Konkordato Tasdiki

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; konkordato talebinde bulunan müvekkili ... Şirketinin 2003 yılında kurulmuş olup şirketin ana faaliyet konusunun; tekstil ürünleri ticaretini yapmak olduğunu, şirketin yetkilisi ve tek ortağı ... olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerini halihazırda ... adresinde, ... Ticaret Odasının ... numaralı sicil kaydı ile sürdürüldüğünü, müvekkili şirketin işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla borca batık olmadığını, ancak son dönemlerde hem ulusal hem de uluslararası alanda para ve mal piyasalarında meydana gelen aşırı oynaklıklar, bölgesel savaşlar, ... Politikalarının ortaya çıkardığı belirsizlikler, gümrük tarifelerindeki önemli değişiklikler iktisadi öngörülebilirliği ciddi anlamda sınırlandırmış, piyasada bir çok işletmenin nakit akışını bozmuş ve bu işletmelerin likidite sıkışıklığı nedeni ile mali dar boğaza girmesine neden olduğunu, bu öngörülemezlik ve belirsizlikten tekstil sektörü de nasibini almış, tekstil sektöründe imalat yapan bir çok firma ülkemizde imalat merkezlerini kapatarak, işgücünün ve diğer girdi maliyetlerinin daha ucuz olduğu, gümrük tarifelerinin görece daha avantajlı olduğu, Mısır başta olmak üzere güvenli sayılabilecek farklı afrika ülkelerine taşındığını, bu durum iç piyasada da rekabet koşullarını olumsuz yönde etkilemiş, rekabetin bozulmasına bağlı olarak girdi fiyatları oldukça yükseldiğini, büyük firmaların üretim merkezlerini yurt dışına taşıması, üretim maliyetlerindeki artış, dolar kuru, iç piyasada daralma ve talep eksikliği gibi tekstil sektörünün genel sıkıntıları müvekkili şirketi de etkilediğini, müvekkilinin yoğun olarak ticari faaliyette bulunduğu bazı firmaların içine düştüğü ekonomik darboğaz nedeni ile alacaklarını tahsil etmede yaşadığı güçlük, üretici firmalardan mal tedarikinde zorlanma ve buna bağlı olarak müşteri ilişkilerinin bozulması müvekkili şirketin ödeme dengesini bozmuş ve müvekkili şirket likitide sıkıntısı içerisine girdiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin vadesi gelen borçlarını ödeyememe riski ile karşı karşıya kaldığını, diğer taraftan müvekkili firmayı mali dar boğaza sürükleyen en büyük nedenlerinden biri de son yıllarda, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan yasal düzenlemelerin yarattığı hukuki belirsizlik ve öngörülemezlik olduğunu, ayrıca krediye erişimin zorlaşması, krediye erişimin bir şekilde sağlanması halinde ise kredi faizlerinin aşırı yüksek olması da müvekkilinin finansal dengesinin bozulmasında önemli bir rol oynadığını, müvekkilinin yeter düzeyde krediye ulaşamaması likidite sıkışıklığı ve yetersizliğinin derinleşmesine yol açtığını, likidite yetersizliğine bağlı olarak müvekkilimiz son dönemde vadesi gelen bazı borçlarını ödeyememiş, yakın vadeli borçlarını ise ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin içinde bulunduğu mali dar boğazın giderek derinleşmesi nedeniyle vadesi gelen veya yakın zamanda gelecek olan borçlarını vadesinde ödeyebilme ihtimali ortadan kalktığını, bu çerçevede müvekkili bakımından İİK m.285'te ön görülen borçları vadesinde ödeyememe veya ödeyememe tehlikesinin varlığı koşulunun gerçekleştiğini, konkordato ön projesinde ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, müvekkili şirketin borca batık olmadığını, şirketin aktiflerinin pasiflerini karşılama oranı (+) 1.47 (%147) seviyesinde olduğunu, konkordato kapsamında değerlendirilecek adi alacaklılara olan borçların, konkordato projesinin tasdikinden itibaren 48 ayda eşit taksitler halinde ödeneceğini, müvekkilinin tenzilat talebi olmayıp konkordatoya tabi alacaklılara alacaklarına toplam %30 faiz uygulanmak suretiyle ödeme yapılacağını, buna göre ödeme, faiz de dahil olmak üzere toplam 258.851.072,91 TL'nin konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren toplam 48 ayda eşit taksitler halinde gerçekleştirileceğini, bu yönü ile talebinin salt bir vade konkordatosu içerdiğini, 2004 sayılı İİK'nun 308/h maddesi kapsamında bizzat şirket mal varlığının teminat olarak gösterilmesi suretiyle ortaya çıkmış bir rehinli alacak bulunmadığından, üçüncü kişi rehni bakımından ayrı bir ödeme planı sunulmadığını, müvekkili şirketlin iflası halinde, mevcutlarının iflas tasfiyesi ile satılması durumunda alacaklılar alacaklarına en fazla %50 oranında kavuşabileceğini, buna karşılık konkordatonun tasdiki halinde alacaklarına %130 oranında kavuşma imkanı elde edeceklerini, bu yönü ile konkordato teklifinin alacaklıların lehine olduğunu, müvekkilinin salt vade konkordatosu teklif etmekle aynı zamanda işletmesini mali dar boğazdan çıkararak, faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde devam ettirmeyi de amaçladığını, başka bir ifade ile projenin salt borç tasfiyesine yönelmiş bir ödeme takvimi içermekte olmayıp, aynı zamanda şirketin iyileştirilmesini de amaçlamadığını, buna rağmen kaynaklarının yaklaşık %92'sini borç tasfiyesine ayırmış durumda olup, bu kapsamda ödeme teklifi kaynakları ile orantılı olduğunu, müvekkili ..., asıl borçlu ... Şirketi'nin %100 hissedarı ve dolayısıyla tek ortağı olduğunu, ancak tacir olmadığını, bu kapsamda iflasa da tabi olmadığını, müvekkili ..., yüzde yüz hissedarı olduğu ... Şirketi'nin borçlarının bir kısmından müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, kefil sıfatıyla sorumlu olduğu borç miktarı toplam 33.459.747,44 TL olduğunu, müvekkilinin ayrıca 2.000.000,00 TL şahsı borcu bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin toplam 35.459.747,44 TL borcu ve 9 adet alacaklısı bulunduğunu, müvekkilinin imtiyazlı alacaklısı ve amme borcu bulunmadığını, müvekkil ...'ın kefil sıfatıyla sorumlu olduğu borç miktarı 33.459.747,44 TL olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla sorumlu olduğu bu borç %100 hissedarı bulunduğu asıl konkordato borçlusu ... Şirketi'ne ait olduğunu, dolayısıyla bu borcun ... Şirketinin konkordato projesi çerçevesinde ödenmesi halinde müvekkilinin bu borçlarının da sona ereceğini, bu borçların ödenmesi ve şirket öz sermayesinin güçlendirilmesi amacıyla müvekkili ... piyasa değeri toplam 44.000.000 TL olan 3 adet taşınmazını şirkete devretmeyi de taahhüt ettiğini, müvekkilinin 28.000 TL emekli maaşı, 22.000 TL kira geliri ve aylık şirketten aldığı 50.000 TL huzur hakkı olmak üzere 100.000 TL geliri bulunduğunu, müvekkilinin 2.000.000,00 TL tutarındaki şahsi borcunu ise emekli maaşından ve konkordato mühleti içerisinde adına kayıtlı taşınmazlardan elde edeceği kira gelirlerinden ödeyeceğini, müvekkilinin, kefil sıfatıyla sorumlu olduğu 6 adet alacaklıya ait toplam 33.459.747,44 TL ve şahsen sorumlu olduğu 3 adet alacaklıya ait 2.000.000 Tl olmak üzere toplam 35.459.747,44 Tl borcunu konkordatonun tasdikini takip eden aydan başlamak üzere 48 ay içerisinde eşit taksitlerle ödemeyi vaad ettiğini, başka bir geliri ve mal varlığı bulunmadığından İİK m.285 kapsamında borçlarının vadesinde ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin varlığına ilişkin konkordato nedeni müvekkili ...için de mevcut olduğunu belirterek; İİK m. 286'da düzenlenen ve ekte sunulan belgelerin eksiksiz olduğunun tespiti ile başvurumuzun kabulü ve mevzuatta düzenlenen diğer tüm tedbirlerle birlikte üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine (İİK m. 287/I), İleride gerekli görülmesi halinde geçici mühletin iki ay süreyle uzatılmasına (İİK m. 287/IV), İİK m. 305 ve diğer ilgili hükümlerde yer alan şartların varlığının tespiti halinde konkordato projesinin tasdikine, rehinli alacaklılar açısından ise sürecin İİK m. 308/h kapsamında yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki ve rehinli alacaklılarla müzakere istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709).
Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10,15).
Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir.
Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.
Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.
Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).

Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.
Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.
HMK 74. maddesi uyarınca davacılar vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği ve konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
İİK 286. maddede belirtilen belgelerin sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce, borçlular hakkında 22.09.2025 tarihi saat 12: 00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kurulana Dair Yönetmeliğin 4. ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti davacıların faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir.
İİK 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112,1. Cilt).
İsv.İİK ‘da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça," borçlunun iyileşmesi " kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187)
İİK'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl temin edileceği kapsamında, Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.
Konkordato geçici komiser heyetinin 29/09/2025 havale tarihli ön raporunu sunduğu, raporda; ''Borçlu, ...Şti. ve ...’a ait Konkodato Ön Projelerinde, maddi hatalar tespit edildiği ve projelerin revize edilmesi gerektiği, borçlu şirketin rayiç değer bilançosu, şirket varlıklarının rayiç değerlerinin teknik bilirkişiler tarafından tespit edilmesinden sonra düzenleneceği, rayiç değer bilançosu düzenlendikten iflâs hâli ile konkordato teklifinin karşılaştırmasına ilişkin tablonun hazırlanacağı, 01.03.2025 tarihi ile konkordato başvuru tarihi arasında satılan varlıklara ilişkin detay bilgilerin şirket yetkililerinden talep edildiği, ön raporun mahkemenin kararı uyarınca bir haftalık sürede mahkemeye sunulması gerektiği ancak şirket yetkililerinden eksikliklere ilişkin olarak ek bilgi ve belge talep edileceği, söz konusu bilgi ve belgelerin heyete sunulması sonrası düzenlenecek ilk aylık raporda daha detaylı bilgilendirmeler yapılacağı'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyetinin 31/10/2025 havale tarihli birinci ara raporunu sunduğu, raporda; ''Davacı şirketin 31.08.2025 ile 30.09.2025 tarihli mali tablolarının incelenmesi neticesinde şirketin demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, 2025/Eylül tarihi tibariyle beş kişinin istihdam edildiği, şirketin 30.09.2025 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosuna göre, yeterli öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, bilirkişi atamalarının komiser heyeti tarafından yapıldığı ancak henüz bilirkişi raporları gelmediği için Rayiç Değer Bilanço çalışmasının yapılamadığı, şirketin, net satış hedefine çok yaklaştığı (%88,51 oranında) ancak kâr hedefini yakalamaktan çok uzak (-%7,44 zarar) olduğu, 30.09.2025 tarihli bilançodaki “Hazır Değerler” kalemlerinin, verilen Çekler ve Ödeme Emirleri hesabı nedeni ile (-) negatif değerde olduğu, bunun, mevcut hazır değerlerin, verilen çekleri ödeme kabiliyetinin olmadığını gösterdiği, kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar içerisindeki konkordatoya tabi borçların Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar hesaplarına aktarılması gerektiği, ön projedeki sadece “Proje Öncesi Alacaklardan Nakit Girişi” kaynaklarının nakit girişinin sağlandığı, diğer kaynaklarla ilgili hedeflerin bu dönemde sağlanamadığı, şirketin mali verileri incelendiğinde; projede yer alan taşıtlardan 2 adet aracın konkordatodan kısa bir süre önce satıldığı, 2016 skoda fabia marka aracın 4.881.594,56 TL'ye, toyota marka aracın 2.981.919,10 TL'ye satıldığı, şirket yetkilisi ile yapılan ilk toplantıda, söz konusu satışın konkordato masraflarını karşılamak için yapıldığının ifade edildiği, bu hususa ilişkin takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, “Proje Öncesi Gelmeyen Ticari Mal” kaynağından 83.200.000,04 TL kaynak beklendiği, bu kaynağın dayanağının şirketin 83.200.000,00 TL Çek keşide ettiği, ... şirketi ile Hane Kumaş şirketinden gelecek ürünlerin satışından elde edileceği, Verilen Sipariş Avansları içerisindeki bu tutarın 30.09.2025 tarihi itibariyle azalmadığı, dolayısıyla henüz söz konusu şirketlerden olan ... firmasından gelen herhangi bir ürün olmadığının ifade edildiği, ... firmasına olan bakiyenin somut delillerle ispatlanması gerektiği ve bu tutarla ilgili borçludan yazılı beyan talep edildiği, 130.150.000,00 TL bakiyeli “Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri” hesabında 127.650.000,00 TL.’nin “Verilen Muhtelif Çekler” olarak yasal kayıtlara alındığı ancak hangi firmalara verilen çekler olduğunun gösterilmediği, 21.422.798,18 TL. bakiyeli “Gelecek Aylara Ait Giderler” hesabının, alt hesabında “Üç Aylık İnd.Gid.” olarak gösterildiği, bu açıklamanın neyi ifade ettiğinin anlaşılamadığı, “Ortaklara Borçlar” Hesabının son bir ay içerisinde 3.800.000,00 TL yükseldiği, Alıcılar ve Satıcılar hesap mutabakatlarının yapılarak gerçek alacak ve borç tutarlarının tespit edilmesinin, konkordato sürecinin sağlıklı yürümesi açısından önemli olduğu, ön projeye ait maddi hataların ve çelişkilerin düzeltilmesi gerektiği, sunulan ödeme planına bakıldığında ilk 6 taksit ödemesinin diğer aylara göre daha yüksek olduğu, bunun amacının ne olduğunun projeden anlaşılamadığı, bu kapsamda davacıların bu hususu da açıklamasının gerektiği, ön Projedeki “Nakit Akım Tablosu”nun 2025/8-2029 arasını kapsayacak şekilde kümülatif şekilde hazırlandığı, mali tablolar üzerinde sağlıklı analiz yapabilmek için yıllar itibariyle ayrı ayrı nakit giriş ve çıkışlarının gösterilmesi gerektiği, borçlu Şirketin konkordato ön projesinin uygulanabilirliğinin ... firmasından tedarik edilecek siparişlere bağlı olduğu, siparişlerin tedarik edilip edilmeyeceğinin, tedarik edilecekse de zaman aralığının belirsiz olduğu; bu sebeple konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin şu an için düşük olarak değerlendirildiği, borçlu şirket tarafından Konkordato Ön Projesinin revize edilmesi gerektiği, revize ön projede özellikle; Şirket ortağı adına kayıtlı olan gayrimenkullerden hangilerinin sermaye olarak gösterildiği; hangi dönem/vadelerde paraya çevrileceğinin taahhüt edildiği, kaynak olarak gösterilen ön proje öncesi gelmeyen ticari malların somutlaştırılarak; bu malları gösteren bilgi ve belgelere yer verilmesi gerektiği düzeltilen ön projeye ve alınacak bilirkişi raporları sonrasında hazırlanacak rayiç değer bilançosuna göre konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin yeniden değerlendirileceği, ....Yönünden; borçlu ... ön projede, şahsına ait 3 adet taşınmazın kaynak olarak gösterildiği ve toplam değerinin 44.000.000,00 TL. olarak belirtildiği, ancak projede hangi taşınmazın konkordato kaynağı olarak belirlendiğinin ve değerinin nasıl tespit edildiğinin belirtilmediğini, bu gayrimenkullerin satışına yönelik nasıl bir eylem planı hazırlandığının, değerleme, satış ilanı v.b. çalışmaların yapılıp yapılmadığına yönelik herhangi bir bilgi verilmediğini, benzer şekilde, kaynak olarak aylık 28.000,00 TL emekli maaşının gösterildiğini, buna ilişkin belge (Banka Hesap Dökümü, Bordro v.b.) sunulmadığını, kira geliri olarak aylık 22.000,00 TL. kaynak gösterildiğini ancak hangi taşınmazdan kira geliri elde edileceğinin belirtilmediği, borçlu gerçek kişinin Konkordato Ön Projesinin gösterilen kaynaklar yönünden revize edilmesi gerektiği, kaynaklar ve kaynakların elde edilme biçimi somutlaştırılıncaya kadar komiser heyetimizce konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin şu an için düşük görüldüğü'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Konkordato geçici komiser heyetinde yer alan Yeminli Mali Müşavir ..., Mali Müşavir ...ve İcra İflas Hukuku alanında ... tarafından düzenlenen 05/12/2025 havale tarihli geçici mühlet nihai raporunda ; '' 31.08.2025 ile 31.10.2025 tarihli mali tablolarının ...Ltd Şti. yönünden; şirketin demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, 2025/Ekim tarihi tibariyle Beş (5) kişinin istihdam edildiği, Şirketin 31.10.2025 tarihi itibariyle kaydi değer bilançosuna göre, yeterli öz kaynağa sahip olduğu ve borca batık olmadığı, şirketin 31.10.2025 tarihli rayiç bilançosuna göre borca batık olmadığı, şirketin gelir tabloları incelendiğinde; 31.10.2025 tarihi itibariyle öngördüğü karlılık tutarını tutturamadığı gibi ayrıca zarar ettiği bu zararın ise konkordato masraflarını karşılamak için satışı gerçekleştirildiği beyan edilen taşıtlardan ve ilgili dönemlerdeki faaliyet giderlerinden kaynaklandığı, şirketin öz kaynaklarına bakıldığında; konkordato talebine dayanak 31.08.2025 tarihli mali verilerine göre (-) 4.336.419,68 TL tutarında azalmanın mevcut olduğu bu azalmanın taşıt satışları ile faaliyet döneminde elde edilen zarardan kaynaklandığı, şirketin 09.07.2024 tarihinde konkordatoya tabi ilk çeki düzenlemiş olduğu, 2024 yılında toplamda 47.300.000,00 TL ve 2025 yılında toplamda 75.900.000,00 TL tutarında çekin keşi edilmiş olduğu ve bu çeklerin bir çoğunun vadelerinin geçici mühlet tarihinden (22.09.2025) sonraki döneme ait olduğu, şirketin konkordato başvurusundaki mali verilerin 31.08.2025 tarihli olduğu, şirketin 31.08.2025 tarihli verilerine göre, ortaklardan alacakların bulunmadığı, ortaklara borçlar hesabında 601.871,05 TL. bakiye bulunduğu, bu tutarın 31.10.2025 tarihi itibariyle 4.737.709,83 TL. ye çıktığı, şirketin ön projesinde şirket ortağının ve annesinin adına kayıtlı gayrimenkullerin şirkete sermaye olarak konularak satışlarından 33.600.000,00 TL kaynak girişi sağlanacağının öngörüldüğü (... Proje s.6-7). diğer taraftan şirket ortağının ve annesinin sermaye olarak şirkete eklemeyi taahhüt ettikleri taşınmazların satış bedeline karşılık bir alacak iktisap edip etmeyeceklerinin belirsiz olduğu, revize projedeki proforma gelir tablosundaki 2025-2030 yılları arası finansman gideri toplamının 34.930.351,16 TL olduğu ancak projenin konkordato teklifi bölümünde belirtilen “ borçlara önerilen %30 faiz” tutarının 50.413.250,68 TL olduğu, ayrıca revize projede yer almayan proforma nakit tablosunun sonradan sunulmuş olduğu, proforma nakit akım tablosunda alacaklılara ödenecek faiz ödemelerinin toplam tutarının 49.046.200,00 TL olduğu, buna göre proforma gelir tablosunun revize edilmesi gerektiği, bu şekilde yapılan düzeltme neticesinde, “Proje dönemi faaliyet gelirlerinden nakit girişleri olarak gösterilen” 91.201.233,71 TL.lik kaynağın azalacağı, şirketin ödemelerini 48 aylık bir vadeye yayması ve bir defaya mahsus olmak üzere teklif edilen %30 faiz teklifinin alacaklıların menfaatini ihlal edecek nitelikte olduğu, vadenin uzun olduğu gibi faizin bir defaya mahsus olarak taahhüt edildiği bu durumda yıllık faiz oranının %7,5 'a karşılık geldiği ve kanuni temerrüt faizi %24'ün oldukça aşağısında kaldığı, şirket'in proje dahilinde toplamda 91.201.233,71 TL dönem net karı elde edeceğini öngördüğü elde edilecek net kar hesaplanırken 01.11.2025 tarihinden başlanıldığı Aralık 2030'a kadar 5 yıl 2 aylık bir projeksiyon yapıldığı, öngörülen toplam dönem net kârının 5 yıl 2 aya bölündüğünde şirketin bir yılda yaklaşık 23.232.774,10 TL (Bu rakam alınırken proforma gelir tablosunda bu yıllar için öngörülen karlılık 120.035.999,52 TL olması nedeniyle bu tutarın 5 yıl 2 ay karşılığı yani 62 aylık ortalaması alınarak hesaplanmıştır) dönem net kârı elde etmesi gerektiğinin hesap edildiği, şirket'in geçmişe dönük gelir tabloları incelendiğinde 2022 yılını 30.368,94 TL, 2023 yılını 30.127,45 TL, 2024 yılını 150.416,28 TL ve 31.10.2025 tarihi itibariyle (-) 4.153.558,36 TL olduğunun görüldüğü, geçmiş yıl karlarının, hedeflenen kârın oldukça altında olduğu bununla birlikte finansman giderlerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, şirket'in 2022 yılında 2.128.570,54 TL, 2023 yılında 1.391.828,07 TL, 2024 yılında 9.707.143,90 TL ve 2025 yılı ilk 10 ayında 11.609.833,26 TL finansman giderine katlandığının tespit edildiği, şirket'in finansman giderleri hariç 2022 yılında 2.158.939,48 TL, 2023 yılında 1.421.955,52 TL, 2024 yılında 9.857.560,18 TL ve 2025 yılı ilk 10 ayında 7.456.274,90 TL olarak hesaplandığı, şirketin önceki dönem mali verilerine göre elde etmiş olduğu dönem net kar tutarları dikkate alındığında kaynak olarak gösterilen faaliyet karlılığını sağlayamayacağı gibi faiz öncesi karlılık dahi dikkate alınsa bu kaynağı sağlamasının mümkün olmadığı, şirketin proje dahilinde dönembaşı nakit ve bankalar hesabından öngörülen kaynak tutarının 7.294.225,96 TL olduğu, 31.10.2025 tarihli mali verileri incelendiğinde; kasa hesabının 2.000,00 TL ve bankalar hesabının 7.292.225,96 TL bakiye verdiği, şirket bilançosunda belirtilen tutarların mevcut olması nedeniyle bu aşamada bu kaynağın sağlanabileceği, şirketin proje dahilinde alınan çeklerden öngördüğü kaynak tutarının 2.225.300,37 TL olduğu, 31.10.2025 tarihli mali verileri incelendiğinde; alınan çekler hesabının aynı tutarda mevcut olması nedeniyle bu aşamada bu kaynağın sağlanabileceği, verilen Sipariş Avanslarından kaynak olarak gösterilen 73.980.000,02.-TL'nin 31.10.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda 123.300.000,04 TL olarak mevcut olduğunun görüldüğü, şirketten verilen sipariş avanslarına ilişkin sipariş sözleşmeleri ve ilgili firmalar tarafından bu avanslara konu malların alınabileceğine ilişkin yazılar talep edilmiş ise de rapor tarihine kadar sunulmadığı, toplamda 123.300.000 TL olan sipariş avanslarında en büyük payın ön projede de belirtildiği üzere 74.700.000 TL değerindeki payla ...Tica. A.Ş.'ye ait olduğu buna karşılık siparişler karşılığı kendisine çek verildiği ifade edilen ... Mahkemeye borçlu olmadığına yönelik beyanlarda bulunduğu, sipariş avanslarının hukuken karşılığının olup olmadığı ve beyanların doğruluğunun incelenmesi mümkün olmadığı, diğer taraftan ... Dış Tica. A.Ş'nin beyanlarından ilgili siparişlerin kendileri tarafından konkordato borçlusu Şirkete teslim edilmeyeceğinin anlaşıldığı, toplam 123.300.000,04 TL değerindeki sipariş avansları içinde 74.700.000 TL değerle en yüksek paya sahip olan siparişlerin, kısa vadede Şirket açısından erişilebilir nitelikte olmadığı dikkate alındığında, 74.700.000 TL değerindeki sipariş avanslarının somut bir kaynak olmadığı, konkordato kaynağı olarak gösterilen 18.885.659,88.-TL'nin “Ticari Alacaklardan Yapılacak Tahsilat” kaleminin 31.10.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda 18.885.659,88 TL olarak mevcut olduğunun görüldüğü, ticari alacaklardan 2025 yılında herhangi bir tahsilatın yapılmadığı ve bakiyelerin bir önceki dönemden devrettiği birlikte değerlendirildiğinde bu aşamada belirtilen tutarlarda bir kaynağın sağlanmasının bu aşamada mümkün olmadığı, konkordato kaynağı olarak gösterilen 15.267.757,50.-TL stok kaleminin 31.10.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda 17.447.442,30 TL olarak mevcut olduğunun görüldüğü, bilirkişi tarafından yapılan değerlemede stokların rayiç değerinin 15.267.757,50 TL olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen stokların kaynak olarak gösterilmiş olduğu, ancak asgari stok ayrımı gerçekleştirilmeden bilirkişi tarafından belirlenen stoğun tamamının kaynak olarak gösterilmesi nedeniyle bu aşamada kaynağı tam olarak sağlayamayacağı, Konkordato kaynağı olarak gösterilen 5.095.000,00.-TL'lik taşıt satışının 31.10.2025 tarihli kaydi değer bilançosunda 10.921.765,28 TL olarak mevcut olduğu ve bilirkişi tarafından yapılan değerlemede taşıtların rayiç değerinin aynı tutarda tespit edildiği göz önünde bulundurularak, öngörünün gerçekleşebileceği, revize projede şirket ortağı ve annesine ait taşınmazların satılarak şirkete sermaye olarak konulacağının ifade edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre söz konusu taşınmazların değerinin gösterilen 33.600.000,00 TL tutarında tespit edildiği, şirket ortağının ve annesinin sermaye olarak şirkete eklemeyi taahhüt ettikleri taşınmazların satış bedeline karşılık bir alacak iktisap edip etmeyeceklerinin belirsiz olduğu, bu kaynağın somutlaştırılması için Şirket tarafından gerçekçi bir satış projeksiyonun ortaya konulması gerektiği, revize Projeye ait maddi hataların ve çelişkilerin düzeltilmesi gerektiği, şirketin konkordatosunu başarıya ulaştırma ihtimalinin bulunmadığı ve Şirkete kesin mühlet verilmeyebileceği kanaatine varıldığı, ... Yönünden ;borçlu ve annesine ait toplam 8 taşınmazın satışına yönelik nasıl bir eylem planı hazırladığı, satış ilanı vb. çalışmaların yapılıp yapılmadığına yönelik bilgi verilmediği, şirketin ön projesinde kaynak olarak belirtilen aynı taşınmazların ortağın ön projesinde de kaynak olarak gösterildiği, aynı taşınmazın satış bedelinin ortağın da kefalet borcunu TBK m. 598 hükmü gereği sona erdirebilmesi için satış bedelinin münhasıran kefil olunan borçların ödemesinde kullanılması gerektiği, bu hususunsa konkordato mühletinin etkileri ve alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi gereği mümkün olmadığı, buna göre iki ön projede de aynı taşınmazların kaynak olarak gösterilmesinin isabetli olmadığı, böylece ortağın ön projesinde ağırlığı oluşturan bir kaynak grubunun soyut hâle geldiği, borçlu gerçek kişinin konkordatosunu başarıya ulaştırma ihtimalinin bulunmadığı ve gerçek kişiye kesin mühlet verilmeyebileceği kanaatine varılmıştır.'' yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görüldü.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi ve davacı gerçek kişi ... adına İİK'nin 292. maddesi uyarınca duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiş, davacı şirketi yetkilisi ...'ın duruşmaya iştirak ettiği anlaşılmış, beyanları tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve komiser heyeti raporları, alacaklıların duruşmada alınan beyanları ile yazılı beyanları değerlendirildiğinde; şirket'in geçmiş yıl kârlarının, hedeflenen kârın oldukça altında olduğu bununla birlikte finansman giderlerinin 2024 ve 2025 yıllarında artış gösterdiği, şirketin önceki dönem mali verilerine göre elde etmiş olduğu dönem net kâr tutarları dikkate alındığında kaynak olarak gösterilen faaliyet karlılığını sağlayamayacağı gibi faiz öncesi kârlılık dahi dikkate alınsa bu kaynağı sağlamasının mümkün olmadığı, davacı şirketin en önemli konkordato kaynağı olarak öngördüğü faaliyet kârı ile sipariş avanslarının gerçekçi ve inandırıcı olmadığı, davacı gerçek kişinin konkordato kaynağı olarak bildirdiği taşınmazın şirketin konkordato kaynakları arasında yer aldığı, davacı gerçek kişini kendine özgü ödeme planı içeren bir konkordato teklifinin bulunmadığı, davacı şirketin güncel rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, iflasın son çare olarak değerlendirilmesi gerektiği, borçlu şirket ve gerçek kişi yönünden iflası gerektiren bir durumun bulunmadığı dikkate alınarak İİK 292. maddesi uyarınca başarıya ulaşma ihtimali bulunmayan konkordatonun reddine, borçlular hakkında verilen geçici mühletin ve tedbirlerin kaldırılmasına, konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Konkordatonun tasdiki talebinin reddine,

1-Davacı borçlular ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (VERGİ NO: ..., MERSİS NO: ...) ve ... T.C Kimlik nolu ... hakkında mahkememizce verilen geçici mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına,
Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine,
... ŞİRKETİ ve ...'ın konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve geçici mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırıldığına karar verildiğinin Ticaret Sicil Gazetesi ve Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan edilmesine ve kararın İİK 288.maddesinde belirtilen ilgili yerlere derhal bildirilmesine,

2-Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,

4-Borçlular tarafından yatırılan konkordato gider avansından komiser heyeti ücretlerinin ödenmesinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde borçlulara iadesine,

5-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Dair, borçlular vekili, borçlu şirket yetkilisi, komiser heyetinin ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/2 maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025