İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı Tensaform Membran Yapılar Sanayi Ticaret Anonim Şirketi işyeri işçilerinden ...'in, işyerinde çalışırken silikozis pnömokanyoz mesleki hastalığına yakalandığını, %10 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden iş göremez hale geldiğini, meslek hastalığı sonucu zarar gören sigortalının davalı Solas şirketinde çalıştığını, kaza nedeniyle sigortalıya 67.408,33 TL'lik PSD tutarlı gelir bağlandığını ve 1.577,70 TL kurum sağlık yardım ödemesi teyide edildiğini, dava konusu meslek hastalığının işverinin kusurlu eylemleri nedeniyle meydana gelmesinden dolayı Gebze 1. İş Mahkemesi'nin 2022/307 esas sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı şirketlere karşı rücuen tazminat davası açıldığını, Gebze 1. İş Mahkemesi'nin 2022/307 esas sayılı dosyasından davalı şirketin ihyası için dava açılması hususunda süre verildiğini beyan ederek davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Gebze Ticaret Odası Başkanlığı Gebze Ticaret Sicili Müdürlüğü vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenen "Solas Denizcilik Makina San. ve Tic. Ltd. Şti."nin Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunduğunu, bu şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 12/12/2016 tarihli ve 8569 sayılı Türkiye Sicil Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmaması nedeniyle ticaret sicilinden resen silindiğini, davanın “Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü” aleyhine açıldığını, Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 11/3. Maddesinde “müdürlükçe verilecek karara karşı mahkemeye yapılacak başvurularda, müdürlük odanın yetkilendireceği avukat tarafından temsil olunabilir.” hükmünü getirdiğini, bu nedenle davada davalı “Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü”nü temsilen taraflarınca cevap verildiğini, davalı ticaret sicili müdürlüğü “re’sen” terkin yapıldığını, terkin yapılmadan önce gerekli tüm yasal prosedürlerin tamamlanmış olup davalı ticaret sicili müdürlüğünün yasa hükümlerine göre yapması gereken tüm işlemleri yaptığını, bu nedenle, yapılan terkin işleminin yasa hükümlerine uygun ve doğru olduğunu, müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak tasfiyenin kapanmasına ilişkin kararıır sadece ”tescil” ettiğini, yasal görevi olan ve ilgililerince usulüne uygun olarak alınan kararı tescil eden müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün davacının alacağının bulunup bulunmadığı yönünde bir denetleme yetkisi olmadığını, usulüne uygun olarak alınan kararı tescil eden davalı ticaret sicili müdürlüğünün yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını beyanla; öncelikle davalı “Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü”ne temsile davalı Gebze Ticaret Odası’nın yetkili olduğunun tespitine; davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı ticaret sicil müdürlüğü aleyhine talep edilen “yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin” davalıya yükletilmesine yönelik davacı talebinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davalı Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın, HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

2-Davalılar Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE, TTK'nın 547/1. maddesi gereğince Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nolu üyesi olan TASFİYE HALİNDE SOLAS DENİZCİLİK MAKİNE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, Gebze 1.İş Mahkemesi'nin 2022/307 Esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere İHYASINA ve şirketin yeniden ticaret siciline TESCİLİNE,

3-İhya işlemlerinden sonra şirketin tasfiye süreci tekrar başlayacağından, ek tasfiye işlemleri için önceki tasfiye memuru ...'un (T.C.:...) tasfiye memuru olarak atanmasına ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı Tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılması hukuka, kanuna ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, terkin işleminin üzerinden neredeyse 7 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame edilmesi kamu düzenine ve kanuna aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2024 Tarih - 2024/443 Esas - 2024/840 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın, davalı Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden usulden reddine, davalılar Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... yönünden kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı Tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından Gebze 1. İş Mahkemesinin 2022/307 esas sayılı dosyasıyla tazminat talepli dava açıldığı, davalı Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin anılan davada davalı olarak yer aldığı, şirketin terkin edildiğinin anlaşılması üzerine şirketin ihyası işlemleri için davacıya süre verildiği, davacının bu kapsamda eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/05/2024 tarih 2024/787 esas 2024/851 karar sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın, davalı Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden usulden reddine, davalılar Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... yönünden kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı Tasfiye memuru vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı olarak gösterilen şirketin ihyasının gerekip gerekmediği hususunda toplandığı anlaşılmıştır.
Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gönderilen belgelere göre ihyası istenen şirketin 04/01/2017 tarihli 9234 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilana göre 27/10/2016 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye sonu fesih kararı ile sicilden terkin edildiği, buna göre ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için ihya davasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda son tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyasının mümkün olduğu düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Şirket hakkında devam eden uyuşmazlıklar sonuçlanmadan yapılacak tasfiyenin eksiksiz ve tam yapıldığı söylenemez. Bu durumda TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye yoluna gidilebilir.
Davacıya Gebze 1. İş Mahkemesi'nin 2022/307 esas sayılı sayılı dosyasında ihya davası açmak üzere davacıya süre verildiği, bu hali ile davacının taraf teşkilinin sağlanması için bu davayı açması yönünden hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 547. maddesi uyarınca ihya davası, yasal hasım konumundaki ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memuru veya tasfiye memurları aleyhine açılması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde; "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir.
Davacının, ihyası istenen şirket aleyhine Gebze 1. İş Mahkemesi'nin 2022/307 esas sayılı sayılı dosya ile dava açtığı, davanın derdest olduğu bu davada taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek kararın infazını teminen 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine göre şirketin ihyası için davacıya verilen sürede eldeki davanın açıldığı, mahkemece; her ne kadar ihyası talep edilen Solas Denizcilik Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 6102 sayılı yasanın ek 7.maddesi gereği sicilden re’sen terkin edildiği yönündeki tespiti yine hatalı olmuşsa da, gerekli yargılama safahatından sonra davanın kabulüne karar verilerek, davanın 6102 sayılı Kanunun 547. maddesi uyarınca görülüp sonuçlandırılmasına, en son tasfiye memuru olan ...'un tasfiye memuru olarak seçilmesine, Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinin bu davalı aleyhine hükmedilmemesine; ancak davanın limited şirketin ihyası davası olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğu değerlendirilmesiyle vekalet ücreti ve yargılama giderinden ihyası talep edilen şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulmasına şeklinde hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yine, eldeki davada, ihyası istenen şirket davada taraf olarak gösterilmiş ve mahkemece bu şirket yönünden de karar verilmiştir. Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkin davada, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğu'na husumet yöneltilerek açılması gerekmekte olup ihyası istenen şirket yönünden açılan bu davada taraf ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114-(1)-d) maddesi uyarınca da taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 115-(2) maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş olması isabetlidir.

Gerekçeli karar başlığında; davacı unvanda T.C. İbaresinin gösterilmemesi 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı tasfiye memurunun istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.

1-Davalı tasfiye memurunun İSTİNAF BAŞVURUSU NUN ESASTAN REDDİNE;

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025