığı tarih ise 25/12/2019 tarihidir. Yargıtay'ın onama gerekçesine göre davanın mükerrer ödeme nedeni ile rücu hakkı doğduğu, öğrenme tarihinin ilk dava tarihi olduğunun kabulü gerektiği buna göre de eldeki dava yönünden iki yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince, davanın esasına girilmesi gerekirken zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosya kapsamından ... plakalı aracın dava dışı ... ... A.Ş tarafından 550824111 nolu poliçe ile Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, 04/05/2012 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki... plakalı aracın tek taraflı ölümlü trafik kazasına karıştığı, bu nedenle davalının destekten yoksun kalma zararının tazmini için dava dışı ... ... A.Ş'ye dava açıldığı, dava sonucu kabulüne karar verilen tazminat miktarının dava dışı ... ... A.Ş'den icra yolu ile tahsil edildiği, bu arada davalının... plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davacı ... Sigorta AŞ' ye de müracaat ettiği, davacı tarafından 25.02.2013 tarihinde 46.224,96 TL ödendiği, ödenen miktarın yetersiz olduğu iddiası ile davalının 16.07.2013 tarihinde İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/205 esas sayılı dosyasıyla dava açtığı, 21.07.2014 tarihinde karşılıklı sulh olunduğu ve davalıya 22.004,03 TL daha yapılan protokol sonucu ödeme yapıldığı, davanın sulh-uzlaşma kapsamında feragat ile sonuçlandığı, dava dışı ... ... A.Ş tarafından davalıya mükerrer ödeme nedeni ile Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/236 Esas sayılı dosyasında rücu davası açıldığı, ilgili Mahkemece kesinleşmiş ilam nedeni ile ödeme yapıldığından davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davada davacı sigorta şirketinin mükerrer ödeme nedeni ile rücu davası açtığı anlaşılmıştır.Davacının, 04/05/2012 gerçekleşen trafik kazası nedeniyle aynı tazminat talebi ile İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/723 Esas sayılı dosyasından 25/12/2019 tarihinde açtığı davada Mahkemece 02/02/2021 tarih, 2019/723 Esas ve 2021/64 Karar sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği cevap dilekçesi ekindeki ilamdan anlaşılmıştır.Dairemizin 04/06/2024 tarih, 2022/184 Esas ve 2024/988 Karar sayılı kararı ile zamanaşımı değerlendirilmiş olduğundan, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik itirazları yeniden değerlendirilmemiştir.İlk derece mahkemesince davalının gerçek zararının tespiti için yeniden rapor alınmamıştır. Ancak davalının davacıya karşı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/205 esas sayılı dosyasında açtığı davada alınan 27/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı Muharrem Yıldırım'a ait olup, ... Sigorta tarafından kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanan... plakalı aracın, dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken 04/05/2012 tarihinde karıştığı tek taraflı ölümlü trafik kazasında, ...'ün vefatı dolayısıyla, eşi olan...'ün destekten yoksun kalma zararının 47.344,12 TL, cenaze ve defin giderinin 784,00 TL olduğu, Nafiye Acün'e ... Sigorta tarafından 25/02/2013'te yapılan 46.224,96 TL'lik ödemenin güncellenmiş değerinin 51.775,75 TL olduğu tespit edildiği; ... Sigorta'nın 21.07.2014 tarihinde karşılıklı sulh neticesinde...'a 22.004,03 TL daha ödeme yaptığı anlaşılmıştır.4925 sayılı Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8.maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zararın öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanacak olması sebebiyle zararı ödeme yükümlülüğünün ilk başta ... ... Şirketine ait olduğu, işbu dosya davalısı...'ün zararının ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanmasından sonra, ayrıca öncelikli ödeme yükümlülüğü olan ... ... Şirketi tarafından da
karşılandığı, dolayısıyla davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemelerin mükerrer olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.660,73 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.045,33 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/12/2025