Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketinin 04.07.2024 tarihli genel kurul kararı ile sicilinden terkin edildiğini, ancak şirketin terkin edilmesine rağmen İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, icra dosyasına yönelik itiraz üzerine itirazın iptali davası açılması ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/30 Esas sayılı dava dosyasının istinaf edilmesi için tüzel kişiliğin ihyasına ihtiyaç duyulduğunu ileri sürerek, ... Limited Şirketinin terkin kararının iptaline, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili. savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkili olan davalının davanın açılmasına sebep olmadığını ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili, savunmasında özetle; bu tür davalarda husumetin son tasfiye memuruna ve sicil müdürlüğüne yöneltilmesi gerekirken terkin edilen şirkete husumet yöneltilmesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin yasal hakkını kullanarak yetkilisi olduğu şirketin terkini için başvuruda bulunduğunu, tasfiye sürecinin usulene uygun şekilde yerine getirildiğini, ihya için haklı sebep bulunmadığını savunarak, davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme ışığında, somut olayda dava dışı şirketle ilgili olarak, taraf olduğu derdest dava ve takip bulunması nedeniyle tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüyle; Dava dışı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Limited Şitketi unvanlı şirketin İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/30 Esas sayılı dava dosyasındaki iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2.maddesine göre, önceki tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, dava dışı şirket hakkında açılmış bir dava ve icra takibi varken asfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiye memurunun bu davanın açılmasına sebebiyet vermekle kusurunun bulunduğu, bu nedenle yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesi gerektiği, diğer davalı ... Sicil Odası Başkanlığı'nın ise yasa gereği zorunlu hasım olması, tasfiyenin sonlandırılmasında ve bu davanın açılmasında bir kusurunun bulunmaması karşısında kendisine masraf yükletilemeyeceği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile TTK'nun 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı dava dışı ... Limited Şitketi nin Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesinin 2021/30 Esas Sayılı dosyasında ve İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın mevzuata hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece müvekkilinin savunmalarının dikkate alınmadan yüzeysel bir inceleme yapılarak karar verildiğini, müvekkilinin bu davanın açılmasına neden olmadığını, müvekkilinin sadece yasal haklarını kullanarak yetkilisi olduğu şirketin tasfiye memuru olduğunu, şirketin faaliyetinin sona ermesi nedeniyle 22.11.2023 tarihli genel kurulu kararı ile tasfiye sürecine başlandığını, bu kararın tescil ve ilan edildiğini, tasfiye sürecinin usulüne uygun şekilde yürütüldüğünü, her aşamada alınan kararların ilan edilerek şirket alacaklılarının başvurusunun istendiğini, davacının basiretli .bir tacir olarak ilanlardan haberdar olmasına rağmen başvuruda bulunmadığını, ihya davası açılması için haklı neden bulunmadığını, uzun süredir takip ve davalarından sonuç elde edemeyin davacının kötü niyetli ihya davası açtığını, şirketin terkinine ilişkin işlemlerin usulünde ve esasında eksiklik bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesin ce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması hâlinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini hâlinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi hâlinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin genel kurul kararı ile tasfiye sürecine girdiği ve tasfiyesinin sona erip 17.07.2024 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. İhyası istenen dava dışı ... Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/..... Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip dosyası bulunmaktadır. Davacı, dava ve takibin yürütülmesi için ihya talep etmiştir. Terkin edilen şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden, terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması veya takip dosyasındaki alacağın tahsili, itirazın iptali davası açılması ve davanın her türlü takip işlemleri için şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'a davanın yöneltilmesinde ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memurunun ihya işlemlerini usulüne uygun yapmış olmasının, hukuki yararı bulunan kişilerin ihya talep etmelerine engel değildir. Terkin sürecinde ilanların yapılması ve bu ilanlara karşı ihya talep eden şirketin başvurmaması ihyaya engel değildir. Somut olayda şirketin terkini sırasında tasfiye edilen şirkete karşı açılmış dava ve takip dosyası şirketin ortağı, yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı tarafından da bilinmektedir. Yasal hasım konumundaki Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve giderlerin davalı tasfiye memuruna yüklenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,

4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.03.2026