İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Rücuen Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Davacının uluslararası hava taşımacılığı sırasında zayi olan sigortalı sanat eserleri nedeniyle, sigortalısı ...’nın uğramış olduğu maddi zarar karşılandığını, işbu davanın, davacı şirketin sigortalısına yaptığı ödemenin rücuen davalıdan tahsili amacıyla açıldığını, sigortalının, profesyonel olarak resim sanatı icra eden bir sanatçı olduğunu, sevkiyata konu iki adet çerçeveli hat sanatı eseri de sigortalı tarafından bizzat icra edildiğini, özgün ve tekil nitelikte sanat eserleri olduğunu, sanat eseri niteliği taşıyan söz konusu iki adet çerçeveli hat sanatı eserinin, sigortalı tarafından ...’de yerleşik ...’a 52.000,00 TL bedel karşılığında satıldığını, taşıma süreci kapsamında meydana gelebilecek zıya, hasar ve benzeri rizikolara karşı sigortalının menfaatinin korunması amacıyla, sevkiyat öncesinde ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlendiğini ve söz konusu sanat eserleri davacı şirket tarafından sigorta teminatı altına alındığını, Türkiye’de yerleşik sigortalı tarafından sevkiyata hazırlanan 2 adet çerçeveli hat sanatı eseri, İngiltere’de yerleşik alıcı ...’a teslim edilmek üzere, 28/03/2024 tarihinde, ... numaralı havayolu konşimentosu kapsamında...’ya teslim edildiğini, her ne kadar konşimento üzerinde taşıyıcı olarak “...” görülmekte ise de “...” markasının ... Kargo tarafından ... tescil numarasıyla marka siciline tescil edildiğini, taşıyıcı şirketin aslen ... Şirketi olduğunun tespit edildiğini, sevkiyata konu gönderinin İngiltere’ye ulaştıktan sonra alıcıya tesliminin ... Kargo tarafından gerçekleştirildiği tespit edildiğini, sevke konu ürünlerin 02/04/2024 tarihinde Londra’da yerleşik alıcıya teslim edildiği ve alıcı tarafından yapılan kontrolde 2 adet çerçeveli sanat eserinin zayi olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine alıcı, teslim edilen paketin üzerine durumu belirten bir not düşmek suretiyle hasarı kayıt altına aldığını, ardından 03/04/2024 tarihinde hasar bildirimi yaparak sanat eserlerini iade ettiğini, sevkiyata konu eserlerin Sigortalı'ya iadesinin ardından, Sigortalı tarafından taşıma sırasında meydana gelen zarara ilişkin olarak 19/04/2024 tarihinde davacı şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu ve poliçe kapsamında tazminat talep edildiğini, davacı şirketin hasardan haberdar olması üzerine, taşınan sanat eserlerinde meydana gelen zararın kapsamı ve tazmin edilebilirliği konusunda teknik değerlendirme yapılması amacıyla, bağımsız bir ekspertiz firmasına başvurulduğu ve ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, yapılan inceleme sonucunda, eserlerin sevkiyat sürecinde maruz kaldıkları darbe nedeniyle çerçevelerinin ve camlarının kırıldığı, kırılan camlar nedeniyle korumasız kalan resimlerin deformasyona uğradığı ve üzerinde çizikler oluştuğu tespit edildiğini, eserlerin mevcut haliyle sovtaj değeri taşımadığının belirlendiğini meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu sonucuna varıldığını, poliçe şartları çerçevesinde 54.966,00 TL tazminat ile giderilebileceği tespit edildiğini, ekspertiz raporu doğrultusunda tespit edilen zarar kapsamında, davacı şirket tarafından sigortalısına 13/05/2024 tarihinde 52.000,00 TL tazminat bedeli ile 2.966,00 TL nakliye masrafı olmak üzere toplam 54.966,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, yapılan bu ödeme ile birlikte davacı şirket, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ("TTK") 1472. maddesi uyarınca sigortalının davalı taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklara halef olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan ödemenin, halefiyet ilkesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla, taşıyıcının sorumluluk sınırları da dikkate alınarak,...’ya 11/06/2024 tarihinde şirketin resmi e-posta adresi üzerinden yazılı başvuruda bulunulduğunu, davacı şirket tarafından yapılan başvurular neticesinde, ... ile gerçekleştirilen görüşmelerde, davalı taşıyıcı tarafından yalnızca konşimento üzerinde beyan edilen 15 Euro tutarındaki gümrük bedeli ile 2.966,71 TL tutarındaki taşıma masrafının ödenebileceği belirtildiğini ve bu doğrultuda, 08/08/2024 tarihinde tarafımıza toplam 3.516,00 TL ödeme gerçekleştiğini, bakiye kalan tazminat alacağının tahsili amacıyla, davacı şirket tarafından 31/07/2024 tarihinde ticari dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda taraflar arasında herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, uyuşmazlık konusu taşımanın uluslararası hava taşımacılığı niteliği taşıması nedeniyle somut olaya montreal sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı, taşıma sürecinde sanat eserlerinin zayi olmasından doğrudan sorumlu olduğunu, davacı sigorta Şirketi’nin davalıdan rücuen talep edebileceği bakiye tazminat miktarı 4.837,86 TL olarak belirlendiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve alacak haklarını saklı tutarak, işbu davanın kabulü ile 4.837,86 TL’nin, davalı tarafın ödeme yükümlülüğünün doğduğu tarih olan 11/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti dâhil olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bununla birlikte zamanaşımı def'inde bulunduklarını, huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimler gereği gibi yerine getirildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından süresinde bildirim yapılmadığını, buna rağmen müvekkili şirket iyi niyetli olarak ödeme yaptığını, dosyada mübrez ekspertiz raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkile teslim edilen kargo içeriğindeki emtianın ne olduğu ve bu emtianın müvekkili şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatı gerektiğini, davacının, gönderi içeriğini müvekkili şirkete bildirmediğini ve müvekkili şirketin ise gönderi içeriğini gözle incelemek suretiyle tespit edemeyeceğini, mevzuat hükümleri gereği müvekkili şirketin şüpheli haller hariç olmak üzere gönderi içeriğini inceleme ve sorgulama yetkisi ve yükümlülüğü bulunmadığını, davacı tarafından davaya konu gönderilerin içeriği "çerçeveli resim" olarak belirtildiğini, davacının ürüne ait olduğunu iddia ettiği fotoğraflar gönderi içeriğinin 2 adet sanat eseri olduğunu ispat noktasında birer iddiadan ibaret olduğunu, bu durumda tüm sorumluluğun gönderici davacıya ait olduğunu, davacı, gönderi içerisinde olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin hiçbir kesin delil sunmadığını, bu safhadan sonra sunulacak olan delillere de muvafakat etmediklerini, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sigortalısının gönderi içerisinde yer aldığını iddia ettiği emtianın bedeline ilişkin ekspertiz raporuyla tespit edilen ve davacı tarafından sigortalısına ödenen tazminat tutarının fahiş olduğunu, davaya konu gönderi müvekkili şirket taşıma standartları gereğince taşıma güvencesi olmadan taşınabilen ürünler olduğu, bu yönü ile de müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle; müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebilecek tutar TTK hükümlerine göre gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, yukarıda takdim edilen tüm sebeplerle; Huzurdaki davanın öncelikle usulden reddini, usule yönelik itirazların Mahkemenizce kabul görmemesi halinde; davaya konu gönderinin müvekkili şirkete tarih 28.03.2024 olduğu, alıcı'ya teslim tarihi 02.04.2024 ve müvekkili şirkete 19.04.2024 tarihinde 7 günlük süre geçtikten sonra bildirimde bulunulduğunu, bu hususun gerek müvekkili şirket kayıtları gerekse davacı ikrarıyla sabit olduğu, huzurdaki davanın ise 26.03.2025 tarihinde ikame edildiği gözetilerek zamanaşımı def'imizi tekrarla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer yandan davacının iddiasının kabulü halinde dahi değerli eşya niteliğindeki "'iki adet çerçeveli hat sanat eseri"" ürün müvekkil şirket taşıma standartları ile meri mevzuat hükümleri gereği "taşınması yasak ürün" niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin gönderi içeriğini bilmediği ve bilmesinin de mümkün olmadığı dikkate alındığında söz konusu gönderinin hasar ve zıyanından müvekkili şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığını, son olarak, kabul anlamına gelmemek üzere, henüz kargoya teslim edilen ürünün ne olduğu, nasıl ve ne durumda teslim edildiği dahi belirlenememişken davacının tek taraflı beyanı ile hüküm kurulması mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davaya konu taşıma hizmetine dair sorumluluğu bulunmamakta olup huzurdaki davanın, tüm talepler yönünden öncelikle usulden neticede esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava davacının sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davacı taraf, sigortalısı ... tarafından yapılan 2 adet hat eserinin İngiltere'de yaşayan ...'a 52.000,00 TL bedelle satıldığını, sevkiyat öncesi ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlenmiş ve söz konusu sanat eserlerinin davacı Şirket tarafından sigorta teminatı altına alındığını, sanat eserlerinin 28/03/2024 tarihinde,... numaralı havayolu konşimentosu kapsamında ...’ya teslim edildiğini,sevke konu ürünler 02/04/2024 tarihinde...’da yerleşik alıcıya teslim edilmiş ve alıcı tarafından yapılan kontrolde 2 adet çerçeveli sanat eserinin zayi olduğunu, alıcının teslim edilen paketin üzerine durumu belirten bir not düşmek suretiyle hasarı kayıt altına almış, ardından 03/04/2024 tarihinde hasar bildirimi yaparak sanat eserlerini iade ettiğini, davacı Şirket tarafından sigortalısına 13/05/2024 tarihinde 52.000,00 TL tazminat bedeli ile 2.966,00 TL nakliye masrafı olmak üzere toplam 54.966,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalı şirket tarafından 08/08/2024 tarihinde tarafımıza toplam 3.516,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Davacı taraf eserlerin zarara uğramasında davalının kusurunun olduğunu belirterek 4.837,86 TL’nin 11/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf, eserlerin zarara uğraması sebebiyle sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili şartlarının oluştuğunu ve eserlerde oluşan zarar sebebiyle davalının sorumlu olduğunu ispatlamak durumundadır.
Davacı taraf, sigortalısına ödemiş olduğu tazminatlara ilişkin ödeme dekontlarını dosyaya ibraz etmiştir.
Davacı şirket ile dava dışı sigortalısı arasında 28/03/2024 tarihli nakliyat emtea sigorta poliçesi düzenlenmiştir.
Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 14/11/2025 tarihli raporda; Davaya konu hasarı havayolu ile taşımacılıktan kaynaklandığı için Montreal Konvansiyonu kapsamında değerlendirilecek bir dava olduğu
Dava dışı gönderici sigortalının gerek poliçede gerekse konşimentoda sigortanın ve taşımanın yapılmamasına veya daha ağır şartlarla yapılmasına neden olabilecek önemli bir bilgiyi bilerek beyan etmediği,
Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup Montreal Konvansiyonunun ilgili maddeler gereği varma yerinde fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu olduğu kanaatine varıldığı,
Taşıma firması davalı ... A.Ş. firması tarafından davacı sigorta firmasına “davalı taşıyıcı tarafından yalnızca konşimento üzerinde beyan edilen 15 Euro tutarındaki gümrük bedeli ile 2.966,71 TL tutarındaki taşıma masrafının ödenebileceği belirtilmiştir ve bu doğrultuda, 08/08/2024 tarihinde tarafımıza toplam 3.516,00 TL ödeme gerçekleştirilmiştir” beyanı bulunmakta olup ödenen tazminat dekontunun dava dosyasına sunulduğu,
Dava dosyasına sunulan ... numaralı havayolu konşimentosu incelendiğinde; Kargonun ... (hızlı havayolu servis tipiyle taşınacağı, Detaylı Ürün İçeriği bölümünde Çerçeli Resim açıklamasının yer aldığı ve Beyan Edilen Toplam Gümrük değerinin 15 € olarak belirlendiği,
Davaya konu taşımacılıkta; kargonun dava dışı alıcının hasar notu ile birlikte taşıyıcıya iade edilmesi ve dava dışı göndericinin kargoyu teslim almasından sonra hasar ihbarında bulunması nedeniyle davaya konu hasar için Montreal Konvansiyonu kapsamında hasar ihbarının süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı kanaatine varıldığı,
Davaya konu taşımacılıkta; kargonun dava dışı alıcının hasar notu ile birlikte taşıyıcıya iade edilmesi ve dava dışı göndericinin kargoyu teslim almasından sonra hasar ihbarında bulunması nedeniyle davaya konu hasar için Montreal Konvansiyonu kapsamında hasar ihbarının süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı kanaatine varıldığı,
Bahse konu emteanın gerçek niteliğinin davacı ve davalı tarafından hasardan sonra öğrenildiği, buna karşın davacı sigortacının sigortalı göndericiye tazminatın tamamını ödediği, bu nedenle halefiyet ilkesi gereğince davalıya rücu ederek ödeme talep edebileceği, ancak bu tutarın Montreal konvansiyonu çerçevesinde 9 kg için Sorumluluk Sınırı Üst Tutarı olan 198,00 SDR ile sınırlı olacağı, bu tutarın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı 13.05.2024 tarihindeki 42,4980 TL kur üzerinden TL'ye çevrilerek 8.414,60 TL'ye ulaşıldığı,
8.414,60 TL'den davalının davacıya 11.06.2024 tarihinde ödediği 3.516,00 TL'nin düşülmesi suretiyle bakiye 4.898,60 TL için davacının davalıdan ödeme talep edebileceği, söz konusu bakiye tutar için 11.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek faiz talep edilebileceği;
Bu süreye uygulanacak faiz oranı, sözleşme ile kararlaştırılmamış faiz olduğundan yürürlükteki mevzuat olan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a gidileceği ve Kanun'un 1. Maddesine çerçevesinde, 21.05.2024 tarih ve 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 01.06.2024 tarihinden itibaren yıllık % 24 faiz uygulanabileceği, yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Davacı taraf davada 4.837,36 TL yönünden talepte bulunmuştur.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup Montreal Konvansiyonunun ilgili maddeler gereği varma yerinde fark edilen hasardan davalı taşıyıcının kusuru/sorumluluğu bulunmaktadır. Davacının ödemesi gereken zarar miktarı Montreal konvansiyonu çerçevesinde 9 kg için Sorumluluk Sınırı Üst Tutarı olan 198,00 SDR ile sınırlı olacağı, bu tutarın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı 13.05.2024 tarihindeki 42,4980 TL kur üzerinden TL'ye çevrilerek 8.414,60 TL olduğu anlaşılmakla davacı taraf davalıdan 8.414,60 TL rücuen talep edebilecek olup davacının beyanı ile de sabit olduğu üzere davalı taraf davacıya davadan önce 11.06.2024 tarihinde ödediği 3.516,00 TL ödediğinden davacının davalıdan rücuen talep edebileceği bakiye zararının 4.898,60 TL olduğu ancak davacının davasında 4.837,36 TL talep ettiği anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulü ile 4.837,36 TL'nin 11/06/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 4.837,36 TL'nin 11/06/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı vekiline takdir olunan 4.837,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 18.545,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 09/01/2026