İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Belirtilen gerekçeler doğrultusunda, davalı-borçludan, 08.04.2024 tarih ve ... nolu faturada görüleceği üzere müvekkil şirket tarafından; davalı şirkete ..., İstanbul Almanya Navlun Hizmeti; 1.650,00-EUR/57.174,98 TL Fatura toplam tutarlı; fatura karşılığı "ticari taşıma" işlemi yapılmış fatura düzenlendiğini, fakat gereken bedel müvekkil şirkete ödenmediğini, devamında Konya . İcra Müdürlüğü aracılığıyla ... e. Sayılı takip dosyası açıldığını ve fakat davalı şirket itiraz ettiğini, müvekkilinin işbu taşımacılık (ticari Nakliyat) işini yerine getirmiş gereken bedeli teslim alamadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, fakat bir sonuç alınamadığını, ... Numaralı, 12.08.2024 tarihli Arabuluculuk anlaşamama tutanağını ekte sunduklarını, tüm bu nedenlerle davalı-borçlular hakkında Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E.Sayılı dosyasında başlattıkları takip sonucunda, müvekkilinin fatura karşılığı alacağının 1.650,00-EUR/57.174,98 TL olduğunun tespiti ve davalı-borçluların itirazlarının iptali için, takip talepnamesinde belirtilen şartlar çerçevesinde takibin devamına, davalı-borçluların itirazlarının kötüniyetli ve takibi geciktirmeye yönelik olduğu gerekçesiyle, takip konusu asıl alacaklarının %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine ilişkin karar alınmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına alınmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA ve BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin tarihli raporundan özetle; Davacının ... San. Tic. Ltd Şirketinin 2024 yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği, TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirini teyit ettiği, davacının ... San. Tic. Ltd Şirketine ait incelemesi yapılan 2024 yılı yevmiye ve defteri kebir defterlerin e-defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu e-defter genel tebliğine göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde Gib İntranetten yapıldığı, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, davacı ... San. Tic. Ltd Şti 2024 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği, takibe konu 57.174,98 TL bedelli faturasının ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalının 29/05/2024 tarihli 5.000,00 TL ve 07/06/2024 tarihli 5.000,00 ödemesinin olduğu, davacı ticari defterlerinde 07/06/2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 47.174,98 TL borçlu olduğu rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacının defterlerinde takip konusu faturanın yer aldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile bir kısım alacağın varlığının ispatlandığı değerlendirilmiştir. Davacı defterlerine göre davalının 2 adet 5.000'er TL ödemesinin olduğu belirlenmiştir. Davalının yaptığı ödemelerin, ödeme tarihine denk gelen merkez bankası efektif satış kuru üzerinden Euro cinsine çevrilerek kalan ödenmemiş kısım tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kesinlik sınırı dava tarihindeki kur esas alınarak, İcra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması da gerekmektedir.(Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve ... E.- ... K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve ... E. - ... K. Sayılı kararları.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE;

1-Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacak olan 1.365,13 EURO üzerinden devamına, 1.365,13 EURO'nun takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca euro cinsinde açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2- Davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 9.613,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.404,66 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40 TL peşin harç ve 775,30 TL tamamlama harçlarının mahsubu ile bakiye 2.011,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve 775,30 TL tamamlama harçları olmak üzere toplamda 2.013,96 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (49.841,38/60.237,05) hesaplanan 2.978,71 TL'sinin davalıdan alınarak, 621,29 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafından karşılanan 85,00 TL posta ve tebligat gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 3.672,50 TL nin haklılık oranına göre (49.841,38/60.237,05) 3.038,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.11/12/2025