İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tedbir talepli dilekçesinde; müvekkili aleyhine İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip dosyasına dayanak olan 31/01/2019 vade tarihli, 650.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edilerek atılmış olduğunu, senedin düzenlendiği tarihte müvekkilinin yurt dışında olduğunu ve icra takibine istinaden müvekkilinin mal varlıklarının haczedilmesi ve satışa çıkarılması tehlikesinin bulunduğunu beyanla, icra işlemlerinin durdurulması ve mal varlıklarının korunması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 11/07/2025 tarihli 2025/485 E. sayılı ara kararıyla; "...Huzurdaki dava; icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit davası niteliğinde olup; menfi tespit davalarında davacı borçlunun talep edebileceği ihtiyati tedbirler İİK.’nun 72/2 ve 72/3 maddelerinde düzenlenmiştir.Borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiş olup, İİK 72/3. maddesi uyarınca davanın icra takibinden sonra açılmış olması nedeniyle, %20 teminat karşılığında İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına girmiş veya girecek olan paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına... " karar verildiği, karara davalı vekili tarafından itiraz edildiği anlaşılmıştır.

İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ: Davalı vekili süresinde sunduğu itiraz dilekçesinde; icra dosyasına yatırılmış paranın alacaklıya ödenmesini önlemek için verilen ihtiyati tedbir kararlarında teminatın genellikle takip borcunun %115'i civarında olduğunu, kararda belirtilen %20 teminat miktarının hatalı olduğunu, takip miktarının %115'i şeklinde teminat miktarı belirlenmesi gerektiğini ve davacının imzaya itirazı niteliğinde olan davada mahkemece icra işlemlerini durduracak nitelikte tedbir kararı verilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 24/09/2025 tarihli 2025/485 E. sayılı ara kararıyla; "...Davalı vekili her ne kadar teminat oranına itiraz etmiş ise de mahkememizce belirlenen %20 oranındaki teminat miktarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bulunduğu, diğer itirazlarının ise takibin durdurulamayacağından bahisle tedbirin kaldırılmasına yönelik olması ve mahkememizce icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması sebebiyle dinlenemeyeceği..." gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini, davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlayamadığını,Davacının İİK'nın 168. maddesi uyarınca 5 günlük hak düşürücü sürede imza inkarında bulunmadığı halde, işbu davayı açarak borçtan kurtulmaya çalıştığını,Davacının imzanın kendisine ait olmadığına dair iddiasının da gerçek dışı olduğunu,Bononun düzenleme tarihinde yurtdışında olmasının tek başına imzanın kendisine ait olmadığını ispatlamaya yetmediğini,İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarından alacağın %115'i oranında teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, İmza inkarının takibi durdurmayacağını, İİK'nın 170/1. maddesi uyarınca, imza inkarının satış dışında hiçbir takip işlemini durdurmayacağını,İmza inkarına dayalı işbu davada, Mahkemece icra işlemlerini durduracak nitelikte tedbir kararı verilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah olunan Mahkemece resen takdir sair nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, istinaf itirazları doğrultusunda, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2025 tarihli, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, icra takibinden sonra imza inkarına dayanılarak açılan menfi tespit davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir kararına ilişkindir. Mahkemece davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK’nın 72/3. maddesinde, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine dair tedbir kararı verilmesini talep edebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece İİK’nın 72/3. maddesine uygun şekilde alacağın %20’si kadar teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, verilen ihtiyati tedbirin ve takdir edilen teminatın kanuna ve dosya kapsamına uygun olduğu, icra takibinin durdurulmasına dair bir karar verilmediği anlaşılmakla, Mahkemece davalının ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.