İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İhtiyati Tedbir
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
Tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; "Davalı şirketten davacı müvekkil Akaryakıt teminini...com.tr isimli web sitesinden sağlamaktadır. Davacı müvekkil ile davalı şirket arasında Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi olmasına rağmen davacı müvekkil, davalı şirket tarafından hiç bir şekilde akaryakıt temini sağlayamamaktadır. Ancak son zamanlarda davacı müvekkil bu siteye erişim sağlayamamaktadır. Böylelikle davacı müvekkil ürün almak için herhangi bir başvuru yapamamaktadır. Davacı müvekkil ürün alımına ilişkin herhangi bir şirket yetkilisi ile görüşememektedir. Davacı müvekkil şirket yetkisi davalı şirketin bölge sorumlusu ile görüştüğünde " ürün talebi ve ödeme göndermeyin" şeklinde geri dönüşler almıştır.Davacı müvekkil şirket uzun zamandır davalı şirketten akaryakıt alamamaktadır ve ticari hayatı sekteye uğramakta, tabiri caizse yok satmak durumunda kalmakta, ticari itibarı zedelenmektedir. Ayrıca davalı ... DAĞITIM A.Ş son zamanlarda "TÜRKİYE PETROLLERİ'NE OPERASYON: 1 MİLYARLIK VURGUN İDDİASINA 3 TUTUKLAMA" manşetli haberlerden aldığımız bilgiler doğrultusunda dolandırıcılık iddiaları ile gündemdedir. (HABER GÖRÜNTÜLERİ EKTEDİR.) Davalı şirketin adının bu şekilde büyük dolandırıcılık iddialarına karışması ticari hayattaki güveni zedelemekte ve davacı müvekkil şirketin de ticari hayatını olumsuz şekilde etkilemektedir. Kaldı ki 03/11/2025 tarihinde EPDK tarafından ... DAĞITIM A.Ş.'nin bu durumundan dolayı da hali hazırda bulunan bayilerinin mağduriyetini gidermek için bir takım kararlar alınmış ve bu kararlarda bayilere bildirilmiştir. Davacı tarafından davalı lehine ... Türk ... Bankası A.Ş.'den verilen ... seri nolu ve 24/11/2023 tarihli 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakte çevrilmesinin önlenmesini teminen HMK 389 ve müteakip maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 04/11/2025 tarih ve 2025/628 D.İş - 2025/671 Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamı itibarıyla; talep eden tarafça teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi talep edildiği, tedbir kararı verilebilmesi için talep eden tarafça teminat mektubunun iade koşullarının oluştuğunun yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği,talep dilekçesi ekinde sunulan belgelerden teminat mektubunun iade koşullarının oluştuğunun yaklaşık olarak ispat edilemediği, bu hususun tespiti için yargılama gerektiği anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."gerekçesi ile,
''1-İhtiyati tedbir talebinin reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu; bu karara itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, Davacı müvekkili ile Davalı arasında Kırk dilim Köyü Merkez Mevkii sokak ... Merkez/Çorum adresinde kurulu akaryakıt istasyonuna ilişkin 20/10/2023 Tarihinde Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmenin garantisi için ... Türk ... Bankası A.Ş.'ye ait ... seri nolu ve 24/11/2023 tarihli 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunu da davalıya verdiğini, Davalı şirketin, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi gereğince sözleşmeden kaynaklı edimleri yerine getirmediğini ve hala da bu edimlerin yerine getirilmemekte olduğunu; davalı şirketten davacı müvekkili Akaryakıt teminini...com.tr isimli web sitesinden sağlamakta olduğunu ancak davalı şirket tarafından hiç bir şekilde akaryakıt temini sağlayamamakta olduğunu; davacı müvekkilinin bu siteye erişim dahi sağlayamamakta olduğunu, Davacı müvekkili şirket yetkisi davalı şirketin bölge sorumlusu ile görüştüğünde " ürün talebi ve ödeme göndermeyin" şeklinde geri dönüşler aldığını; iş bu sebebin bile tek başına davalı şirketin sözleşmedeki edimleri yerine getirmediğini göstermekte olduğunu; davacı müvekkili şirketin uzun zamandır davalı şirketten akaryakıt alamamakta olduğunu ve ticari hayatı sekteye uğramakta, tabiri caizse yok satmak durumunda kalmakta, ticari itibarı zedelenmekte olduğunu, Ayrıca davalı ... DAĞITIM A.Ş son zamanlarda " TÜRKİYE PETROLLERİ'NE OPERASYON: 1 MİLYARLIK VURGUN İDDİASINA 3 TUTUKLAMA" manşetli haberlerden aldıkları bilgiler doğrultusunda dolandırıcılık iddiaları ile gündemde olduğunu, davalı şirketin adının bu şekilde büyük dolandırıcılık iddialarına karışması ticari hayattaki güveni zedelemekte ve davacı müvekkil şirketin de ticari hayatını olumsuz şekilde etkilemekte olduğunu, 03/11/2025 tarihinde EPDK tarafından ... DAĞITIM A.Ş.'nin bu durumundan dolayı da hali hazırda bulunan bayilerinin mağduriyetini gidermek için bir takım kararlar alındığını ve bu kararlarında bayilere bildirildiğini EPDK'nın yapmış olduğu açıklamasında kısaca " Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK), ... Dağıtım AŞ bayilerinin işlemlerini "daha hızlı ve külfetsiz biçimde" gerçekleştirebilmesi için, bu bayilerin başka bir dağıtım şirketiyle anlaşma yapmaları ve lisanslarında gerekli tadil işlemlerini gerçekleştirmeleri şartıyla akaryakıt temin edebilmelerine imkan tanıdığı bildirildi." şeklinde açıklamada bulunduğunu, EPDK'nın yaptığı açıklamasından da görüleceği üzere davalı şirketin ticari hayatının zor durumunda olduğu ve davacı müvekkili şirketin teminat mektubunun riske girdiğinin açıkça görülmekte olduğunu, Davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan edimleri yerine getirmemesi ve davalı şirketin adının böylece büyük bir dolandırıcılık iddiasına karışması davalı şirkete vermiş oldukları teminat mektubunu riske sokmakta olduğunu; bu hususun EPDK'nın yapmış olduğu açıklamadan da açıkça anlaşılmakta olduğunu; bu süre zarfında teminat mektubu davalı şirkete ödendiğinde davacı müvekkil ticari hayatta maddi olarak zarara uğrayacağını; davalı şirketin teminat mektubunu paraya çevirmesi durumunda davalı şirket haksız kazanç elde edeceğini, Ayrıca, aynı alanda faaliyet gösteren ve yine davalı ... Dağıtım A.ş.'ye teminat mektubu veren, ... ... Petrol İnşaat Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına da aynı şekilde 04/11/2025 tarihinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu ve hukuka uygun olarak istanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2025/626 d.iş 2025/626 k sayılı kararı ile talebin kabul edildiğini, Her iki dosyada da sunulan gerekçelerin aynı ve davalı tarafın yine ... DAĞITIM A.Ş. olduğunu Her iki dosyada incelendiğinde tedbir talebi gerekçelerinin dahi aynı olduğunun görüleceğini; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tedbir talebinin reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu; işbu ihtiyati tedbir süresince davalı şirket yetkilileri tarafından davacı müvekkili şirket yetkisine bildiride bulunularak "Bugünden itibaren lpg ve akaryakıt ikmali yapılamamaktadır." şeklinde mesajlar gönderilmeye devam etmekte olduğunu; bu mesajları ekte mahkemeye sunduklarını; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi de vermiş olduğu kararında teminat mektubunun koşulsuz olması ve son tarihinin yakın olmasından da bahsettiğini, Teminat mektubunun süresinin bitimine çok az bir süre kalması ve davalı şirketin de düşmüş olduğu bu durum dolayısı ile mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinde yanılgıya düşüldüğünü; mahkemeye daha önce sunmuş oldukları delillerden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin talebi halinde teminat mektubunun karşı tarafa ödenmesi davacı müvekkilin hakkını elde etmesini bir hayli zorlaştıracağını veya bu tamamen imkansız hale geleceğini, mahkemeye sunulan tüm deliller neticesinde banka teminat mektubunun iadesi için yaklaşık ispat sınırına zaten varıldığını; davalı şirketin ticari hayatı sekteye uğramış olup, hakkında çeşitli savcılık dosyaları mevcut olduğunu; davalı şirketin ticari faaliyetlerinin neredeyse son bulma noktasına geldiğini; böylesi bir durumda davalı şirket bünyesinde davacı müvekkiline ait teminat mektuplarının bulunmasının davacı müvekkili risk altına soktuğunu; İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve resen öngörülecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karara karşı tedbir talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.HMK'nun 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut olayda; talep dilekçesi ekinde bayilik sözleşmesinin veya bir cari hesap dökümünün mevcut olmadığı, tedbir talep eden tarafından, karşı taraf ile aralarındaki bayilik sözleşmesi bulunmasına rağmen, uzun süredir akaryakıt alımı yapılamadığı, anılan şirket yetkilileri yönünden dolandırıcılık iddiasıyla tutuklandıklarına dair haberler çıktığı ileri sürülerek, sözleşmeye istinaden verilen teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi talep edilmiş ise de; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşme kapsamında verildiği belirtilen teminat mektubunun iadesi koşullarının oluştuğuna dair yaklaşık düzeyde ispat koşulunun mevcut delil durumuna göre sağlanamadığı, bu koşulların oluşup oluşmadığının esas yargılamada yapılacak tahkikat ile tespit edilebileceği, mahkemece istemin reddine karar verilmesinin dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, tedbir talep eden tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.