ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1681 Esas 2025/1617 Karar
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
KARAR
İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İhtiyati haciz isteyen dilekçesinde özetle; banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan ve diğer davalının kefaleti bulunan GKS uyarınca, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kat ihtarı tebliği ile Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2025/164411 Esas sayılı takibinin başlatıldığını belirterek İİK hükümlerince yasal koşulları bulunmakla 17.294.686,53 TL (asıl borçlu şirket 13.439.039,72 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alacağın tahsili için borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; borçlu şirket yönünden yapılan talepte mevcut ipotek ve rehinli araç bedelinin kat ihtarındaki borcu karşıladığı, kat ihtarı sonrası için ise yargılama gerektiği, diğer borçlu kefil yönünden yapılan talebin ise ipotekli takipte taraf olmayıp 10.492.257,39 TL tutar yönünden kabulü gerektiği gerekçesiyle; "asıl borçlu ... Hırdavat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, borçlu - kefil ... ... yönünden 10.492.257,39 TL için ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İİK.’nun 257/1 maddesi gereğince alacaklının Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/164411 esas sayılı dosyasına hasren 10.492.257,39 TL alacağının alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yeter miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin istemin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden bankaca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati haciz talep eden istinaf dilekçesinde özetle: ilk derece mahkemesince, asıl borçlu yönünden talebin tümden reddinin, kefil yönünden ise kısmen kabul kısmen reddinin hatalı olduğunu, ikisi yönünden de talep gibi kabul kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
Somut olaya gelince, alacaklı banka tarafından, ihtiyati haciz talebine esas olmak üzere talep ekinde sunulan belgeler, kat ihtarı, takip kapsamına göre mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda ve özellikle ihtiyati haciz talebine dayanak banka hesap kat ihtarında yazılı tutarlar esas alınmak suretiyle; borçlu şirket yönünden, mevcut ipotek ve rehinli araç kasko bedelinin kat ihtarındaki borcu karşıladığı ve kat ihtarı sonrası için ise yaklaşık ispat bulunmadığından bahisle borçlu şirket hakkındaki talebin reddine yönelik, diğer borçlu kefil yönünden ise, kefilin ipotekli takipte taraf olmayıp fazlaya ilişkin talep yönünden yaklaşık ispat bulunmayıp 10.492.257,39 TL tutar yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle; yukarıda yazılı olduğu üzere asıl borçlu şirket yönünden talebin reddine, kefil yönünden ise kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İİK'nun 257. maddesindeki koşullar ve yaklaşık ispat kuralı ile kat ihtarında yazılı tutarlar gözetilerek mahkemece, yazılı olduğu üzere asıl borçlu şirket yönünden talebin reddine, kefil yönünden ise kısmen kabul kısmen reddine ilişkin karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebine ilişkin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -