Tespit

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ... numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 27.08.2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılama neticesinde müvekkile ait araçta hasar miktarının 62.142,55 TL olarak hesaplandığı, Müvekkil aracının kazalarını öğrenmek için Tramer sistemine mesaj göndermiş, gelen mesaj içeriğine göre aracın 27.08.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 62.142,55 TL olan hasar bedelinin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) 69.163,68 TL olarak işlenmiş olduğunu öğrendiği, davalı şirket gerçekleşen kazaya ilişkin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER)'e 27/08/2023 tarihinde gerçekleşen kaza sebebiyle oluşan hasar bedelini doğru bildirmeyerek Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. maddesini ihlal ettiği ve bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğu, Davalı Sigorta şirketine 18.10.2024 tarihinde bu hususta başvuru yapmalarına rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığı, HMK 106/1 maddesinde "Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilebileceği" düzenlenmiştir.
Buna göre, davaya konu ... plakalı araçta 62.142,55 TL hasar meydana geldiğinin tespiti ile bu tutarın TRAMER’e doğru bir şekilde bildirilerek düzeltilmesi gerektiğinden davanın tespit davası olarak açıldığını, 09/08/2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinde “Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından kendilerinden istenen tüm bilgileri, doğru ve eksiksiz olarak, belirlenen şekilde ve sürelerde Merkeze iletmekle yükümlüdür. Üye sigorta şirketleri, zorunlu sigortalar, zorunlu trafik sigortası, zorunlu taşımacılık sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası sözleşmelerine ait poliçe bilgileri ile güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarlara ve kaza tutanaklarına ilişkin bilgileri Merkez tarafından hazırlanarak Müsteşarlık tarafından onaylanan veri yapısında ve en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır.” şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Yönetmeliğe göre Sigorta şirketleri gerçekleşen kazaları yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne (TRAMER) bildirmekle yükümlü olduğunu, Sigorta şirketleri, gerçekleşen kazaları anılan yönetmeliğe göre doğru bir şekilde en geç 1 gün içerisinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine (TRAMER) bildirmekle yükümlü olup yanlış kaydın düzeltilmesinde sorumluluk ve haliyle kaydın düzeltilmesi talebinde muhatap da ilgili sigorta şirketidir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bu sorumluluk yüklenemeyeceğini, Davalı sigorta şirketinin, araçta meydana gelen hasar bilgilerini Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne doğru bildirim yapması hususunda yükümlülüğü olduğunu, Sigorta Bigi ve Gözetim Merkezine (SBM) hasar miktarını sigorta şirketleri bildirdiğinden ve sigorta şirketlerinden gelen verileri veya dayanak belgeleri denetleme yükümlülüğü olmayan SBM verileri kendisine bildirildiği haliyle TRAMER'e işlediğinden husumetin davalı sigorta şirketine tevcihinde bir isabetsizlik bulunmadığını, 06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. İşbu davadaki talebin, bildirilmesi gereken hasar miktarının tespitine dair olduğu ve tespit davaları bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinden dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını, 09.08.2008 tarihli Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 23. Maddesinin 2. fıkrasında güncellenmiş ve günlük muallâk ve ödenmiş hasarların TRAMER kaydına gecikmeksizin bir gün içinde doğru bildirme zorunluluğu bulunmaktadır. Sigorta şirketleri tarafından yalnız ve sadece hasar ile ilgili bilgileri bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigorta şirketleri açık mevzuata rağmen değer kaybı ve yargılama giderleri gibi ödedikleri tüm bedelleri TRAMER kaydına işlettikleri, bu durumun kişilerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bir kişi aracını ister kasko, isterse trafik sigortasından yaptırmak istediğinde sigorta şirketleri sigortalı adayının riskine bakarak teklif sundukları, TRAMER kaydında gerçekleşen hasar için ödenen bedelden daha fazla bir bedelin görülmesi halinde teklifin daha yüksek olacağı, sigortalının riskli olarak değerlendirileceği, ödenecek prim bedelinin artış gösterdiği sıklıkla karşılaşılan bir olgu olduğunu ve ayrıca aracını satmak isteyen kişinin TRAMER kaydına bakan alıcı, hasarın gerçekleşenden daha yüksek olduğunu görmesi halinde daha fazla indirim için satıcıyı zorlayacağını, her iki durumda TRAMER kaydında sigorta şirketi tarafından hasar için ödenenden daha fazla bedelin yazılı olması araç sahibinin mağduriyetine neden olacağını, açıklanan sebeplerle, HMK 106/1. madde gereğince TESPİT davasının kabulü ile; 27/08/2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ... plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 62.142,55 TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, tramer sicilinde gözüken hasar kaydının düzeltilmesi talebine ilişkindir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 14/11/2024 tarihinde 2024/800 Karar sayılı kararında, "" gerekçesiyle Mahkememiz görevli olmadığından HMK 'nun 114/1-c ve 115/2 madde uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Verilen kararı davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi 13/05/2025 tarih 2025/350 esas 2025/793 karar sayılı ilamında; "...Dava, davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı aracın karıştığı trafik kaza sebebiyle davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin, davalı sigorta şirketi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yapılması gereken bildirimin yanlış yapılmasına dayanan; hasarın SBGM'ne bildirilmesi, istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nin 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Somut davada davalı Sigorta Şirketi Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, Zorunlu Sorumluluk Sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava mutlak ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir..." gerekçesiyle Mahkememizin ... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş, kesin olarak verilen kaldırma ilamı üzerine dosya yeniden Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2025/435 esas sırasına kaydedilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı vekili 09/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu hasar nedeniyle hasar kaydının son yaptıkları sorgulamada davalı sigorta şirketi tarafından 50.897,13 TL olarak düzeltildiğini, bu tutarın talep ettikleri tutardan da düşük olduğundan davanın konusuz kaldığının ortada olduğunu, konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10/12/2025 tarihli duruşmadaki beyanında 09/12/2025 tarihli dilekçe içeriğini tekrarlayarak konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan incelemede davacının talebinin, davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kaza sebebiyle davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin, davalı sigorta şirketi tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne bildirimin yanlış yapıldığından bahisle tramere hatalı bildirildiği iddia edilen hasar kaydının 62.142,55 TL olduğunun tespiti talebine ilişkin olup, Sigorta Tahkim Komisyonuna yazılan müzekkereye verilen cevap ve ekleri incelendiğinde, alınan bilirkişi raporunda hasar bedelinin 62.142,55 TL olarak belirlendiği görülmüş, davacı vekilinin beyan dilekçeleri ekinde sunulan davacıya ait aracın Şasi numarasına göre yapılan hasar sorgulaması neticesinde dava konusu edilen kaza tarihi olan 27/08/2023 tarihli kaza için hasar tutarının 50.897,13 TL olarak kayıtlı olduğu görülmüş, dava dilekçesi ekinde aynı araç ve aynı kaza için yapılan sorgulamada ise tutarın 69.163,68 TL olduğu, dava açıldıktan sonra tramer kaydının düzeltildiği ve sonradan düzeltilen kayda göre hasar tutarının davacının talep ettiği 62.142,55 TL tutarından daha az olduğu görüldüğünden, davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve davacının dava açmakta haklı olduğu değerlendirildiğinden yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

1-Davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan 32,00 TL posta gideri, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 948,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025