İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Gıda Ticaret Limited Şirketi hakkında .... İcra Müdürlüğü 2024/... E.
sayılı dosyası ile 31.08.2022 tarihli Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan 48.348,94 TL asıl alacak ve 2.840,67 TL faiz olmak üzere toplam 51.189,61 TL alacağın tahsiline ilişkin olarak 12/06/2024 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın 13/06/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, ödeme emrine, faize, faiz oranına, işlemiş faize, tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiği, borçlunun itirazı üzerine söz konusu Lisans Sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan borcun tahsil edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak belirlenen Arabuluculuk kurumuna 2024/... Arabuluculuk numarası ile 12/07/2024 tarihinde başvurulduğunu ancak 02/08/2024 tarihli “Hukuki Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı"nda e borçlu/davalı ile anlaşma sağlanamadığını, dolayısı ile iş bu davayı açtıklarını, Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamalarına ilişkin açıklamaları doğrultusunda, davalı borçludan talep edilen alacak, sözleşme hükümleri gereğince likit olup, belirlenebilir-bilinebilir nitelikte olması sebebiyle İcra ve İflas Kanununun 67. maddesi uyarınca müvekkilinin meslek birliği lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkememiz ara kararı uyarınca .... İcra Dairesinin 2024/... sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden istenilmesine karar verildiği, dosyanın incelenmek üzere mahkememiz dosyası içerisine alındığı görülmüştür.
Mahkememizce davalı ... Gıda Ticaret Limited Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalı vekilinin herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 13/06/2024 tarihli dilekçesinde özetle; İdda edilen asıl alacak bedeline işlemiş ve işleyecek faize faiz oranına vekalet ücretine masraf ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür.
Mahkememizin 11/12/2025 tarihli duruşmasında davacı vekilinin; " Dava dilekçemizi tekrar ederiz, tahkikat aşamasına geçilmesine bir diyeceğimiz yoktur, Sulh ve arabuluculuk talebimiz yoktur, iddialarımızı tekrar ederiz, gerekli inceleme yapılsın, mahkemenizin 2025/... Esas sayılı dosyası ile işbu dosyadaki taraflar ve konu aynıdır, sadece icra dosyaları farklıdır birleştirme talebimiz vardır." Şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce İstanbul 4. FSHHM'nin(Mahkememizin) 2025/... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden celp edildiği, dosyanın incelenmesinde dava konusunun mahkememiz dosyası ile benzer olduğu davacısının ... ve davalısının ... Gıda Ticaret Limited Şirketi olduğu anlaşılmıştır.
HMK’nun 166/1. maddesinde “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.” şeklinde birleştirme kararı düzenlendikten sonra aynı maddenin 4. fıkrasında davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantının varsayıldığı kabul edilmiştir.
HMK‘nun 167/1. maddesinde ise “Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir.” şeklinde davaların ayrılması düzenlenmiş ve 168. madde de birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna ancak hükümle birlikte gidilebileceği düzenlenmiştir.
Davaların birleştirilmesi bakımından temel şart bağlantı bulunmasıdır. Bağlantı için aynı veya benzer sebep bulunması ya da hükümlerinin birinin diğerini etkileyecek olması gerekir. Bu şartların gerçekleşmesi halinde birleştirme kararı verilebilir. Açılan davalarda her iki dava da aynı vakalara dayanıyorsa burada aynı sebepten doğma şartı gerçekleşmiş olmaktadır. Örneğin, aynı fiilden veya aynı hukuki işlemden kaynaklanan fakat farklı hukuki sorumluluk sebepleriyle sorumlu olan iki kişiye karşın ayrı ayrı dava açıldığından aynı sebep şartı gerçekleşmiş olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, her iki davanın aynı olması değil, dava sebeplerinin aynı olmasıdır.
Davaların benzer sebeplerden doğması halinde ise görünüşte bir benzerlik yada salt amaç benzerliği birleştirme için yeterli sayılamaz. Doktrinde bu hususta aynı amaca hizmet eden veya aynı sonuca yönelmiş sebeplerin benzer sayılması, hayatın olağan akışı içinde birbiriyle ilişki içinde olan veya bu ilişkiyi kurmak için yeterli emare bulunan durumlarda benzerlik kabul edilmeli görüşü belirtilmektedir (Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuku, 15. Basım, Cilt 2, Sayfa 1429 ve devamı).
Kanunun birleştirme konusunda aradığı diğer şart ise biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olmasıdır. Dava sebeplerinin aynı ve benzer olasında, davayı sonuca götüren ve davanın dayanağı olan sebepte bir yakınlık söz konusuyken burada davaların sonucunun birbirine etkisinin olması, deyim yerindeyse sonuçta yakınlık olması aranmaktadır demek yanlış olmayacaktır. Bu noktada bağlantı için sebepten değil, sonuçtan, yani taleplerden ve bu taleplerin doğuracağı muhtemel hükümlerden hareket edilmektedir. Diğer birleştirme şartlarında (aynı veya benzer sebepten doğma) daha çok tahkikat birlikteliği, usul ekonomisi öne çıkarken burada, çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçme hukuki güvenliği koruma amacı öne çıkmaktadır (Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuku, 15. Basım, Cilt 2, Sayfa 1432). (... BAM 8.HD 2020/138 E.; 2020/165 K.; İstanbul BAM 46.HD 2021/104 E.; 2023/501 K.; Kayseri 1.HD 2020/157 E.; 2020/153 K.;)
Mahkememizce UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada İstanbul 4. FSHHM'nin (Mahkememizin) 2025/... Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu, duruşmasının 09/04/2026 tarihine bırakıldığı uyap sisteminden görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre; huzurdaki dava yönünden İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davaların netice-i taleplerinin benzer olduğu, dolayısıyla hukuk güvenliği ilkesi gereğince birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, (aynı veya benzer sebepten doğma) daha çok tahkikat birlikteliği, usul ekonomisi öne çıkarken burada, çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçme hukuki güvenliği koruma amacı dikkate alındığında davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, mahkememizin iş bu dosyasının İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkememizde görülen 2025/122 Esas sayılı dosyası ile İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla, mahkememiz dosyasının İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında HMK'nun 166 maddesi uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,

2-Yargılamanın İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmesine,

3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konularının birleşen mahkemede düşünülmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ESAS KARARLA BİRLİKTE 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025