İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket ... ŞİRKETİ, ticari faaliyetleri çerçevesinde ... ŞİRKETİ tarafından düzenlenmiş ve aşağıda ayrıntıları yer alan çeki teslim almıştır. Söz konusu çek, müvekkil şirketin uhdesinde iken kaybolmuştur. Müvekkil şirketin tüm arama ve araştırmalarına rağmen çek bulunamamış, kötü niyetli kişilerin eline geçerek işleme konulma ihtimali doğmuştur. Müvekkil şirket tarafından bankaya başvuru yapılmış, ancak çekin kaybolması nedeniyle ödeme yasağı ve şerh işleminin gerçekleştirilebilmesi için mahkeme kararı gerektiği bilgisi verilmiş; bu nedenle işbu davanın açılması zarureti doğmuştur. Çekin kötü niyetli kişilerce ibraz edilmesi halinde müvekkil şirketin telafisi güç ve imkânsız zararlarla karşı karşıya kalacağı açıktır. Bu nedenle mahkemenizden acilen ihtiyati tedbir yoluyla ödeme yasağı konulması ve ilgili bankaya müzekkere yazılması talep edilmektedir.
Yukarıda bilgileri yazılı çek, müvekkil ... ŞİRKETİ yetkilisi tarafından alınmış olup işbu çek kaybolmuştur. Müvekkilin iradesi dışında elinden çıkan bu çekin kötü niyetli kişilerce ele geçirilmesi ve ibraz edilerek tahsil edilmeye çalışılması halinde, müvekkil şirketin gerçek hamile karşı bedeli ödeme yükümlülüğü doğacak ve telafisi mümkün olmayan zararlara uğraması söz konusu olacaktır. Çekin bugüne kadar tüm çabalara rağmen bulunamaması, kötü niyetli kişilerce ciro edilerek tahsile konulması ihtimalini güçlendirmekte olup, müvekkil şirketin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla işbu davanın ikame edilmesi zarureti doğmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; ikame olunan işbu davada hüküm kesinleşinceye kadar, teminatsız olarak yahut mahkemenin takdir edeceği bir teminat karşılığında, çek bedelinin muhatap banka olan ... Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından ödenmesinin TTK m. 757/1 uyarınca yasaklanmasına, verilen ödeme yasağı kararının bir örneğinin ilgili banka şubesine ve keşideci ... Şirketi'ne tebliğine; ayrıca TTK m. 757/2 uyarınca çek bedelinin tevdi edilebileceği uygun bir yerin belirlenerek, bu yerin keşideciye bildirilmesine ve yargılama sonunda çekin iptaline karar verilmesi talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. TTK m. 757/1 uyarınca, dava sonuna kadar ÇEK BEDELİNİN ÖDENMESİNİN YASAKLANMASINA,
Ödeme yasağına ilişkin karar örneğinin ilgili banka olan ... Bankası A.Ş.’ye ve ... ŞİRKETİ NE MÜZEKKERE ile bildirilmesine,
TTK m. 757/2 gereğince çek bedelinin tevdi edilebileceği bir tevdi mahalli belirlenerek keşideciye bildirilmesine, Yargılama sonunda ZAYİ OLAN ÇEKİN İPTALİNE, karar verilmesini; Saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacı vekili, 11/12/2025 tarihli dilekçesi ile; açılan davayı geri almak istediğini, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği bu sebeple yukarıda esas numarası yazılı açtıkları dava dosyasından HMK 123 uyarınca vazgeçtiklerini, vazgeçme uyarınca dosyanın açılmamış sayılması dair karar verilmesini talep etmiştir.
HMK kapsamında "Feragat" ve "Davanın Geri Alınması" kurumları düzenlenmiş olup, "Davadan Vazgeçilmesi" ismiyle düzenlenen bir kurum bulunmamaktadır.
Davadan feragat ile davanın geri alınması müesseseleri birbirinden farklı iki kurumdur:
Feragat; HMK'nun 307. maddesine göre davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat, bir usul işlemidir ve aynı zamanda bir maddi hukuk işlemidir. Davadan feragatla maddi olarak istenen haktan da feragat edilmektedir.
Davanın Geri Alınması ise; HMK md.123'te düzenlenmiştir. Madde metni "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
" şeklindedir. Kanunun gerekçesinde de anlaşılacağı üzere açılan bir dava yalnızca davalının da rıza göstermesi durumunda geri alınabilir. Davanın geri alınabilmesi için hükmün henüz kesinleşmemesi gerekmektedir. Hüküm kesinleştikten sonra dava geri alınamaz. Kanunda da bu konu açık bir şekilde düzenlenerek bu konuda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmiştir. Kanun maddesinde açık rızadan söz edilerek hâkimin davalıdan davacının davasını ileride tekrar açabilme hakkını saklı tutarak geri aldığı konusunda, rızasının bulunup bulunmadığını açıkça sorması esası da düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin davadan vazgeçildiğini bildiren ve de "Davanın Açılmamış Sayılmasına" karar verilmesini talep eden dilekçe sunduğu görülmektedir. Davacı vekilinin bu talebi de nazara alınarak, mahkememizce, talebin davanın geri alınmasına yönelik olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-.Davanın geri alınması nedeniyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA;
2- Esas defterindeki kaydın bu şekilde kapatılmasına,
3-.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-.Davacı tarafından yapılan Yargılama Giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve resen davacıya iadesine,
Dair, tebliğden itibaren 2 Hafta İçinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Yolu Açık olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.11/12/2025