İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre

yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ---- yapım ve işletmesi ile görevlendirildiği, işletme süresi sonunda projenin ----devredileceği, işletme hakkı davacı şirkette bulunan ------- davalıya ait muhtelif plakalı araçlar ile çeşitli tarihlerde geçiş ücreti ödenmeksizin geçişler gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür. Davacı, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5 maddesi uyarınca, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyol ve erişme kontrollü karayollarından geçiş ücretini ödemeden yapılan geçişlerde, geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulanmasının kanuni zorunluluk olduğunu, bu kapsamda davalıya ait ekli ihlalli geçiş listesinde yer alan çok sayıda plakalı aracın ücret ödemeksizin yaptığı geçişler nedeniyle doğan alacağın ------- sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini belirttiğini, davalı tarafın icra dosyasına yasal süresi içinde borca ve yetkiye soyut ve gerekçesiz şekilde itiraz ettiği, bu itiraz nedeniyle icra takibinin durduğu, tarafların tacir olması sebebiyle dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı ifade edildiğini, davacı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, araç sahipliğini ve geçişlerin yapıldığını inkar etmediğini, ödeme yapıldığına dair bir savunmanın da bulunmadığını, 6001 sayılı Kanun uyarınca geçiş ücreti, ceza ve fer’ilerinden araç maliklerinin sorumlu olduğunun açık olduğunu, bu sorumluluğun yasadan kaynaklandığını ve ------ yerleşik kararlarıyla da bu hususun kabul edildiğini ileri sürdüğünü, davacı ayrıca, alacağın kanundan kaynaklanan ve miktarı belirli bir alacak olması nedeniyle likit nitelikte olduğunu belirterek, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP / TALEP: Davalı şirkete dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirketin temsilcisi duruşmalara katılmamış; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,------ Esas sayılı dosyası -----Kayıtları, ---- Kayıtları, --- Kayıtları, İhlalli Geçiş Bilgi ve Dökümleri, --- Fotoğrafları, --- Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili ve dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi başta arabuluculuk, özel ve genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin beyanına göre daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez vaki sulh teşvikine rağmen tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilmiş ve tüm deliller toplanmış, incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Karar verilen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ------ Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ---- Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.Olay ve dava tarihinde yürürlükte olan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Ve Görevleri hakkındaki kanunun 30/5,6,7. maddelerinde "(5) 4046,3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından ------- geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin ----- dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ------Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. ---Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e -posta, ihbarname, e -devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. -------- Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir. (6) 4046,3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından ücretsiz geçiş yapan araçlar, işletici şirket tarafından bu maddenin yedinci fıkrasında öngörülen sürenin bitimini takip eden ilk iş gününde en yakın trafik kuruluşuna bildirilir. (7) Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen -----on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz. ----- Otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara uygulanan idari para cezaları için bu fıkrada belirlenen on beş günlük süre beklenmez. ------Ancak, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde idari para cezası tahsil edilmez.' hükümleri bulunmaktadır.
Yapılan yargılama, yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler ve toplanan delillere göre somut olaya bakıldığında; öncelikle davanın dayanağı olan ------Esas sayılı dosyası ----- sistemi üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu, takibin itiraz üzerine durduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu ihlalli geçişleri yaptığı iddia edilen araçların trafik tescil kayıtları getirtilerek dosya arasına alınmış ve incelenmiştir. Yapılan incelemede araçların ihlalli geçiş tarihlerinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Yine --- müzekkere yazılarak 15 günlük ödeme süresi de gözetilerek ihlalli geçişin yapıldığı ---- tarihleri arasında davalı şirkete ait araçların anılan tarih aralığında ---- ürünü bulunup bulunmadığı sorulmuş verilen yanıtta ihlalli geçişin yapıldığı tarih aralığında bir aracın ---- ürünü bulunduğu, diğer araçların ise --- ürünü bulunmadığı bildirilmiş ve geçiş hareketleri gönderilmiştir. Somut olayda davacı şirketin ---- yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği, davacı şirket tarafından ---- dosyasından, işlettiği tünelden davalı adına kayıtlı araçların ------- tarihleri arasında kez ihlalli geçiş yapmaları nedeniyle tahakkuk eden geçiş ücretleri ve 6001 sayılı kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretlerinin dört katı tutarındaki cezaya ilişkin olarak icra takibi başlatıldığı, takibe ve borca genel nitelikte yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davalı davaya cevap vermediğinden iddianın inkar edilmiş olduğu kabul edilerek davacı tarafça gösterilen deliller toplanmış, ilgili kayıt ve belgeler celbedilmiş ve incelenmiştir. Yapılan inceleme ve değerlendirmede ihlali geçiş yapan araçların bazılarının------ ürünü bulunmadığı, -----ürünü bulunan araçların da hesabında yeterli bakiye olmadığından provizyon istenmesine rağmen geçiş ücretlerinin tahsil edilemediği, araçların davacının işlettiği tünelden geçişlerinin fotoğraflar ve ihlalli geçiş bilgileri ile sabit olduğu, hizmetin niteliği ve işleyişi gereği ödeme yükümlülüğünün ve bunu ispat etmenin hizmeti kullanan davalı tarafta olduğu ve buna göre iddia edildiği üzere geçişler yapıldığı halde yapılan hesaplama sonucunda ödenmesi gereken geçiş ücretleri ve dört katı ceza miktarı toplamının takip ve dava dosyasıyla uyumlu ve doğru olduğu tespit ve tayin edilmiştir. Filhakika, yargılamaya hakim olan ilkeler ve özellikle usul ekonomisi ilkesi gereğince; genel hakimlik bilgi ve tecrübesi ile uyuşmazlık çözüldüğünden tahkikat işlemi olarak bilirkişi deliline başvurmaya ve bu kapsamda hesap raporu alınmasına gerek görülmemiştir. ------Öte yandan yeri gelmişken davaya konu olayda özel işletmeye tabi tünelden geçiş hizmetinin niteliği gereği 'sürücü ehliyeti sahibi' hizmeti alanlar tarafından şartları ve sonuçları önceden bilindiğinden ve/veya nesnel olarak bilindiği kabul edildiğinden otoyol-tünel giriş ve çıkışında sistem tarafından yapılan ücretsiz geçiş yapıldığına dair uyarı ve ödemenin yapılmasına ilişkin bildirim dışında yasal olarak ihlalli geçiş tutanağı veya idari yaptırım karar tutanağı düzenlenerek muhataba ihbar ve tebliğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı da ifade edilmelidir. Sürücünün eylemlerinden sorumlu olan işleten sıfatındaki davalı şirketin basiretli tacir gibi davranma ve bu kapsamda araçlarına ----- edinerek hesabında yeterli para (bakiye) bulundurma ve/veya ihlali geçişten itibaren günümüzün teknolojik imkanlarına ve uygulamalarına göre İnternet ortamında yapılacak basit bir sorguya göre borç tespit edilerek on beş gün içinde ödeme hakkı ve yükümlülüğü de caridir. (KTK,85-TTK,18/2) Filhakika, olayda geçiş ücretlerinin tahsil edilemediği, ihlalli geçişlerden itibaren on beş gün içinde herhangi bir şekilde ödeme yapılmadığı da gözetildiğinde davacının geçiş ücretleri ile birlikte dört katı tutarında ceza miktarı talebinde bulunmasında ve davasında haklı olduğu ve davacı tarafın davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde gösterilen ve açıklanan delillerle usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; taleple bağlılık ilkesi, tarafların TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tacir sıfatları gereği takipte avans faizi istenmesinin yerinde oluşuna göre takip tarihindeki oranı da denetlenip gözetilmek suretiyle sonuçta davacının davasının kabulü ile davalı-borçlunun -------Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile İcra takibinin asıl alacağa (6.360,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık % 36,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.Davacının İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nin 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın, takip hukuku acısından amacı ışığında yapılan değerlendirmede; davalının itirazının haksızlığına karar verilmesi ve yapılan yargılamaya göre davalının borcunun varlığı ve gerçek miktarını tahkik ve tespit edebilir durumda olduğunun tespiti nedeniyle dava konusu alacağın muayyen/likid olduğu anlaşılmakla İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluştuğundan hükmolunan asıl alacağın (6.360,00 TL) %20'i olan 1.272,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi -------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

1-)Davanın KABULÜNE,
2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile İcra takibinin asıl alacağa (6.360,00 TL) takip tarihinden itibaren yıllık % 36,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına,
3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin kabulüyle, hükmolunan asıl alacağın (6.360,00 TL) %20'i olan 1.272,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,
6-)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 245,00 TL posta masrafı olmak üzere olmak üzere toplam 1.563,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca toplam 6.360,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) ve Ek Madde 1 (2) fıkrası gereğince dava tarihi itibarıyla kararın kabul edilen miktar yönünden (6.360.00 TL TL.< 40.000.00 TL.) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025