G.KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; talep eden şirket ile dava dışı ...San. Ve Tic. A.Ş. Arasında dilekçe ekindeki irsaliyede belirtilen yükü taşımak üzere anlaşma yapıldığını, talep eden şirketin .... şube müdürünün lojistik firmalarının araç temin etmek için kullandığı whatsaap grubuna ilan verdiğini, davalı....'ın alt taşıyıcı olarak yükü teslim aldığını, teslim alınan yükü ...'da bulunan ... ...San.Tic. A.Ş. gönderilene teslim etmesi gerekirken ... Mahallesi'nde bulunan bir depoya götürerek orada malları iç ettiğini veya iç ettirdiğini, bunun üzerine talep eden şirketin bölge müdürü tarafından .... Polis Amirliği'ne şikayette bulunulduğunu ve davalı ...'ın vermiş olduğu ifadede olayı kabul ettiğini, talep eden şirket ile davalı arasında alt taşıma sözleşmesi bulunduğunu, taşıyıcı davalı ...ın teslim etmesi gereken malları gönderilene teslim etmeyerek yükü başka bir yere götürdüğünü, bu nedenle talep eden şirketin zarara uğradığını, dava dışı şirketlerin talep eden şirketten söz konusu malların bedellerini talep ettiğini, davalı kişinin yükü çalmakla birlikte mal kaçırma veya kendisinin kaçma ihtimalinin bulunduğunu beyan ederek talep eden şirketin alacağının semeresiz kalmaması için davalının şimdilik 4.000.000,00 TL değerindeki menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İhtiyati haciz talep eden tarafça taşıma sözleşmesi bulunduğundan bahisle ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Ancak talep dilekçesine ekli olarak ifade tutanağı ile e-irsaliyelerin konulduğu anlaşılmıştır. Söz konusu bu evraklar kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, bu yüzden de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispatı daha sonra da bu sözleşme gereğince alacağın ispatı gerektiği, bu kapsamda talep eden vekili talep dilekçesi ve ekleri uyarınca talep edenin iddiasında haklı olup olmadığının yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacağı ve bu hususun da yargılamayı gerektirdiği, bu nedenle de ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı anlaşıldığından İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesindeki yasal unsurların oluşmadığından talebinin reddine" dair karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davacı şirket taşıma işi ile uğraşan ... merkezli bir lojistik şirket olduğunu, davacı şirketin dava dışı ... San. Ve Tic. AŞ'nin .... Mah. Bina No:... .../... adresinden yine dava dışı ... ...San. Tic. AŞ'nin ... Mahallesi ...cadde No:... İç Kapı No:... .../... adresine ekli irsaliyedeki yükü taşımak üzere .... şirketi ile anlaşma yaptığını, bunun için şirketin ... şube müdürünün, lojistik firmalarının araç temin etmek için kullandığı whatsapp grubuna ilan verdiğini, bunun üzerine, ... nolu telefonu kullanan davalı ... alt taşıyıcı olarak yükü teslim aldığını, davalı ...'ın ....plakalı kendine ait çekici ve ... plakalı dorse ile yükü teslim aldığını, ancak yükü .... bulunan .... ... San. Tic. AŞ olan gönderilene teslim etmesi gerekirken, ... Mahallesi'ndeki bir depoya götürerek, orada malları iç ettiğini veya iç ettirdiğini, bunun üzerine davacı bölge müdürünün ... Polis Amirliği'ne giderek şikayetçi olduğunu, davacı ile davalı arasında alt taşıma sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme esasen iç ilişkide taşıma sözleşmesi olup, TTK m. 850 vd. Hükümlerine tabii olduğunu, bu sözleşmede gönderen davacı şirket, taşıyıcı ise davalı olduğunu, tüm bu nedenler ile borçlunun mal kaçırma ihtimaline binaen, davacı şirkete ait ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına neden olacağı açık olduğundan, ihtiyati haciz talebimizin kabulü için gerekli olan alacağa ilişkin yaklaşık ispatın sağlandığını, bu alacağına yönelik davalının üzerinde bulunan taşınır ve taşınmazlara yönelik ihtiyati haciz talebi ile davalının mevcut durumunda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle önemli ölçüde zorlaşacağını beyan ederek .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş ve .... Karar sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararının kaldırılarak, ihtiyati haciz talebimizin ivedilikle kabulüne, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Davacı talep dilekçesinde davacı ile davalı arasında alt taşıma sözleşmesi bulunduğunu, davalının taşıyıcı olduğunu, davalının teslim etmesi gereken malları gönderilene teslim etmeyerek yükü başka bir yere götürdüğünü, bu nedenle talep eden şirketin zarara uğradığını beyan ederek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.
Mahkemenin 20/08/2025 tarihli ara kararıyla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir.
Yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla, mahkeme kararı yerinde olup; talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/08/2025 tarih, ... Değişik İş, ...Karar sayılı değişik iş kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.11/12/2025