Alacak (Ödünç Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %15,15 oranında paya sahip ortağı olduğunu, müvekkilinin 2014 yılında davalı şirkete, bir kısım finansal ihtiyaçlarının karşılanması için 13.264.764 USD borç verdiğini (müvekkili adına vekaleten takip edilen hisse satış işlemleri dolayısıyla elde ettiği bedelin bir kısmını yine vekaleten şirkete verdiğini) ve bu alacağın şirket kayıtlarına da bu şekilde işlendiğini, davalı şirketin 31 Aralık 2017 tarihli bilançosunun 31 Aralık 2016 tarihindeki tabloyu gösteren sütununda “Uzun Vadeli Yükümlülükler-Diğer borçlar- İlişkili taraflara diğer borçlar” kaleminde davalı şirketin ortaklara borcunun 318.173.382 TL olarak görüldüğünü, yine 31 Aralık 2017 tarihli bilançoda 31 Aralık 2017 tarihli sütunda ise “Uzun Vadeli Yükümlülükler - Diğer borçlar - İlişkili taraflara diğer borçlar" kaleminde şirketin ortaklara borcunun 486.944 520 TL olarak görüldüğünü, şirketin 31 Aralık 2018 tarihli bilançosunun 31 Aratık 2017 tarihindeki tabloyu gösteren sütununda “II-Uzun Vadeli Borçlar C) Diğer borçlar 1- Ortaklara borçlar” kaleminde şirketin ortaklara borcunun 192.751.966,77 TL olarak görüldüğünü ve yine 31 Aralık 2018 tarihli bilançoda 31 Aralık 2018 tarihli sütunda ise “II-Uzun Vadeli Borçlar C) Diğer borçlar 1- Ortaklara borçlar” kaleminde 188.518.704,53 TL olarak göründüğünü, ek olarak 31 Aralık 2018 tarinli bilançoda 31 Aralık 2018 tarihli sütunda ise "II-Uzun Vadeli Borçlar C) Diğer borçlar 4- Diğer Çeşitli Barçla" kalemi açıldığını ve bu diğer çeşitli borçların 192.350.87,62 TL olarak görüldüğünü; davalı şirketin 28 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toptantısında dava konusu alacağın diğer hissedar alacakları ile birlikte Uzun Vadeli Ortaklara Borçlar hesabı altında takip edilmekte olduğunun belirtildiğini ve bu cihetle alacağın varlığının kabul edildiğini; 31 Mart 2018 tarihinde alınan bir Yönetim Kurulu Kararı ile ... tarafından verilmiş olan ABD Doları cinsinden borçların alış tarihindeki Türk Lirası karşılıkları üzerinden takip edilerek, 2014 ila 2017 yılları arasındaki döviz bazlı takip edilen hesaplardan kur farklarının tenzil edildiğini ve ortakların alacaklarının Türk Lirası bazlı hesaplara intikal ettirildiğini, söz konusu kur farkı düzeltme işleminin şirketin ticari defterlerine kayıt edilmesine karar verildiği, davalı şirkete dava konusu alacağa ilişkin ihtarnameler tebliğ edildiğini ve tutarın yıllık 69 oranındaki faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, Bağımsız Denetçi raporuna ortakların şirketten talep ettikleri alacakların yansıdığının göründüğünü, şirket genel kurulunun 19 Haziran 2019 tarihinde sermaye artırımı yapılması gündemiyle olağanüstü toplantıya çağrılmış olduğunu ve tadil metninde yer alan “nakden yapılan sermaye artışının ortakların şirketten olan alacakları ile karşılanması ile mahsup edilebilir” ibaresi ile davalı şirketin davacıya borcu olduğunun ikrar edildiğini, 17 Temmuz 2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen sermaye artırım kararının alındığını, müvekkilinin davalı şirketten alacağının varlığı konusunda bir çekişme olmadığını; yapılan arabuluculuk sonrasında bir anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin ABD Doları cinsinden alacağının muaccel olduğunu, davalı şirkete sermayeye eklenmek üzere sermaye avansı gibi değil geri alınmak üzere 2014 yılında borç olarak verildiğini, taraflarca herhangi bir faiz kararlaştırılmadığını ancak TBK'nın Madde 387/2. fıkrası gereğince taraflarca kararlaştırılmamış olsa dahi ticari tüketim ödüncü sözleşmelerinde faiz istenebileceğini, huzurdaki davada akdi faize ilişkin tüm hakların saklı tutulduğunu ve asıl alacağa işlemiş temerrüt faizinin talep edildiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta müvekkilinin davalı şirkete verdiği borcun geri ödeme talebinin davalı şirkete ulaştığı 25 Ekim 2018 tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar İşleyecek Devlet Bankalarının ABD Doları cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile (temerrüt faizi) ile ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek, dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 13.264.764,00 USD asıl alacak ve 720.476,57 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.985.240,57 USD alacak ile birlikte asıl alacağın fiili ödeme gününe kadar ABD Doları cinsinden işlemiş faizin fiili ödeme günündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz efektif satış kuru üzerinden ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir zaman borç kabul ve ikrarı olmadığını, davacının iddiasını ispata yarar ödeme dekontu yada sözleşme bulunmadığını, davacının iddia ettiği alacağının kaynağının, ... ve grup şirketlerin hisse alım satımları olduğunu, davacının, ... aile şirketlerine ait enerji şirketlerine koyması gereken sermayeyi kendi bireysel nakdi kaynağından koymayıp ... ... kaynaklarını kullanmak suretiyle bu sermayeyi temin ettiğini; davacının bilgisi dahilinde ve isteği ile davacı adına diğer şirketlere sermaye konulduğunu, müvekkili şirketin tüm işlemlerinde eşit işlem ilkesine uygun davranıldığını, davacının dava açmakta kötüniyetli olduğunu, davada ileri sürülen faiz talebinin de yasaya ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

davalı şirketin ortağı olan davacı tarafından, davalı şirkete ödünç (borç) olarak verildiği ileri sürülen 13.264.764,00 USD'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkin olup çözülmesi gereken uyuşmazlık ileri sürülen hukuksal nedenlere dayalı olarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu ve tahsilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü kayıtlarına göre; davacının davalı şirkette 2018 yılı içerisinde %15,15 hisseye sahip olduğu, görülmüştür.
Davalı şirkete ilişkin finansal tabloların, genel kurul ve yönetim kurulu toplantı tutanakları ve kararların dosya içerisinde olduğu görülmüştür.

Davacının alacağının ödenmesini talep ettiği ihtarname ile davalı şirketin verdiği cevabı ihtarname örneklerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Davalı şirket yönetim kurulu başkan ... ...'ın davacı ... ile şirket ortağı ... ...'e gönderdiği 01/01/2014 tarihli mailde; ... A.Ş. ve ... A.Ş'nin satışına ilişkin olarak;
“Sevgili Ablalar, Bilgi vermek istiyorum..
Yaklaşık son 6 aydır enerji grubumuzdaki 3 adet tamamlanmış ve faaliyette olan barajlarımızı salmaya çalışıyordum, zira gayrimenkul şirketimiz olan ... ...'da kısa vadeli yüksek miktarda kredi kullanmaktayız,bu kredileri artık kapatmamız gerekiyor...
... Holding ile 3-4 ay önce satış konusunda anlaştık, due dilligencelar, satış sözleşmeleri, alınması gereken izinler vs hazırlandı ve tamamlandı, sadece rekabet kurulunun ekim ayı ortasında izni gelecek hayırlısıyla ve biz de kuvvetle muhtemel kasım ayının İnci veya 2 nci haftası içinde closing'iyapıp, parayı alıp, bu 3 barajımızı satmış olacağız...
Bu 3 baraj 2 şirketimize aittir... ve ... barajları ... a.ş şirketine,... barajı ise ... a.ş. 'ye aittir. Yani bu 2 şirketi satıyoruz..Bu 2 şirketin toplam satış bedeli (enterprise value) 380.000.000.-$ 'dır..Bu 2 şirketin bankalara proje finansmanı olarak kullandığı kredi borcu 230.000.000.-$ 'dır. Dolayısı ile yaklaşık 150.000.000.-$ net hisse bedeli olarak bize kalacaktır.. Bu 150.000.000.-$ 'ın;40.000.000.-$ 'ını aşağıdaki ... alacaklar;
... ... (% 65,24 hissedar) yaklaşık 26.000.000.-$
... (% 13,03 hissedar) yaklaşık 5.200.000.-$
... ... (% 14,65 hissedar) yaklaşık 5.860.000-$
... Döküm'e (%2,65 hissedar) yaklaşık 4.000.000.-5 (ama bu parayı ...'dan temettü olarak dağıtacağım)
... inşaat a.ş. (%1,20 hissedar) yaklaşık 1.800.000.-$ (bu para temettü olarak dağıtılmayacak)
... ... (% 0,81 hissedar) yaklaşık 1.200.000.-8 (kendisine ödenecek)
... ... (%2,43 hissedar) yaklaşık 3.600.000.-8 (kendisine ödenecek)
110.0.000.-$ 'ı gayrimenkul şirketimiz ... ... 'nın kredi borçları için gerekli bir meblağ. bu nedenle bu rakamı dağlamayacağız.. Bu meblağ ..., ... ve ... olarak şahsi hesaplarımıza yatacak ve biz bu meblağı ... ... 'ya faizsiz borç olarak vereceğiz (kanunen Şirketten faiz alamayız), ve ... ... 'dan bu kadar bir meblağ da alacaklı olacağız, bu çok iyi bir şey zira ... ... herhangi bir arsa sattığında veya iş yapıp para kazandığında bizler artık önümüzdeki dönemde bu parayı rahatça geri alabilir duruma gelmiş oluyoruz., (nerde o günler demeyin zira ... ... sıfır borcu yakalıyor 2015 sonlarında hayırlısıyla, bugünden sonra her yapılan arsa satışı şirkette fazlalık olacağından borcumuzu erkenden tahsil etme imkanı bulacağız, “yeni bombalar gelecek önümüzdeki günlerde pişmeden burda belirtmek istemiyorum)
Netice itibariyle yukarıdaki operasyonları yapabilmek için sizler adına birer hesap açtıracağım bayramdan sonrafzira satış bedelleri herkesin adına yatacak), bu hesaplarınızdan para çekme yetkisini alacağım ve yukardaki işlemleri yapacağım.
Anlaşılmayan bir konu varsa toplanabiliriz, daha detaylı da anlatabilirim bayramdan sonra veya sormak istediğiniz bir şey varsa sorun lütfen.”
Şeklinde bilgilendirmede bulunduğu görülmüştür.

Mahkememizce dosya ve davalı şirket defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, aldırılan 04/08/2021 tarihli kök ve 02/11/2021 tarihli ek raporlarda özetle; taraflarında kabulünde olan mail yazışmalarına göre taraflar arasında ticari bir tüketim ödüncü sözleşmesinin kurulduğu, taraflar arasında niteliğini tüketim ödüncü olarak ortaya konulan borç ilişkisinde tek taraflı bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, zira sözleşmelerin tarafların mutabakatı ile değişmesi gerektiği, nitekim defter ve kayıtlardan anlaşıldığı üzere davalı şirketin bu tutarı kayıtlarında uzun süre USD üzerinden izlediği ancak, daha sonra alınmış olan bir YK kararı ile bu tutarın TL üzerinden izlendiği, zira esasen hiçbir zaman gerçek bir borç olmadığı bu kararda ifade edildiği, davalı şirketin YK kararıyla tek taraflı olarak sözleşmenin esaslı bir hükmüne ilişkin tasarrufta bulunması mümkün olmayıp, bu davacı taraf için de bağlayıcı olmadığı ancak, şirketin bu tutarı TL üzerinden izlenmesi konusunda bir karar almasının önünde bir engel de olmadığı, bununla birlikte ödeme günü geldiğinde tutar, USD üzerinden ödenmesi gerektiği; bunun yanında eldeki davada uyuşmazlığın, davacı pay sahibinin davalı şirketten iddia ettiği tutarda alacaklı olup olmadığına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalı şirketin TTK 376. md kapsamına girmiş olmasının bu dava bakımından bir ehemmiyetinin olmadığı, bununla birlikte uygulamada birçok şirket kur farkları sebebiyle TTK 376 md kapsamına girebildiği ve hatta 2020 Aralık sonunda TTK 376. md ilişkin olarak 2018'de çıkartılan tebliğde kur farkları yönünden özel bir düzenleme de getirildiği, bu bağlamda tarihi daha önce olsa da davalı şirketin kur farkı zararının bilanço dengesini bozmaması adına mezkür tüketim ödüncünden doğan alacağı kendi hesaplarında TL üzerinden izlemek istemesinin bir mantığı olabileceği; bununla birlikte anılan sözleşmenin tek taraflı olarak değişmesini doğurmayacağı yönünde ayrıntılı görüş bildirilmiş; en son alınan bilirkişi kurulu ek raporunda, davacı tarafın alacak miktarı 12.217.965,82 USD asıl alacak ve temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz 378.626,90 USD olarak hesaplanmıştır.
Alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporları gerekçeli ve denetlenebilir ve dosya içeriğine uygun olduğu kabul edilmiş ve mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek 12.217.965,82 USD'nin 06/11/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen 14/04/2022 tarih, ... Karar sayılı kararın davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi nedeniyle, İstanbul BAM 13. H.D.'nin 13/03/2025 tarih, 2022/1190 Esas, 2025/400 Karar sayılı kararı ile; mahkemece yaptırılan mali bilirkişi incelemesi yukarıda sıralanan iddia ve savunmaları karşılamaktan uzak olduğu gibi, gerçek uyuşmazlık konusunun aydınlatılmasına da elverişli olmadığı, mahkemece yapılması gereken işin, davacının, davalı şirkete para gönderilen hesabına ilişkin hesap hareketleri de celbedilerek, bu hesaptan davalı şirket hesabına 2014 yılında ve sonrasında ne tutarda USD cinsinden para gönderildiği, davacının 2014 yılından dava tarihine dek her yıl davacı defter ve kayıtlarında ortaklara borçlar hesabında USD cinsinden ne tutarda alacaklı göründüğü, bu alacağın davacı hesabından davalı şirkete borç olarak aktarıldığı iddia olunan USD tutarları ile uyumlu olup olmadığı, buna göre davacının 2014 yılında davalı şirkete borç olarak verdiğini iddia ettiği 13.264.764,00 USD tutarında alacağı bulunup bulunmadığı hususunda gerekli görülmesi halinde birden fazla mali bilirkişiden oluşacak heyet marifetiyle, şayet ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin emsal gösterilen dosyasında alınan bilirkişi raporunda iş bu dava davacısı yönünden bir değerlendirme mevcut ise bu değerlendirmeler de göz önünde bulundurularak inceleme yaptırtılması ve rapor alınması gerekirken, her iki tarafın rapordaki mali tespitlere yönelik itirazları karşılanmaksızın, yine davalı yanın, davacının iddiasını aşar şekilde TL cinsinden ödemelerin raporda USD'ye çevrilmesinin hatalı olduğu yönündeki itirazı üzerinde durulmaksızın, yalnızca üzerlerinde cari hesaba mahsuben açıklaması bulunan 2014 ila 2018 yılları arasında düzenlenmiş havale dekontlara dayalı olarak düzenlenen, davacının alacak iddiasına yönelik olarak davalı şirket defterlerindeki kayıtlara ilişkin herhangi bir tespit içermeyen raporun hükme esas alınması ve yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, taraf vekillerinin bilirkişi raporunun mali incelemeler bölümüne ve bölüme dayalı kurulan hükme yönelik istinaf sebepleri haklı bulunduğu, kabule göre de; davacı yanın; harca esas değer kısmında 13.264.764,00 USD asıl alacak ve 720.476,54 USD işlemiş faiz olmak üzere 13.985.240,57 USD karşılığı 81.422.070,60 TL olarak gösterilmiş ise de, gerek dava dilekçelerinin, gerekse cevaba cevap dilekçelerinin sonuç kısmında fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak üzere şimdilik 13.264.764,00 USD asıl alacağın faiziyle ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, buna rağmen mahkemece reddedilen kısmın 13.985.240,57 USD üzerinden hesaplandığına yönelik istinaf sebebi, davacının dava ve cevap dilekçelerinde açıkça şimdilik 13.264.764,00 USD asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile davalıdan tahsilinin talep edilmiş olması karşısında, mahkemece davacıya harca esas değer ile netice-i talep arasındaki farklılığın sebebinin açıklatılmaması yerinde olmadığı gibi, şayet davacının dava tarihine dek olan faiz talebi için açtığı bir dava bulunduğu değerlendirilmiş ise, hüküm fıkrasında 12.217.965,82 USD'nin temerrüt tarihi olan 06/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar vermek yerine, dava tarihine dek olan işlemiş faizin de hüküm altına alınması ve kabul-red oranının buna göre belirlenmesi gerekirken, dava tarihine dek işlemiş faiz istemi tamamen reddedilmiş gibi hüküm tesisi ve kabul-red oranının buna göre hesaplanması isabetsiz olmuş, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunduğu gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
İstanbul BAM 13. H.D'sinin kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin 2025/280 Esasına alınıp yargılamaya devam olunmuş ve İstanbul BAM 13. H.D'sinin kaldırma kararı gerekçesi doğrultusunda ... A.Ş'.ye müzekkere yazılmış ve davacı ile davalıya ait hesapların 01/01/2014-27/08/2019 tarih aralığındaki hesap dökümü istenmiş, gelen cevap dosyaya alınmıştır.
İstanbul BAM 13 H.D.'sinin kaldırma kararı gerekçesinde yer verdiği .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporu ve yargılama sonucunda verilmiş gerekçeli karar ile Yargıtay 11. H.D'sinin onama kararının dosya içerisine alınmış olduğu görülmüştür.
İncelenmesinde; davacının alacağının ... A.Ş ve ... A.Ş'nin fiili satışından elde edildiği, bu satıştan davacının hissesine düşen bedellerden kaynaklandığı, yapılan işlemlerin ... ... A.Ş yönetiminin grup şirketlerini finansa etmek için uyguladığı finansman planı kapsamında davalı şirkete ödünç olarak verilmiş para olduğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiş, verilmiş olan karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi incelemesinden geçerek onanmış olduğu, dava konusu ödünç ilişkisinin dosyamız davacısının alacağını oluşturan satış ve finansman planı kapsamında davalı şirkete gönderilmiş paralardan kaynaklandığı görülmüştür.
Dosya İstanbul BAM 13. H.D.'sinin karar kaldırma gerekçesi doğrultusunda üç kişilik mali müşavirden oluşun bilirkişi kuruluna verilerek; tarafların getirtilen banka hesap kayıtları, dosyaya sunulan deliller ve davalı şirket defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak; davanın davacı tarafından ortağı olduğu davalı şirkete borç olarak verildiği ileri sürülen 13.264.764,00 USD paranın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu gözetilerek davacının hesabından 2014 yılı ve sonrasında ne tutarda USD cinsinden para gönderildiği, davalı defter ve kayıtlarından ... borçlar hesabından USD cinsinden davacının ne kadar alacaklı olduğu, bu alacağın davacının banka hesabından yapılan aktarmalardan uyumlu olup olmadığı, 2014 yılından itibaren davacının davalıya borç verdiği alacak miktarının 13.264.764,00 USD tutarından olup olmadığına yönelik rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi kurulundan aldırılan 24/09/2025 tarihli raporda özetle; Somut olayda davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkide; taraflar arasında hisse devir işlemleri olduğu, davacının pay sahibi olduğu dava dışı ... A.Ş. payının davalı şirkete satıldığı, bu satış işlemine istinaden davalı şirketçe kredi kullanıldığı, grup şirketlerine sermaye aktarımı olduğu, daha sonra dava dışı şirket hisselerinin davacıya dava dışı ... A.Ş.’deki hisseleri ile takas yapılarak iade edildiği, davalı şirket nezdinde ortaklara borçlar ve iştirakler hesaplarında muhasebesel süreçlerin takip edildiği, davacının iddiasının bu işlemlerin borç olduğu, davalının savunmasının ise; hisse devir işlemlerinin finansman modeli olduğu aksi durumda ise örtülü sermaye olarak kabul edilmesi gerektiği dosya muhteviyatındaki taraf beyanlarından ve dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının hesabından 2014 yılı ve sonrasında ne tutarda USD cinsinden para gönderildiği, davalı defter ve kayıtlarından ... borçlar hesabından USD cinsinden davacının ne kadar alacaklı olduğu, bu alacağın davacının banka hesabından yapılan aktarmalarla uyumlu olup olmadığı, 2014 yılından itibaren davacının davalıya borç verdiği alacak miktarının 13.264.764,00 USD tutarında olup olmadığına yönelik olarak şirket kayıtları ve dosya muhteviyatındaki belgeler üzerinden inceleme yapılmıştır. ... hesabı cari hesap, mizan, 2014 yevmiye kebir defterlerinin noter onaylı asılları yerinde incelemesi yapılmış olup 2015-2016-2017-2018 yılı dijital ortamdaki yevmiye, kebir defterlerin flash bellek içeriğinde kopyasının alındığını, 2014-2015-2016-2017-2018 yılı noter onaylı defterlerin asılları incelenmiş görüntüleri alındığını, tüzel kişiler hesap döneminin son ayına ait elektronik defterlerin beratları, 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliği’nde yapılan değişikliğe göre kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın son gününe kadar gönderilmelidir. Bu süre içerisinde yapılan hesap döneminin son ayına ait berat yüklemeleri kapanış onayı yerine geçecektir. Bahsedilen mevzuat hükümlerine göre; davalı şirketin davaya konu 2014-2015-2016-2017-2018 yıllarına ait yasal ticari defterlerinden e-defter olarak tutmuş olduğu yevmiye ve defter-i kebir defterlerinin, açılış ve kapanış tasdiklerinin (beratlarının) yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, yine fiziki olarak tutulan envanter defterinin de tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve defterlerin birbirini teyit ettiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK ile HMK’nın 222. maddesi amir hükümlerine göre; davalı şirketin, 2015-2016-2017-2018- yıllarına ait yasal ticari defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği, açılış ve kapanış beratları ile tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı tespit edilmiş olmakla birlikte, sahibi lehine kesin delil olma hususu Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan tespitler davalı ... İnşaat Şirketi tarafından sunulan 2014-2015-2016-2017-2018 yılı defterleri üzerinde yapılan tespitlerin rapora alındığı gibi olduğunu. İncelemeye Sunulan 331-431 Ortaklara Borçlar Hesabının Tetkiki davalının defter ve kayıtlarında tek düzen muhasebe sisteminde göre davacı ... adına açılan tüm hesapların muavin dökümü davalıdan istenmiş olup hesaplar üzerinde tetkiki sırası ile anlatılmıştır. 331. ortaklara Borçlar hesabı; İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla ortaklara borçlu bulunduğu tutarların izlendiği hesaptır. Borcun doğması halinde hesaba alacak olarak kaydedilir, ödenmesi halinde ise borç kaydedilir. Hesabın torba hesap şeklinde 331 hesap kodu ile Ortaklardan Alacaklar açıklamasıyla takip edildiği ve ortak adlarına açılmış ayrı ayrı alt hesap olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte 331 kodlu hesaptan davacının olan TL hesap hareketleri raporda tabloda gösterildiğini ve (davalının 24.10.2019 tarihli davaya cevap dilekçesinde davacının alacağının USD olarak takip edildiğini beyan etmiş olması sebebiyle)TL alacakları USD’ ye çevrildiğini. Muhasebenin Temel İlkelerinden Tam Açıklama Kavramı olan muhasebe kayıtları şeffaf, açık ve anlaşılır şekilde olması gerekmektedir. Muhasebe alt hesapları muhasebe işlem kayıtlarının daha kolay anlaşılmasını ve hesap karışıklıklarına sebep vermemek ve izahat yapabilmek gayesiyle kullanılmaktadır. Davacı ...’nin yapmış olduğu ödemelerin davacı ... lehine hesaba alacak kaydedildiği, davacı ... ... yapılan borç mahiyetindeki ödemelerin ise hesaba davalı şirket lehine borç kaydedildiği tespit edilmiştir. Davanın esası 01.01.2014-31.12.2018 dönemlerini kapsadığı için bu dönemlere ait ... hesabındaki yevmiye kayıtları incelenmiştir. davacı ...’nin dosyaya istenen ... hesabından davalı şirkete gönderilen paralarında defterlerle karşılaştırması yapılmıştır. Bankadan gelen davacı ...’nin Hesap Ekstresi; davacı ... göndermiş olduğu ödemeler, İncelenen 01.01.2014 -27.09.2019 tarih aralığındaki hesap ekstresinde, davacı ...'nin ... ... Caddesi Şubesindeki ... IBAN numaralı ve ... IBAN numaralı hesaplarından 01/01/2014 - 27/08/2019 tarihleri arasındaki ... ... İnş. San ve Tic. A.Ş'ye ait ... İstanbul ... Şubesindeki ... IBAN numaralı, ... IBAN numaralı ve ... IBAN numaralı hesaplarına, toplam 13.923.154,76 USD ve 15.038.093,79 TL cari hesaba mahsuben para gönderildiği tespit edilmiştir. Bankadan gelen hesap ekstresinden 18.02.2015 tarihli 1.007.000,00 USD ödemenin olmadığı tespit edilmiştir. İş bu ödemenin gönderici İban bilgileriyle dosyaya istenen hesap ekstresindeki iban bilgilerinin farklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... davalı şirkete ödemiş olduğu ödemlerin yevmiye defterindeki yevmiye kaydı ve maddeleriyle birlikte nasıl kaydedildiğinin tespiti; 2014 yılı; Muhasebe kayıtlarında yapılan işlemlerin niyeti fiş açıklamalarından bakılarak tespite gidilmiştir. 21.08.2014 tarihli 9.475.293,79 TL tutarındaki ödemenin davalı şirket kayıtlarına 9.475.293,79 TL olarak 13835 yevmiye kaydı ile davacı ... lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. 17.11.2014 tarihli 9.120.789,00 Usd tutarındaki ödemenin davalı şirket kayıtlarına ... yevmiye kaydı ile davacı ... lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. 01.12.2014 tarihli 1.361.000,00 Usd tutarındaki ödemenin davalı şirket kayıtlarına ... yevmiye kaydı ile davacı ... lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. 12.12.2014 tarihli 187.500,00 Usd tutarındaki ödemenin davalı şirket kayıtlarına ...yevmiye kaydı ile davacı ... lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. 29.12.2014 tarihli 540.000,00 TL tutarındaki ödemenin davalı şirket kayıtlarına 540.000,00 TL olarak 22662 yevmiye kaydı ile davacı ... lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. 30.12.2014 tarihli 510.000,00 TL tutarındaki ödemenin davalı şirket kayıtlarına 510.000,00 TL olarak ... yevmiye kaydı ile davacı ... lehine alacak kaydedildiği tespit edilmiştir. Davacı ortağın ödemiş olduğu tutarlar ve diğer ortakların ödemiş olduğu tutarlar, 2014 yılından 2015 yılına devrederken, 31.12.2014 tarihli, ... yevmiye numaralı kapanış yevmiye maddesinde 331.01.001 Ortaklardan Borç torba hesabı 1.000.000,00 Euro (karşılığı 2.174.150,00 TL) tutar şirket aleyhine borçlu olarak bakiye ile devrettiği, 68.050.002,00 Usd karşılığı 152.554.239,50 TL tutar ... lehine alacaklı bakiye ile devrettiği, 24.728.565,83 TL tutar ... lehine alacaklı bakiye ile devrettiği tespit edilmiştir. Davacı ortağın USD alacağının 2014 yılından 2015 yılı defterlerine devrederken 10.669.289,00 USD ile devredildiği tespit edilmiştir. Davacı ortağın TL alacağının ise 5.122.443,79 TL davacı ortak ... lehine alacaklı olarak devredildiği tespit edilmiştir. 331.01.001 Ortaklara Borçlar Hesabı 2015 yılı açılış yevmiye maddesinin 1.000.000,00 Euro şirket aleyhine borçlu olarak bakiye ile 68.050.002,00 Usd ... lehine alacaklı bakiye ile, 24.728.565,83 TL tutar ... lehine alacak bakiye kaydının yapıldığı tespit edilmiştir. Yani 2014 yılı kapanış kaydı ile 2015 yılı açılış kaydının bire bir örtüştüğü görülmüştür. Davacı ortağın USD alacağının ise 2015 yılı açılış fişinde 10.669.289,00 USD ile 5.122.443,79 TL alacağı devrettiği tespit edilmiştir. Davacı ... davalı şirkete ödemiş olduğu ödemlerin yevmiye defterindeki yevmiye kaydı ve maddeleriyle birlikte nasıl kaydedildiğinin tespiti; 2015 yılı; davalı şirket ortaklarca ödenen tutarları 2015 yılında 331.01.002 Ortaklara Borçlar-Hisse Alışı hesabına kaydederken paraların ortaklardan gönderildiği tarihlerde, ortağın isminin açıklamaya kaydedilmeden (ancak hangi ortak tarafından gönderildiğini ispat eden dekontlar dosyada mevcuttur.) Yevmiye maddesi ile kayıt altına alındığı görülmüştür. Davacı ortağın gönderdiği para tutarıyla aynı tarihte gönderilen başkaca ortağın gönderdiği
para tutarının aynı olduğu görülmüş olup açık ve izahlı olmayan yevmiye kayıtları sebebiyle tespitlerde oldukça zorlanmalar yaşandığından bu nedenle iki para hareketinin yevmiye kaydı raporun içeriğine eklendiği, davacı ... nin davalı şirkete cari hesaba mahsuben açıklamalı göndermiş oluğu 23.12.2015 tarihli 768.443,00 Usd tutarındaki ödemenin yevmiye ve kebir defterinde kaydı tespit edilememiştir. 24.12.2015 tarihli 89.621,00 Usd tutarındaki ödemenin yevmiye ve kebir defterinde kaydı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin USD para birimi cinsinden banka hesabına gelen ve giden paraların kaydedildiği 102.02.001 USD bankalar hesabı kebir defteri 01.12.2015-31.12.2015 tarih aralığındaki dökümü detaylıca incelenmiş olup iş bu muhasebe hesabında; 23.12.2015 tarihli 768.443,00 Usd,23.12.2015 tarihli 768.443,00 Usd,24.12.2015 tarihli 89.621,00 Usd karşılığı 255.150,99 TL tutarındaki ödemenin kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Tekdüzen muhasebe sisteminde 102 banka hesabının alt hesabına açılan bütün USD cinsinden döviz girdi ödemelerinin kaydedildiği 2015 yılı 102.02.001 USD Banka Hesabı Kebir Defteri Muavin Dökümünün görüntüsünün rapora alınmış olduğu, Ortaklara Borç Hesabının USD’den TL ‘ye Çevirimi ve Kur Farklarının Tenzil Edilmesi: 01.06.2018 tarih 10 nolu yönetim kurulu kararında “…2014 yılından bu tarihe kadar hiçbir ortak tarafından bu alacaklar şirketten talep edilmemiştir, zira bütün ... tarafından bu alacakların gerçek alacak olmayıp fiktif bir alacak olduğu konusunda mutabıktır…. 2017 yılında bağımsız denetim raporunda şirketin TTK 376.maddesine göre teknik iflasta olması gerekçesiyle ortakların şirkete koydukları alacakların 2014 yılından itibaren döviz kuru üzerinden takip edilmesinden vazgeçilerek geçmiş yıllarda hesaplanan kur farklarının iptal edilerek Türk lirası üzerinden alacak miktarının belirlenmesine,..” kararı verilmiş olup mezkur kararda özetle ortaklara olan borcun gerçek bir borç olmadığı fiktif bir alacak olduğu, ortakların bu tarihe kadar talep etmemelerinin de buna dayanak olduğu, kapatılan kredilerin döviz cinsinden olmaları nedeniyle yapılan tahsilatlar döviz olarak şirket kayıtlarına alındığı belirtilmiştir. Mahsup işlemine dair davacının muvafakati olduğuna dair dosya muhteviyatında belge bulunmamaktadır. 01.06.2018 tarih 10 nolu yönetim kurulu kararına istinaden 31.03.2018 tarihli 1901 nolu yevmiye maddesinde davacının ortaklara borç cari hesabından 21.436.113,91 TL kur farklarının mahsup edildiği tespit edilmiştir. Kur farkları 2015,2016 ve 2017 yıllarına ait olup kur değerlemesi yapılan yıllarda 2015,2016 ve 2017 yıllarında şirkete kur farkı gider olarak muhasebeleştirilip ortakların şirketten olan alacağına kur farkları yansıtılmış iken 31.03.2018 tarihli muhasebe kaydı ile ortakların borcu ve şirketin geçmiş yıl zararlarının azaltıldığı tespit edilmiştir. Davacının hesabından 2014 yılı ve sonrasında ne tutarda USD cinsinden para gönderildiği, davalı defter ve kayıtlarından ... borçlar hesabından USD cinsinden davacının ne kadar alacaklı olduğu, bu alacağın davacının banka hesabından yapılan aktarmalardan uyumlu olup olmadığı, dosyaya celp edilen davacı banka kayıtları ile davalı şirket kayıtları karşılaştırılarak raporda tablo oluşturulmuştur. Davacının hesabından 2014 yılı ve sonrasında USD cinsinden 14.930.154,76 USD gönderildiği, bu tutarın 12.946.482,89 USD ‘nin yukarıda yazılı yevmiye numaraları ile davalı şirket kayıtlarında da yer aldığı tespit edilmiştir. 24.12.2015 tarihli 89.621,00 USD, 23.12.2015 tarihli 768.443,00 USD (2 adet) ödemeler davalı şirket kayıtlarında tespit edilememiştir. Ayrıca rapordaki tablo dışında dekontları da bulunan davalı şirketin davacıya USD cinsinden yapmış olduğu 5.011.398,38 USD ödeme bulunmaktadır. Özetle davacı tarafça USD cinsinden 14.930.154,76 USD gönderildiği bunun 5.011.398,38 USD’sinin davalı şirketçe davacıya ödendiği davacı tarafça gönderilen 14.930.154,76 USD davacının banka hesabından yapılan aktarmalarla uyumlu olduğu ve USD cinsinden kalan bakiyenin 9.918.756,38 USD (14.930.154,76-5.011.398,38) olduğu tespit edilmiştir. Dosya muhteviyatında ve davalı şirket kayıtlarında TL cinsinden davacı tarafça yapılan ödemeler 5.562.800,00 TL olup davalı şirketçe davacıya ödenen TL cinsinden ödemeler ise 141.000,00 TL’dir. Davacının TL ödemelerden dolayı TL alacağı 5.421.800,00 TL’dir. TL ödemeler davalı şirket kayıtlarında 331.01.001 nolu hesap detay muavininde yer almaktadır. Davacı şirket kayıtlarında 331 ve 431 ortaklara borçlar hesabı 2021 yılı öncesi her bir ortak için ayrı ayrı tutulmamış olup bu nedenle 2021 öncesi her bir ortak için bakiyenin tespitinin güç olduğu, her bir ortak için ayrı ayrı hesap kullanmak yerine davalı şirketçe tek bir hesap içerisinde ortakların ödemelerinin takip edildiği dolayısıyla ... carisi(ortaklara borç) hesabında kayıtlar üzerinde her bir ortak için ayrı ayrı tespit yapma imkanını zorlaştırmaktadır. Dosyada bulunan önceki bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere kayıt karmaşası bulunmaktadır. Her ne kadar ... cari heapta ayrı ayrı tutulmamış olsa da davacı tarafından 2014 yılı ve sonrasında USD cinsinden 14.930.154,76 USD gönderildiği bu tutarın 12.946.482,89 USD ‘nin yukarıda yazılı yevmiye numaraları ile davalı şirket kayıtlarında da yer aldığı tespit edilmiştir. 24.12.2015 tarihli 89.621,00 USD, 23.12.2015 tarihli 768.443,00 USD(2 adet) ve 26.03.2015 tarihli 357.164,87 USD ödemeler davalı şirket kayıtlarında tespit edilememiştir. 5.011.398,38 USD davalı şirketçe davacıya ödendiği davacı tarafça gönderilen 14.930.154,76 USD davacının banka hesabından yapılan aktarmalarla uyumlu olduğu ve USD cinsinden kalan davacının alacağının 9.918.756,38 USD (14.930.154,76-5.011.398,38) olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça USD cinsinden 14.930.154,76 USD gönderildiği bunun 5.011.398,38 USD’sinin davalı şirketçe davacıya ödendiği davacı tarafça gönderilen 14.930.154,76 USD davacının banka hesabından yapılan aktarmalarla uyumlu olduğu ve USD cinsinden kalan bakiyenin 9.918.756,38 USD (14.930.154,76-5.011.398,38) olduğu, Davacının TL ödemelerden dolayı TL alacağı 5.421.800,00 TL olduğu, görülmekle birlikte davacının alacağının USD olarak takip edildiği iddia ve talebi ile davalı tarafından da USD olarak takip ettiğine dair beyanına göre davacının TL alacağının karşılığının defter kayıt tarihindeki kurdan 2.301.079,55 USD olduğu hesap edilmiştir ve bu hususun değerlemesi tamamen Sayın Başkanlığınızın takdirine bırakıldığı, Davacı şirket kayıtlarında 331 ve 431 ortaklara borçlar hesabı 2021 yılı öncesi her bir ortak için ayrı ayrı tutulmamış olup bu nedenle 2021 öncesi her bir ortak için bakiyenin tespitinin güç olduğu, davacının hesabından 2014 yılı ve sonrasında USD cinsinden 14.930.154,76 gönderildiği, davalı defter ve kayıtlarından ... borçlar hesabından USD cinsinden davacının 9.918.756,38 USD alacaklı olduğu, bu alacağın davacının banka hesabından yapılan aktarmalarla uyumlu olduğu, davacının USD cinsinden 9.918.756,38 USD alacaklı olduğu, TL alacağının
USD karşılığının 2.301.079,55 USD olduğu ve toplam alacağının 12.219.835,90 USD olduğunun değerleme hususu mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.
Toplanan Deliller ve Tüm Dosya Kapsamının Değerlendirilmesinde;
Davacı davasında ortağı olduğu davalı anonim şirkete ödünç verdiğini iddia ettiği paranın davalı şirketten ihtarnamenin ulaştığı, 25 Ekim 2018 tarihinden itibaren dava tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istemiş, davalı ise; davalının alacağının bulunmadığını, davacının iddia ettiği alacağın kaynağının ... ve grup şirketlerin hisse alım satımı olduğunu, davacının ... aile şirketlerine ait enerji şirketlerine koyması gereken sermayeyi kendi bireysel nakti kaynağından koymayıp ... ... kaynaklarını kullanmak suretiyle bu sermayeyi temin ettiğini savunmuştur.
Mahkememizce aldırılmış olan 04/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ve 02/11/2021 tarihli ek raporda davacının davalıdan 12.217.965,82 USD asıl alacak ve dava tarihine kadar 378.626,90 USD işlemiş faiz alacağı olduğu tespit edilmiş, BAM 13. HD'sinin kaldırma kararı sonrası dosyaya getirtilmiş davacı ve davalı şirket banka hesap kayıtları ile davalı şirketin ortaklara borç cari hesap kayıtları üzerinde üç kişilik mali müşavir bilirkişi kurulundan alınan 23/09/2025 tarihli raporda; davacının davalı şirkete banka hesabından 14.930.154,76 USD para gönderilmiş olduğu, 5.011.398,38 USD'nin davalı şirket tarafından davacıya ödenmiş olduğu, USD cinsinden gönderilen paradan kalan bakiyenin 9.918.756,38 USD olduğu, davacının davalı şirkete TL cinsinden 5.421.800,00 TL gönderilmiş olduğu, TL cinsinden gönderilen bu paranın davalı şirket defterlerine kayıt tarihi itibariyle kur üzerinden USD'ye çevrilmesinde 2.301.079,55 USD alacağın olduğu, davacının davalıdan toplam 12.219.835,90 USD alacağının olduğu, bu alacağın davalı şirkete ait 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait defter kayıtları ile banka kayıtları ile birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bununla beraber her ne kadar bilirkişi raporunda davalının davacıya 5.011.398,38 USD ödeme yaptığı tespitine yer verilmiş ise de; davacı vekili tarafından UYAP sisteminden sunulan 25/02/2021 tarihli dilekçede davalının, müvekkiline 5.074.678,16 USD geri ödeme yaptığını beyan ettiği, bu beyanın davalı lehine ikrar mahiyetinde olduğu, bu durumda davacının USD cinsinden kalan alacağının 9.855.476,60 USD (14.930.154,76-5.074.678,16 USD) olduğu dolayısıyla davacının davalıdan toplam (2.301.079,55 USD + 9.855.476,60 USD) 12.156.556,15 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş, asıl alacak miktarı bilirkişi raporundan farklı hesaplandığından faiz hesabı da resen yapılmıştır.
Davacı ortağın kardeşi diğer ortak ... ...'ın davacıya ve dava dışı ortağa gönderdiği 01/10/2014 tarihli e-posta içeriği, "... ve ... AŞ ye ait üç barajın satılacağı, iki şirketin toplam satış bedelinin 380 milyon USD olduğu, 230 milyon usd nin finansman kredi borcu olarak bankalara ödeneceği, 150 milyon USD'nin net hisse bedeli olarak bize (ortaklara) kalacağı, 150 milyon USD'den 40 milyon USD'nin ortakların payına göre ne miktarda paylaşılacağının bildirildiği, 110 milyon USD'nin de gayrimenkul şirketimiz ... ...'nın kredi borçları için gerekli bir meblağ, bu nedenle bu rakamı dağıtmayacağız. Bu meblağ ..., ... ve ... olarak şahsi hesaplarımıza yatacak ve biz bu meblağı ... ...'ya faizsiz borç olarak vereceğiz" şeklindedir. E-posta içeriğinden davacının alacağının, ... A.Ş.'nin hisselerinin primli satışından değil, ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin satışından elde edildiği, ... ... tarafından diğer iki ortağa bildirildiği üzere 110.000.000 USD'den ortakların şahsi hesaplarına önce yatırılacak, ... tarafından faizsiz borç olarak ... ...'nın kredi borçları için verilen meblağdan davacı payına düşen borç miktarı olduğu, davacının dava konusu ettiği alacağının her iki şirket satışından sonra ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.
TBK 386. maddede tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir diye tanımlanmıştır. Yukarıdaki tespitlere göre, taraflar arasındaki ilişkinin ödünç sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili, dava dışı ...'un e-postasının davalı şirket adına gönderilmediğini, kardeşler arasındaki bir finansman sistemi geliştirildiği iddiasında bulunmuş ise de, e-postada yazılı hususların aynen davalı şirket ticari defterlerinde ve karşılıklı gönderiler ihtarnamelerde kayıtlı olduğu tespit edildiğinden davalının savunmaları sonuç olarak davacının davalı şirkete ödünç para verdiği gerçeğini değiştirmemektedir. Bilirkişi raporlardaki tespitlere göre de davalının defterlerinde şirket ortaklara borç cari hesap kayıtları ile davacı ve davalı şirket banka hesap kayıtlarında kayıtlı bulunan alacağın dayanağı olmayan, (gerçek olmayan) fiktif olmadığı, para gönderme işlemlerinin kayıtlarının bulunduğu, banka ve davalı şirket kayıtlarının bunu doğruladığı, davacı alacağının ... ... A.Ş yönetiminin grup şirketlerini finanse etmek için uyguladığı finansman planı kapsamında oluşmuş alacak olduğu, örtülü sermaye olarak kabul edileceği halde de şirket sermayesine uzun zaman eklenmediği gözetildiğinde davacının alacağını talep hakkının olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının alacağının, ... A.Ş'nin hisselerinin primli olarak satışından değil, ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin fiili satışından elde edildiği, bu satıştan davacının hissesine düşen bedellerden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Yapılan işlemlerin dayanaklarının bulunduğu, davalı tarafın açıklanan işlemlerin gerçek olduğunu kabul ettiği, davacı alacağının ... ... AŞ. yönetiminin grup şirketlerini finanse etmek için uyguladığı finansman planı sonucu oluştuğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporunda da davacının bu şekilde oluşan alacağının fiktif bir para olmadığı, hisse satışından elde edildiği sabit bulunmuş, davalı tarafın savunması kabul edilmemiştir.
Davacının, ticari defterlerde USD cinsi kayıt edilip takip edilen alacağı davalı şirketin 01/06/2018 tarihli kararıyla TL'ye çevrilerek kayıt edilmiştir. Ne var ki bu işlem ancak ödünç sözleşmesinin iki tarafının kabulü ile yapılabilecektir. Ancak bu hususta davacının onayı ve muvafakatı bulunmadığından, geçerli olduğu kabul edilememiştir. Davacının ödünç olanak gönderdiği 14.930.154,76 USD paranın Amerikan Doları olarak gönderilmiş olması, davalı şirketin davacıya yaptığı 5.011.398,38 USD paranın da Amerikan Doları, olarak davacıya ödenmiş olması ve davalı şirket ortağının şirket ortaklarına gönderdiği mailde ve gönderilen ihtarname içeriklerinden ödünç gönderilen paranın Amerikan Doları olarak gönderildiği ve davalı tarafından da bu şekilde kabul edilip kayıtlara alınmış olması nedeniyle davacının ABD doları olarak da talepte bulunabileceği sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki ödünç para verme ilişkisinin kayıtlara işlenişine göre davacının TL olarak gönderdiği paranın şirket defterlerine kayıt tarihi kuru üzerinden Amerikan Doları olarak talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasında ödünç sözleşmesinin varlığı kabul edildiğinden muacceliyet ve temerrüt hali TBK'ya göre belirlenecektir. Davacının davalıya gönderdiği ve alacağını talep ettiği 25/10/2018 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihine göre davalının 06/11/2018 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiştir. Davacının asıl alacağı olan ve kabul edilen 12.156.556,12 USD'nin temerrüt tarihi olan 06/11/2018 tarihinden dava tarihine kadar olan faiz alacağı 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre Devlet bankalarındaki döviz cinsinden bir yıllık mevduatlara uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak yapılan hesaplamada; davacının 376.723,85 USD alacağının olduğu kabul edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve değerlendirilen delillerden taraflar arasında ödünç ilişkisinin kurulmuş olduğu, davalı şirket kayıtları, banka kayıtları ve ihtarname içerikleri ve mail içeriğinden bu ilişkinin kabul edilmiş olduğu, banka ve şirket kayıtlarının birbirini doğruladığı, aldırılan bilirkişi raporlarında da alacağın varlığının tespit edildiği, aldırılan 24/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının alacağının tespit edilmiş olması, bu raporun dosya kapsamıyla uyumlu ve denetime açık olduğu kabul edilerek, davacı vekilinin, davalı lehine ikrarı da gözetilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın Kısmen Kabulüne, 12.156.556,12 ABD doları asıl alacak ve 376.723,85 ABD doları işlemiş faizi toplam 12.533.279,97 ABD dolarının asıl alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre devlet bankalarının yabancı para cinsinden mevduatlara uyguladığı en yüksek faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Alınması gerekli 4.984.495,72 TL karar ve ilam harcından 1.390.485,42 TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 3.594.010,30 TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 1.247,20 TL'sinin davalıdan, 72,80 TL'sinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 1.390.485,42 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 1.785.687,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 582.457,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 6,40 TL vekalet harcı, 75.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 528,20 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 75.579,00 TL'nin kabul ve red oranına göre 71.411,20 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.11/12/2025