BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu, cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacağın alacaklının ödeme anındaki adresi olan Bakırköy İcra Müdürlüklerinde takibe konulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları, BA/BS formlarının incelemesi sonucunda müvekkilinin davalı/borçludan takip miktarı kadar alacağı olduğu görüleceğini, taraflarınca dava konusu icra takibi 21.04.2025 tarihinde başlatıldığını, davalının icra dosyasının açıldığı gün 21.04.2025 tarihinde müvekkili şirkete asıl alacak miktarının 20.000,00 TL'lik kısmını haricen ödediğini, sonrasında 12.05.2025 tarihinde ise asıl alacak tutarının kalan bakiyesi olan 24.585,00 TL'nin de müvekkiline haricen ödendiğini ancak davalı şirketin icra masrafları, vekalet ücreti ve harç/masraflara ilişkin herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı/borçlu şirket tarafından yapılan bu ödeme dahi davalı/borçlu şirketin itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu ispat ettiğini beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dava, davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 44.584,03 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 6.348,64 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 50.932,67 TL'nin tahsili için cari hesap alacağına ilişkin ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Genel Muhasebe ve İcra Bilirkişisi tarafından alınan 12/11/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusunun, davacının davalı ile ticari ilişkisinden doğan 11.727,56 TL (vekalet ücreti, icra masrafı, harç toplamı) tutarındaki alacağın tahsili amacı ile yürüttüğü takibe davalı firma tarafından yapılan itirazın, iptali talebinden ibaret olduğunu, davacı firmanın ticari defterlerini, cari hesap ekstrelerini, davalı firmanın muavin kayıtlarını ibraz ettiğini, davacı firmanın ticari defter kayıtları ve ibraz ettiği cari hesap ekstrelerine, davalı firmanın ibraz ettiği muavin defter kayıtlarına göre, 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalı firmanın, davacı firmaya 44.584,03 TL borcunun göründüğünü, daha sonra davalı firmanın davacı firmaya ..... aracılığıyla 21.04.2025 tarihinde göndermiş olduğu 20.000,00 TL, ..... bank aracılığıyla 12.05.2025 tarihinde göndermiş olduğu 24.585,00 TL tutardan sonra davacı firmanın davalı firmadan alacağının kalmadığını, zaten davacı firma tarafından açılan davanın da bakiye bir alacakla ilgili değil de icra masrafları, vekalet ücreti, harç ve masraflarla ilgili herhangi bir ödemede bulunulmadığı bahsiyle açıldığını, İcra iflas mevzuatından kaynaklı Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişisinin sonuç bölümü tespitleri dava tarihi 20.06.2025 itibariyle 10.384,98 TL bakiye icra borcu olacağını, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmişlerdir.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.
Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına, ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir.
TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalı, dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağa göre hüküm verilmelidir. Buna göre TBK'nun 100. Madde uyarınca yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle alacak tutarı ferileriyle birlikte hesaplanarak öncelikle ferilerinden mahsup edilmek suretiyle kalan bakiyeye karara verilmesi gerektiği içtihatlarda kabul edilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporuna göre; davacının cari hesabı dayalı ilamsız icra takibi yaptığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından takibe konu asıl alacağın ödendiği, davacı tarafından ödeme emrinde yapılan ödemelerin önce ferilerden mahsup edileceğinin davalı tarafa ihtar edildiği, davalı tarafından icra kapak hesabında belirtilen tüm borç ödenmedikçe ödemelerin kısmi ödeme olarak kabul edileceği, TBK 100. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edileceği ve kalan bakiyenin daima asıl alacak olacağı gözetildiğinde buna uygun olarak hesaplanan bilirkişi raporunun ikinci ödemenin yapıldığı 12/05/2025 tarihli bakiye asıl alacağın 9.916,13 TL olduğuna ilişkin kısmının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; 9.916,13 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 1.983,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gerekli 677,37 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 61,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 12.075,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 10.209,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 9.916,13 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 3.889,00 TL'nin davalıdan, 711,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2025