İSTANBUL
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan
yargılaması sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, ...sözleşme hesap numaralı aboneliğinin bulunduğu adresine ait tahakkuk eden ... fatura seri numaralı enerji bedelini ödemediğini, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış ve fatura tahakkuk ettirildiğini, Tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, şirketçe uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili Kurumun herhangi bir tasarrufu söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurum EPDK olduğunu, Davalı tarafından enerji bedelinin ödenmemesi üzerine; davalı adına tahakkuk eden fatura bedellerinin, fatura bedelinin son ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikmiş gün faizinin değişen oranlarda hesaplanan bedelinin ve faizin KDV'sinin tahsili amacıyla huzurdaki alacak davasını ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; huzurdaki davaya konu fatura bedelinin ve işbu bedele son ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda gecikme faizi ile faizin KDV'sinin müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliği yapılmamıştır.
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen faturanın tahsili davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İstanbul ... Tüketici Mahkemesi... esas sayılı dosyasında, 13/10/2025 tarihihde 2025/921 karar sayılı kararında; "...davacının elektrik aboneliğe ilişkin belgelerin incelenmesinde abonelik sözleşmesi ekinde kullanım yerine ilişkin bilgiler kısmında yerin dükkan olarak belirtildiği, davalının tacir araştırması neticesinde limited şirket ortağı olduğunun anlaşıldığı tüm bu hususlar ve yukarıdaki yasa hükümleri incelendiğinde davalının 6502 sayılı yasa kapsamında ''tüketici'' olarak nitelendirilemeyeceği açıktır. Bu durumda davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından davanın HMK114/1-c, 115/2 maddesi uyarınca görev yönünden dava şartı noksanlığından usulden reddine; görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememizin ... Esas 'ına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2025/803 Esas 2025/753 Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararının tebliği hususu öncelikli olarak incelenmiş, davalı...'a yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, bu sebeple dosyanın İstanbul ... Tüketici Mahkemesi'ne usuli işlemlerin tamamlanması için iade edildiği anlaşılmış, mahkemece usuli işlemler tamamlanmış, dosya yeniden mahkememize tevzi edilmiş ve 2026/156 Esas'a kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle davalı...yönünden Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tacir araştırması yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 6762 sayılı TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar kaçak tutanağında "dükkan" yazsa da öncelikle davalının tacir olup olmadığının belirlenmesi gerekecektir. Bunun için mahkememizce müzekkereler yazılmış olup davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu ...Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye "...davalının limited şirket ortağı olduğu " şeklinde cevap verildiği, ...Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevap incelendiğinde davalının 06/10/2025 tarihi itibariyle herhangi bir faal mükellefiyeti bulunmadığı şeklinde cevap verilmiştir. Limited şirket ortağı olmak ise kişinin tacir sayılmasına yeterli değildir. Bu hali ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı tespit edilmiş olup işu dava için genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. (Emsal ilam: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2022/1523 Esas 2022/1438 Karar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2021/2423 Esas 2022/1814 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. H.D nin 2023/3099 Esas ve 2023/3932 Karar)
Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12/03/2026