ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/549 Esas - 2025/939
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO: 2025/939
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av. ......
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin, davalı sigortalının talebi üzerine ... plaka sayılı vasıtası için 20/11/2022 başlangıç ve 20/11/2023 bitiş tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi düzenlediğini ve kendisine teslim ettiğini, sigortalı vasıtanın, 08/06/2023 tarihinde saat 15: 10'da ölümlü yaralamalı trafik kazasına karıştığını, olay yerine gelen polis ekiplerince tutulan kaza tespit tutanağına göre "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ... plakalı aracın sol kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın oluşumunda ...'nün KTK. 84/H maddesini ihlal ettiği; ...'ın herhangi bir kural ihlalinin olmadığı..." tespit tutanağı incelendiğinde de görüleceği üzere sürücünün alkol ölçümünün yapılamadığını, kaza neticesinde kazaya karışan ... plaka sayılı vasıta sahibinin başvurusu üzerine müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, müvekkili şirket tarafından alınan eksper raporlarına istinaden sigortalı aracın kusur oranı 3/4 kabul edilerek, poliçe limitleri dahilinde, hasar tamir masrafları (... nolu dosya) için 04/10/2023 tarihinde 70.739,96 TL ve değer kaybı (... nolu dosya) için 18/10/2023 tarihinde 23.961,56 TL ödeme yapıldığını, belirterek karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil gösterme hakları saklı kalmak kaydı ile, fazlaya iliskin hakları ve poliçe kapsamında yapılması muhtemel diğer ödemeler sebebiyle dava/talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davalı borçlunun ...... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın (94.701,52 TL Asıl Alacak, 50.582,53 TL İşlemiş Faiz ve 110,00 TL İadeli Taah. Mektup Gönderim Masrafı olmak üzere toplam 145.394,05 TL yönünden) iptaline, takip konusu ağacağın belirlenebilir ve likit olduğu dikkate alınarak haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle borçlunun İİK. Md. 67/2'de belirtilen oranda tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin olaydan bağımsız bir araç kiralama firması olduğunu, davacı, sürücünün alkollü olduğunu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat edemediğini, hiçbir resmî belge, alkol testi sonucu, hastane raporu veya cezai işlem kaydı sunulmadığını, alkol testi yapılmamasında müvekkilinin kusuru olmadığını, sigorta şirketinin müvekkilinden yasal yollarla bilgi/belge talep etmediğini belirterek davacının açtığı itirazın iptali davasının tamamen reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında davalının aracının davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı aracında meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı tarafından kaza tespit tutanağında sürücünün alkol ölçümünün yapılmadığı, sigortalı araç sürücüsü tarafından herhangi bir rapor veya test sonucunun sigorta şirketine ibraz edilmediği, bu haliyle sigortalı araç sürücünün alkollü olmadığını ispat edemediği ileri sürülerek ödenen bedelin rücu için takip başlatıldığı, takibe yapılan itiraz sonrasında itirazın iptali talepli iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi ile alkol testinin yapılmamasında davalının kusurunun bulanmadığını, davacının sürücünün alkollü olduğunu ispat edemediğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İspat külfeti davacı üzerinde olup, davacının hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
2918 Sayılı KTK'nun 48. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0,50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 0,20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmelerinin yasaklandığı düzenlenmiştir. Öte yandan, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5 maddesi ile Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde, taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla alkol almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0,50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir.
Ayrıca, 24/05/2013 tarihli 6847 Sayılı Kanunun 19. maddesiyle değişik 2918 Sayılı KTK.'nun 48/6. maddesinde; "Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır." düzenlemesi ve TCK'nun 179/3. maddesinde ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır." düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı sigorta vekili tarafından davalı sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığı, kaza tespit tutanağında sürücülerin alkol ölçümlerinin bulunmadığı görülmüştür. Bu haliyle davacının araç sürücüsünün alkollü olduğunu ve rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığına yönelik iddialarını ispatlar şekilde delil sunamadığı görülmekle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.686,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.071,42 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...... bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025