İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Diğer Değişik İşler (Finans)
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tevdi mahalli tayini talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Tevdi mahalli tayini talep edenin mahkemeye sunduğu dilekçede özetle; tevdi mahalli tayini talep eden şirketin ... tarafından yetkilendirilmiş geniş yetkili bir aracı kurum olduğunu, karşı tarafın ise bir portföy yönetim şirketi olduğunu ve ana faaliyet konusu yatırım fonlarının kurulması ve yönetimi olan bir anonim ortaklık olduğunu, mevzuat hükümleri gereği portföy saklama tebliği ekinde yer alan bir sözleşme imzalanmasının zorunlu olduğunu, bu kapsamda diğer taraf ... ve saklayıcı tevdi mahalli tayini talep eden şirket arasında sözleşmeler akdedildiğini, tevdi mahalli tayini talep eden şirketçe fesih hakkı kullanılmış olduğundan, bu madde uyarınca artık ...'nin başka bir saklayıcı kurum ile sözleşme imzalaması ve ilgili hesapları taşımasının gerektiğini, ancak ... tarafından bu gerekliliğin yerine getirilmediğini, tevdi mahalli tayininin geçici hukuki korumalardan olduğunu, 6098 Sayılı TBK'nun 107. Maddesinde düzenlendiğini, fesih işleminin 24/04/2023 tarihli olduğunu, üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtiğini, tevdi mahalli tayini talep eden şirket ile diğer taraf arasındaki sözleşmelere istinaden tevdi mahalli tayini talep eden şirket nezdinde açılmış bulunan saklama hesaplarının bir çoğunun halen yeni bir saklamacı kuruluşa taşınmadığını,...ile yürütülen tüm iyi niyetli görüşmelerin sonuç vermediğinden ve yeni bir saklamacı kuruluşa hesapların tam olarak devrinin ... tarafından hala sağlanamadığından işbu davayı açmaktan başka çarelerinin kalmadığını, tüm bu nedenlerle tevdi mahalli tayini talep eden şirket nezdinde bulunan ve ekte dökümü sunulan saklama hesapları için tevdi mahalli tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece"Talep dilekçesinde TBK'nın 107 maddesi uyarınca tevdi mahalli talep edilmiş ve ekinde sadece bir ihtarname sunulmuştur. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında, tevdi mahalli belirlenmesinin çekişmesiz yargı işi olduğu ve tevdi mahalli belirlenmesine ilişkin çekişmesiz yargı işinde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olup, mahkememiz görevsiz olduğundan talebin reddine" karar verilmiştir.
Tevdii Mahalli Tayini talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemenin kendisinin görevsiz olduğunu belirterek ret kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili yasal düzenlemelere göre tevdi mahalli tayini talebini değerlendirmekle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkeme'leri olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/442 e. 2025/544 k. sayılı kararı verilen ret kararının hukuka aykırı olduğuna ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin talebi değerlendirmekle görevli olduğuna örnek olduğunu, tevdi mahalli tayini talebinin hukuka ve sözleşmelere uygun olduğunu,eksik inceleme ile verilen ret kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, tevdii mahalli tayini talep eden şirket ... tarafından yetkilendirildiğini, sınırlı saklama ve genel saklama hizmetinde bulunmasına ... tarafından izin verildiğini, yerel mahkeme dosyada sadece ihtarname bulunduğunu söyleyerek gerekli inceleme ve değerlendirmeyi yapmadan ret kararı verdiğini, çekişmesiz yargı işlerinde resen araştırma ilkesi geçerli olduğunu ancak yerel mahkemece dilekçenin ve eklerin de yeterince incelenmediğini, sözleşmelerle ilgili 9.16., 9.17., 12.6., 13.6., maddelerinde; sözleşmenin sona ermesi halinde saklayıcı tevdii mahalli tayini talep eden şirket tarafından belirtilen sürede, ...'nin yeni bir saklayıcı ile anlaşamaması ve virman yapmaması halinde saklayıcının tevdi mahalli tayini isteyebileceğinin yazılı olduğunu, tevdii mahalli tayini talep eden şirketçe fesih hakkı kullanılmış olduğundan artık ...'nin başka bir saklayıcı kurum ile sözleşme imzalamasının ve ilgili hesapları taşımasının gerektiğini ancak ... tarafından bu gereklilik yerine getirilmediğini, bu nedenle de taleplerinin sözleşmelere ve ilgili mevzuata uygun olduğunu, tevdii mahalli tayini talep eden şirketçe yapılan fesih bildiriminin üzerinden geçen uzunca zamana ve çok sayıda yapılan iyiniyetli görüşmelere rağmen ilgili tebliğ hükümleri gereğince ... tarafından fesih bildiriminin gereği yapılmadığını ve ilgili hesaplar taşınmadığını, tevdii mahalli tayini talep eden şirket ile ... arasındaki sözleşmelere istinaden tevdii mahalli tayini talep eden şirket nezdinde açılmış bulunan saklama hesaplarının bir çoğu halen yeni bir saklamacı kuruluşa taşınmadığını, ... ile yürütülen tüm iyi niyetli görüşmeler sonuç vermediğinden ve yeni bir saklamacı kuruluşa hesapların tam olarak devri ... tarafından hala sağlanamadığından tevdi mahalli tayini istemekten başka çareleri kalmadığını, yerel mahkeme hukuka aykırı şekilde ve eksik inceleme ile görevsiz olduğu gerekçesiyle ret kararı verdiğini, tevdii mahalli tayini talep eden şirketin mağduriyeti ve fesih iradesi dikkate alınmayarak hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, burada verilen ret kararının tevdii mahalli tayini talep eden şirketi hizmet vermeye zorlayacağını ve işi sürüncemede bırakacağını, tevdii mahalli tayini talep eden şirketin fesih iradesi ve sözleşmedeki haklarının hiçe sayıldığını, beyanla, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, tevdi mahalli tayini talebinin kabulüne, tevdi mahalli tayini talep eden şirket nezdinde bulunan ve dosyada detaylı dökümü bulunan saklama hesapları bakımından, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş bir portföy saklama kuruluşunun tevdi mahalli olarak tayinine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Talep, tevdi mahalli tayinine ilişkindir.İlk derece mahkemesince çekişmesiz yargı işi olan tevdi mahalli talebinde Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş. Bu karara karşı talep eden banka vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir.Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. 6100 sayılı HMK 382 (2)-d-3 maddesi uyarınca tevdi mahalli belirlenmesi çekişmesiz yargı işlerinden sayılmıştır. HMK 383/1. Maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Somut olayda taraflar tacir olduğu gibi tevdi mahalli talebi... mevzuatı uyarına düzenlenen saklama sözleşmesinden kaynaklanmasına göre ticari nitelikli bir çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, eldeki talebe bakmaya ticaret mahkemesi görevlidir.TBK'nun 90.maddesi uyarınca ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur.TBK'nın 106 maddesinde yapma veya verme borcu kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden kaçınırsa temerrüte düşmüş olacağı ve yine TBK 117. Maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı ve Alacaklının temerrüte düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği düzenlenmiş olup, buna göre borçlunun tevdi mahalli tayinini talep edebilmesi için öncelikle alacaklının temerrüte düşmesi gerekir.TBK 111. Maddesinde; Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrütünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir" TBK 187. maddesi ise "Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir." hükmünü haizdir.Tevdi mahalli tayinine karar verilebilmesi için TBK'nın 107.maddesi gereğince, karşı tarafın temerrüt halinin gerçekleşmesi veya 187. maddesinde belirtildiği üzere çekişmeli bir alacağın bulunması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının 3. Kişilere ait portföylerin davacı tarafça ... mevzuatı gereği saklandığı, davacı ile 3. Kişiler arasında ve davalının belirtilmiş olmakla 3. Kişilerin haklarını etkiler şekilde tevdi mahalline karar verilmesinin mümkün olmadığı gibi karşı tarafın haklı bir sebep olmaksızın portföyleri başka bir saklama şirketine taşımaktan kaçındığı ve TBK 107 kapsamında temerrütünün oluşup oluşmadığı konusu ihtilaflı olup tespite muhtaç olduğu anlaşılmakla tevdi mahalli tayini koşulları oluşmadığından ilk derece mahkemesince talebin reddi sonucu itibarı ile doğrudur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi tevdi mahalli tayini isteminde bulunan talep eden vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Tevdi mahalli talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf karar harcı tevdi mahalli talep eden tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Tevdi mahalli talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-ç. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/03/2026