Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin keşideci ....... Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ("....... Gıda") tarafından, lehtar .... Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (".... Süt") lehine ödeme amacıyla ..... numaralı, 991.000,00 TL bedelli, ..... Bankası ..... Şubesi keşide yeri olan 05/09/2025 vadeli çekin düzenlendiğini, çekin, keşidecisinin ....... Gıda tarafından Lehtar ..... 'e teslim edildiğini, çekin, müvekkili keşideci ....... Gıda Tarafından Lehtar ..... 'e teslim edildiğini, .......Süt'ün elinden çalındığını, bu sebeplerle dava konusu çekin suç mahsulü olduğu dikkate alınarak İİK 72/3 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirketin ....... Gıda'nın borçlu olmadığının tespiti ile Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı icra takibinin ve ödeme emrinin iptalini ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

Dava, davacı tarafından keşide edilip .......Süt Ürünleri Gıda Sanayı Ticaret A.Ş.ye verilip çalındığı iddia edilen ve Büyükçekmece ....... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 05/09/2025 tarih ve ...... keşide nolu 991.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davacının, davalıya borçlu olup olmadığının tespiti hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bursa ..... ATM'nin ....... esas sayılı dosyasının ve Bursa CBS'nin ....... soruşturma sayılı dosyasına, Büyükçekmece ...... İcra Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasına, Büyükçekmece ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasına, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyasına yazılan müzekkereye yanıt verildiği, dosyaların evraklarının UYAP üzerinden evrakları celp edilmiştir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyasının evraklarını Uyap sisteminden celp edilmiş olup incelenmesinde ; takip alacaklısının davalı ........, takip borçlularının Borçlularının ........ Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş, ........ Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, ........ Reklam Tekstil Kırtasiye Matbaa Kimya Plastk Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ..... olduğu başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde; 991.000,00 TL asıl alacağın 3.604,25 TL işlemiş faizi, 99.100,00 TL çek tazminatı ile 1.093,704,25 TL toplam alacağın tahsili talep edilmiş ve borcun sebebi olarak "05/09/2025 keşide tarihli,..... seri numaralı ve 991.000,00 TL bedelli çek" gösterilmiştir. Davaya konu yapılan çek keşidecisinin davacı ........ Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, lehtarı dava dışı .......Süt Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., çekin sırasıyla ilk cirantasının lehtar, ondan sonraki cirantalarının sırasıyla dava dışı ..... İnşaat Gıda ve Temizlik ....Yapı Malzemeleri .... Yapı malzemeleri ..... Reklam Tekstil Kirtasiye Matbaa,Plastik Madencilik Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şit. çekin hamilinin ise davalı ........ olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay HGK .... Esas ve ..... Karar sayılı ilamında "İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir." şeklinde, imzasını inkâr etmeyen keşidecinin, lehtarın imzasının sahte olduğu yönündeki def'iyi hamile karşı öne süremeyeceğine ve çekteki sorumluluğunun devam ettiğine hükmetmiştir. Benzer şekilde Yargıtay ..... HD .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında "...dava konusu bononun keşidecilerinin davacılar olduğu, keşideci imzalarının inkar edilmediği, TTK 677. maddede düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının geçersizliğinin davacı keşidecilerin sorumluluğunu etkilemeyeceği, dava konusu bonoda lehtar imzası sahte olsa dahi ciro zincirinde kopukluk bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalının bonoda ciro yoluyla yetkili hamil olduğu, mahkemece davanın esastan reddi gerekirken usulden reddinin yerinde olmasa da davalı tarafın temyizinin bulunmaması nedeniyle bu hususa değinilmekle yetinildiği, davanın reddi kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş..." gerekçesi ile verilen ret kararını onamıştır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi aynı içtihadını .... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı ile de devam ettirmiştir. İstanbul BAM ..... HD .... Esas ve ..... Karar sayılı ilamında "Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibi geçerli olup, çekte keşideci olan asıl davanın davacısı, lehtar cirantanın imzasının sahteliğine dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunamayacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Somut olayda davacı çek keşidecisi şirket tarafından, her ne kadar çekin keşide/imza edildikten sonra dava dışı lehtarın elinden çalındığı ve çek lehtarı dava dışı şirket cirosu altındaki imzanın lehtar şirkete ait olmadığı ileri sürülmüş ise den 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1 maddesi atfı kapsamında çekler yönünden de uygulanması gereken TTK'nın 677. maddesi; ''Bir poliçenin, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde, diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceği'' şeklinde düzenleme altına almıştır. Anılı maddede ifade edilen olgu, öğretide imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade etmektedir. Dolayısıyla geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulmaları söz konusu olamayacağı gibi geçersiz bir imza ancak sahibini bağlamaz ise de bu nedenle ciro zincirinin koptuğundan bahsedilemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; kendi imzasını inkar etmeyen davacı keşidecinin, kendi imzasından sorumlu olmakla hamile karşı ödeme yükümlülüğü devam etmekte olup, dava dışı lehtar şirket imzasının sahteliği ileri sürülerek hamile karşı ödeme yükümlülüğünden kurtulamayacağından dolayı davacının lehtar imzasının sahteliğine dayalı iddiasına cevaz verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Ayrıca TTK'nın 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmış olup Kanun'un 710/3 c. 2 hükmüne göre; ''Ödeyen kişinin, cirolar arasında düzenli bir silsile bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı'' açıklanmıştır. Kanuni düzenlemeler gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır. Somut olaya bakıldığında ise çek üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş olup dava konusu çekte ciro silsilesinin görünürde düzgün olduğu, çekte keşideci olan davacının kendi imzasını inkar etmediği, imzaların istiklali prensibine göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

AÇILAN DAVANIN REDDİNE,

1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 18.677,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.062,34 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025