İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Zayi nedeniyle çek iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu zayi edildiği bildirilen ... AŞ .../İstanbul şubesine ait; ... çek nolu, ... hesap nolu,... Karne nolu, keşidecisi Tas. Halinde .... A.Ş. olan, ... çek nolu,... - ... hesap nolu,... Karne nolu, keşidecisi Tas. Halinde .... A.Ş. olan, ... çek nolu,...- ...hesap nolu,....Karne nolu, keşidecisi Tas. Halinde .... A.Ş. olan, ... çek nolu, ... - ...hesap nolu... Karne nolu, keşidecisi Tas. Halinde .... A.Ş. olan, ... çek nolu,...-... hesap nolu, ... Karne nolu, keşidecisi Tas. Halinde .... A.Ş. olan çeklerin boş olarak ve muhtemelen taşınma esnasında kaybolduğunu iddia ederek, 5 adet boş çek yaprağı nedeniyle zayi nedeniyle iptal kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Zayi istemine konu edilen çek hesabının sahibinin ve çekin keşidecisi nin davacı olduğunun davacının beyanları ve ibraz edilen kayıtlar ile sabit olduğu, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca, senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamilde olduğu, keşidecinin iptal kararı almakta hukuki yararı bulunmadığı, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkeme gerekçesinde TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davası açma hakkının hamile ait olduğu ve keşidecinin davayı açamayacağının belirtildiğini ancak mahkemece dava konusu çeklerin boş/açık çek yaprağı olduğu hususunun göz ardı edildiğini, dava konusu çeklerin müvekkili tarafından henüz düzenlenmediğini, imzalanmadığını ve tedavüle çıkarılmamış boş yapraklar olduğunu, çek vasfını kazanabilmesi için keşideci tarafından imzalanması ve lehtara teslim edilmesi gerektiğini, ortada düzenlenen bir çek bulunmadığından bu evraklar üzerinde hak sahibi olan hamilden bahsedilemeyeceğini, mülkiyet ve zilyetliğin henüz el değiştirmediğini, mahkeme tarafından usul ekonomisine aykırı davranıldığını, süreç tamamlandıktan sonra ret kararı verildiğini, hukuki yarar yokluğu veya aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilecek bir davada, bankalardan kayıtların celp edilerek tüm ilanların yaptırıldığını ve müvekkili şirkete yargılama giderleri ve ilan ücretlerinin ödettirildiğini, boş çek yapraklarının kıymet değeri olan eşya niteliğinde olduğunu, ret kararının aksine iptal davasının özü itibariyle tespit mahiyetinde olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulü ile kaybolan çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, TTK'nın 818/s atfıyla uygulanması gereken 757- 764. madde hükümlerine göre açılmış zayi nedeniyle çek iptali isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talep reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili müvekkili şirkete ait çek yapraklarının kaybedildiğini ve bütün aramalara rağmen bulunamadığını iddia ederek, toplam beş adet çek yaprağının zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. TTK'nın 757-764. maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere göre çek keşidecisinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkı TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca senet üzerinde hak sahibi bulunan hamile aittir. Kıymetli evrakta hakkın senede bağlı olması nedeniyle, senedin zayi olması hâlinde hak sahibi hamil iptal kararı alarak, hakkını senetsiz olarak ileri sürme ya da yeni bir kıymetli evrak tanzimini isteme olanağı tanınmak istenmiştir (TTK m.652). Hukuki yararın bulunması HMK'nın 114/h maddesi uyarınca dava şartıdır. Yukarıda açıklandığı üzere, TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi, senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. Somut olayda, davacı, çeklerin hamili değil çeklerin bağlı olduğu hesabın sahibi olduğu gibi, çekler henüz keşide dahi edilmemiş yani kambiyo senedi vasfını haiz olmayan boş çek yaprakları olduğu açıklanmıştır. Keşideci hesap sahibinin boş çekler için iptal talebinde bulunmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararı isabetli olmakla istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.12.03.2026