İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (ihya)
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Şirketi'nin 16.10.2010 tarihinde kurulduğunu, en son adresinin...'da bulunduğunu, ortakları ... ve müvekkili ... tarafından 28.06.2022/2 tarih-sayılı Ortaklar Kurulu Kararıyla şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarak müvekkilinin tayinine karar verildiğini, müvekkili tarafından şirketin tasfiye işlemlerinin ifa edildiğini, tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olduğu kanaatiyle, 01.11.2023/1 tarih-sayılı Ortaklar Kurulu Kararı ile şirketin ticaret sicilinden terkinine karar verildiğini ve 27.12.2023 tarihinde Türkiye ... Gazetesinde ilan edildiğini, ancak şirketin tasfiyesi işlemlerinin bitiminden, resmi tasfiyenin tamamlanmasından sonra halen şirket adına kayıtlı olup gerçekte ise tasfiye öncesi ortaklar arasında yapılan 11.06.2022 tarihli sözleşme ile şirketin eski ortağı olan ...'in kullanımında bulunan ... plakalı aracın resmi devri işleminin yapılmasının sehven unutulduğunun anlaşıldığını, bu durumun aracın vergi vs. resmi işlemerinin yapılamamasına, tasfiye memuru olan müvekkilinin sorumluluğunu gerektirir nitelikte ve aracın fiili gerçek sahibinin de mağduriyetine neden olduğunu beyan ederek; ... plakalı aracın devrinin gerçekleştirilebilmesi ve sair tasfiye eksikliklerinin tamamlanabilmesi için davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda ... sicil sayısıyla kayıtlı iken ticaret sicilinden terkin olunan ... Turizm Gıda Yatırımları San. Ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin ihyasına, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; ... plakalı aracın ruhsatının, ... Turizm Gıda Yatırımları San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 11/06/2022 tarihli Ortaklık Paylaşım Sözleşmesinin fotokopisi ile ... Turizm Gıda Yatırımları San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil gazetesinin çıktılarını sunmuş olduğu görüldü.
... Turizm Gıda Yatırımları Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası talebine ilişkindir.
Sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf sıfatı, Yargıtay içtihatlarında aktif ya da pasif dava ehliyeti olarak da adlandırılmaktadır. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu halde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu daha açık bir ifadeyle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu hususu dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur.
Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usuli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için Medeni Hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Dava ehliyeti ise aynı Kanun'un 51. maddesindeki medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. Fiil ehiyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usul işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf sıfatı (aktif veya pasif dava ehliyeti) ise dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD' nin 2023/157 esas, 2023/785 Karar sayılı ilamı)
Somut olayda, ... ...'nün ihya davalarında yasal hasım konumunda olup davacı tarafından açılan davada ... ...'nün hasım olarak gösterilmediği, davanın hasımsız olarak açıldığı anlaşılmakla açılan davanın HMK' nun 114/1-d ve h ile HMK' nun 115/2 madde ve fıkraları uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın, HMK' nun 114/1-d ve h ile HMK' nun 115/2 madde ve fıkraları uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden davacının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/03/2026