DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati Haciz İsteyen Davacı: ...
Vekili: Av. ...
Davalılar:
1-...
2-...
Vekili: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Ticari Satımdan Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 11/12/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili şirket arasında davalıların işlettikleri mobilya üretim atölyesinde kullanmaları maksadıyla mobilya ürünlerinin imalatında kullanılacak ağaç satışı maksadıyla anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında muteber anlaşmaya binaen müvekkili şirket, müteaddit kereler davalıların işletmelerinde üretim yapabilmeleri için farklı tür ve evsaftaki çok miktarda ağaç tedarik edip teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalılara, aralarındaki anlaşma gereğince teslim edilen mallara ilişkin olarak ürünlerin ve bedelinin tespiti maksadıyla düzenli şekilde mal teslim fişi tanzim etmiş ve her bir mal teslim fişine aralarındaki açık hesabın bakiyesini derç ettiğini, icra dosyasında mübrez dayanak belgelerden de görüleceği üzere bahse konu ağaç ürünleri her defasında davalıların nezdinde çalışan davalı şahsın oğlu Serhat Kontaş tarafından davalı Yusuf Kontaş'ın bilgisi ve görgüsü dahilinde iş yerlerine tevdi ve teslim edildiğini, davalılarca bahse konu ürünler, .... ili, ... ilçesi ... mevkiinde yer alan ... Otel'in tadilat ve yenilemelerinde kullanılmak üzere satın alınmış ve bu husus da yine mal teslim fişlerine açıkça derç edildiğini, Söz konusu mallar, davalı .... Yapı İnşaat Taahhüt Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile şirketin tek yetkilisi olan diğer davalı ...'ın yedine teslim edilmiş ve ortak zilyetliklerine bırakıldığını, davalı ..., piyasada kendi ismiyle iş yapmakta olup; araştırma yapılması halinde ortaya çıkacağı üzere şirketinin ismi dahi bilinmediğini, davalı.... yalnızca faturasal işlemlerde karşı taraflara şirketinin ünvanını bildirmekte, bunun dışında ise şahsı üzerinden alışveriş yaptığını, zira; bu sebepten ötürü fişlerin üzerinde hem tüzel kişilik hem de gerçek kişilik isimleri derç edilmiş olup; eldeki davaya konu icra takibindeki borçtan ötürü müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sabit olduğunu, somut olayda da, borçlu şirketin yürüttüğü ticari faaliyetin taşıdığı ticari risklere nazaran sahip olduğu özkaynaklar çok yetersiz olduğunu, tüzel kişilik başlangıçta yetersiz sermaye ile kurulmuş, sonradan da genişleyen faaliyet hacmi ile orantılı bir özkaynak oluşturulmadığını, şirketin acze düşebileceği göze alındığını, yine; şirket adına kayıtlı malvarlıkları icra takibine girişilmesi üzerine üçüncü kişilere satıldığı ; şirketin aktifi boşaltıldığını, davalılar, sırf davacı müvekkilinden mal kaçırmak ve zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yaptığını, eldeki davanın ikamesinin hemen evvelinde şifahi edindikleri bilgiler doğrultusunda davalı şirket adına kayıtlı yaklaşık 9.000.000 TL değerinde iki adet lüks araç satıldığı ve bu suretle müvekkilinden mal kaçırıldığını, borçlu şirket ile faaliyette bulunulduğunda davalılarca, risk, müvekkili gibi 3. şahıslara yükletildiği ve sınırlı sorumluluk hakkından faydalanma amaçlandığını, davalı şirketin tarafı olduğu icra dosyalarının sorgulanması halinde yegane gayesinin alacağı semeresiz bırakmak olduğu; birçok 3. Kişiye karşı benzer şekilde borçlanmak suretiyle borçlarını ödemediğini ancak davalı şirket üzerinden elde edilen kazanç ile davalı şahsın birçok malvarlığı kazanımında bulunduğu anlaşılacağını, buradan da sermaye ortaklığının, sadece sorumluluğu sınırlandırmaya yarayan bir vasıta olarak kullanıldığı sonucuna vardığını, bu nedenle davalı ....'ın da takibe konu borçtan sorumlu tutulmasını, İhtiyati haciz taleplerinin ve davanın kabulü ile borçluların icra takibine vaki itirazlarının ayrı ayrı iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 01/10/2025 tarihli ara kararında; talep eden tarafından sunulan belgeler incelendiğinde taraflar arasında iddia edilen alacağın varlığı ile ilgili ihtiyati hacze konu iddialar hususunda yaklaşık ispat sağlanmadığından İİK.'nun 257/2. maddesi koşullarının borçlu yönünden gerçekleştiğine dair yeterli delil ibraz edilmediğinden talepte bulunanın koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalılar ile müvekkili şirket arasında davalıların işlettikleri mobilya üretim atölyesinde kullanmaları maksadıyla mobilya ürünlerinin imalatında kullanılacak ağaç satışı maksadıyla anlaşmaya varıldığı, taraflar arasında muteber anlaşmaya binaen müvekkili şirketin, müteaddit kereler davalıların işletmelerinde üretim yapabilmeleri için farklı tür ve evsaftaki çok miktarda ağaç tedarik ettiğini ve teslim ettiğini, müvekkil şirket tarafından davalılara, aralarındaki anlaşma gereğince teslim edilen mallara ilişkin olarak ürünlerin ve bedelinin tespiti maksadıyla düzenli şekilde mal teslim fişi tanzim ettiği ve her bir mal teslim fişine aralarındaki açık hesabın bakiyesini derç ettiğini, davalılarca bahse konu ürünler, ... ili, ... ilçesi ... mevkiinde yer alan ... Otel'in tadilat ve yenilemelerinde kullanılmak üzere satın alındığı ve bu husus da yine mal teslim fişlerine açıkça derç edildiğini, söz konusu mallar, davalı ... Yapı İnşaat Taahhüt Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile şirketin tek yetkilisi olan diğer davalı ...'ın yedine teslim edildiği ve ortak zilyetliklerine bırakıldığını, davalı ..., piyasada kendi ismiyle iş yapmakta olup; araştırma yapılması halinde ortaya çıkacağı üzere şirketinin ismi dahi bilinmediğini, davalı ... yalnızca faturasal işlemlerde karşı taraflara şirketinin ünvanını bildirmekte, bunun dışında ise şahsı üzerinden alışveriş yaptığını, zira; bu sebepten ötürü fişlerin üzerinde hem tüzel kişilik hem de gerçek kişilik isimleri derç edilmiş olup; eldeki davaya konu icra takibindeki borçtan ötürü müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının sabit olduğunu, davalılardan ... Yapı İnşaat Taahhüt Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin faaliyette bulunduğu işlerden ötürü borçlandırıldığı ancak elde edilen tüm kazanımları yetkilisi olan diğer davalı ....ın üzerine bırakıldığını, davalı şirketin borçlanmak suretiyle ifa ettiği işlerden elde edilen kazançlar, şirketten alacaklı olanların semeresiz bırakılması maksadıyla davalı şahıs üzerinde tutulduğunu, davaya konu icra dosyasında mübrez dayanak belgelerden anlaşılacağı üzere eldeki borçtan gerek davalı şirket gerekse şirket sorumlu olmakla; bir an için mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davalılardan ..., şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, tüzel kişilik perdesinin aralanarak davalının borçtan sorumlu tutulması taleplerinin olduğunu, borçlu şirket ile faaliyette bulunulduğunda davalılarca, risk, müvekkil gibi 3. şahıslara yükletildiğini, sınırlı sorumluluk hakkından faydalanmanın amaçlandığını, davalı şirketin tarafı olduğu icra dosyalarının sorgulanması halinde yegane gayesinin alacağı semeresiz bırakmak olduğu; birçok 3. Kişiye karşı benzer şekilde borçlanmak suretiyle borçlarını ödemediği ancak davalı şirket üzerinden elde edilen kazanç ile davalı şahsın birçok malvarlığı kazanımında bulunduğunu, buradan da sermaye ortaklığının, sadece sorumluluğu sınırlandırmaya yarayan bir vasıta olarak kullanıldığı sonucuna varıldığını, bu nedenle davalı ...'ın da takibe konu borçtan sorumlu olduğunu, davalıların müvekkili şirketten aldığı ürünlerin karşılığında borcunu ödememesi üzerine ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden bakiye alacak tutarının tahsili maksadıyla 24.06.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası vasıtasıyla girişilen genel haciz yolu ile takipte davalılarca 07.07.2025 tarihinde borç bulunmadığından bahisle borca ve takibe itiraz edildiği,icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, takibe konu mal teslim fişlerinde aşama aşama taraflar arasındaki hesap ilişkisindeki son durumun tespit edildiğini, ara ödemelerin faturalarının kesildiği yine fiş üzerine derç edildiğini, KDV dahil ödenen fişlerin altına ayrıca not düşüldüğünü; KDV'si ödenmeyenlere ise herhangi bir kayıt işlenmediğini, ödenmeyen kısımlara ilişkin ödeme yapılmasını müteakiben fatura tanzim edileceğinden asıl alacakların yanı sıra KDV'nin de tahsil edilmesi taleplerinin bulunduğunu, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosyasından 01.10.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak davalılarca, dava neticeleninceye dek geçen sürede alacağı semeresiz bırakmak kastıyla hareket edilme ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan öncelikle teminatsız şekilde mümkün değilse mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde borca yeter tutarda, taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Bu bilgiler ışığında talep değerlendirildiğinde; bu aşamada alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat seviyesinde delil mevcut olmadığı, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 01/10/2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.11/12/2025