ANTALYA
İSTİNAF KARARI
Karar Yazım T: 12/03/2026
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında, İstanbul ili Bakırköy ilçesinde bulunan ... İşlerine ilişkin 23/10/2024 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının alt yüklenici olarak işe başladığını, sözü edilen işin yeni bir inşaat faaliyeti ve yıkım işlemi olmadığını, mevcut ve eskiyen köşkün yenilenmesine ilişkin olduğunu, davacının işe başlamasıyla projeler ve sahadaki durumun örtüşmediğinin belirlenmesiyle karşı tarafa bu durumun ihtar edildiğini, anılan durumun davacının iradesi ve kusuru dışında gerçekleştiğini, durumun değişmemesi üzerine, davacı tarafından Antalya 28. Noterliği’nin 03/09/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ihtarname ile gerekli önlemlerin ivedilikle devreye sokulmasının talep edildiğini, yargılama sürecinde nihai karar verilinceye kadar geçecek süre zarfında davacının alacağını elde edememe riskinin açık ve somut olup, bu durumun telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açacağını, hakediş belgeleri, fatura ve sair deliller ile alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğundan, İİK hükümleri uyarınca davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine, teminatsız yahut Mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında dava konusu alacak kadar ihtiyati haciz konulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 16/01/2026 tarihli ara kararıyla, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin sözleşme, ihtarname, fatura ve diğer yazılı belgelerle alacaklı olduklarının sabit olduğunu ileri sürmüşse de, bu sebeple alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu, davacı tarafça işin yapıldığı ve ne kadarının da tamamlandığı yönünde mahkemece yapılmış bir delil tespiti bulunmuş olsa da işin tamamen yapılıp yapılmadığı ve ne oranda tamamlandığı, eksik ve ayıp iş oranının ancak yapılacak yargılama sonucunda tespit edileceği, davacının alacağının varlığının ve miktarının aydınlığa kavuşturulacak olduğu, bu haliyle İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceği, yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu sözleşme hükümleri uyarınca, kabul etmemekle birlikte fesih haklı dahi olsa, demobilizasyon bedeliyle hak ediş bedellerinin ödenmesi gerektiği, delil tespitiyle yapılan işin fiilen ortada olduğu, düzenlenen hak ediş raporları, faturalar, ayrıca ilk 4 hak ediş bedelinin davalı tarafından ödenmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacağının varlığının ve muacceliyetinin açıkça sabit olduğu, sunulan ihtarnamelerde davalının, davacının sözleşme kapsamında alacaklı olduğu hususunu açıkça kabul ettiği, bu durumda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı, nihai karar çıkıncaya kadar geçecek süre içerisinde davalı tarafça hacze konu mallar elden çıkarılabileceğinden, davalının, davacıya borçlu olduğu miktarın da göz önünde alındığında, davacının alacağını elde etme imkanının kalmayacağı, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız ve erken feshedilmesi nedeniyle, demobilizasyon bedeli, hak ediş bedeli, inşaat malzemeleri ve teminat kesintisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. İstinafın konusunu teşkil eden uyuşmazlık ise, geçici hukuki korumadan kaynaklanmaktadır.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3.1. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal şartları, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.
3.2. Somut olayda uyuşmazlık, tarafların karşılıklı taahhütlerini içeren eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İhtiyati haciz talep eden taraf, hak ediş belgeleri, fatura ve delil tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden alacağının bulunduğunu ileri sürerken, karşı taraf ise, davacının kusuru neticesinde haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini ve borçlarının bulunmadığını savunmaktadır. İddiaların gerçekliği ve vakıalar ile ilgili sübut, mahkemece yapılan yargılama sonunda ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla, talep konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3.3. Yukarıda açıklanan nedenlerle, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu ara kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin alınan harçtan mahsubuyla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 12/03/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...