İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde: taraflar arasındaki sözleşme gereğince müvekkilinin 2023 ve 2024 yıllarında davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve hizmete ilişkin faturaların 5.188.85 USD'lik kısmının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarafların tacir olması ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanılması sonucunda defter inceleme günün tayin edilerek taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın inceleme günü mahkemede bulunmadığı ve kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmediği, davalının ticari defterlerini TTK.80 ve HMK. 219. maddeleri gereğince ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davacı tarafın, ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu, görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin TTK 64 ve HMK 222 maddelerine göre kendi lehine delil vasfı taşıdığı, davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat çıkartılmasına rağmen ticari defter ve belgelerini incelenmek ve değerlendirmek üzere gerek inceleme günü gerekse inceleme gününden sonraki günlerde ibraz etmediği, tarafların tacir olduğu, bu haliyle defterlerini ibrazdan kaçınan tarafın mahkememizce karşı tarafın ticari defterlerinin uygunluğunu kabul etmiş sayıldığı, davacının incelenen defterlerinde davalıdan 5.188,85 USD alacaklı olduğu, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, rapora itiraz edilmediği ve borcun ödendiğinin ispat edilemediği, davalı, dava açılmadan evvel temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin reddi ile alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair '1-Davanın kabulü ile ... sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 5.188,85 USD asıl alacak bakımından aynen devamına, 2-Asıl alacağın %20'si oranında 33.394,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,' şeklinde karar verilmesi gerekirken mahkemece sehven başka bir dosyanın kısa kararının yazıldığı, gerekçe ile kısa kararda çelişki olmaması açısından kısa kararın değiştirilmeyerek aynen onaylandığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 13.720,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 5.188.85 USD fatura borcunun ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, itiraz üzerine açılan davada mahkemece icra dosyası ile ilgisiz bir dosya hakkında karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus HMK'nın 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.HMK'nın 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının; hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K).İlk derece mahkemesince, davalı aleyhine 5.188,85 USD'nin tahsili için başlatılan ... sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali yerine dava konusu olmayan ... sayılı dosyasında 13.700 TL alacak yönünden itirazın iptali kararı verildiği, gerekçeli kararda da dava konusu olmayan bir dosyanın kısa kararının yazıldığının belirtildiği, bu durumda uyuşmazlık konusu olmayan bir takip dosyasına ilişkin hüküm kurulduğu ve yargılama konusu olan dosya ve talep hakkında karar verilmediği bu haliyle kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı, hükmün kendi içinde çelişkili olduğu anlaşılmıştır.Bu nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin hükmü istinaf incelemesine elverişli olmadığından, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle:

1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.12.2025