İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Zayi belgesi verilmesi
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 4.11.2025 tarihinde müvekkili şirket paydaşlarından biri için bir işlem yapılması gerektiğini, ancak pay defterinin bulunamadığını, müvekkilinin ticari defterlerini saklamak için gereken özeni gösterdiğini, bu nedenle pay defterinin ancak hırsızlık sonucu zayi olabileceğini, bu nedenle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verildiğini, ticari defterlerin zayi olması durumunda öğrenilme tarihinden itibaren 30 gün içerisinde zayi belgesi almak için mahkemeye başvurulması gerektiğini, 14.11.2025 tarihinde defterin kaybolduğunun öğrenilmesi nedeniyle dava açıldığını, şirketlere ait ticari defterlerden olan pay defterinin de şirket merkezinde bulundurulmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, sürekli ihtiyaç duyulmadığından sık kullanılmayan ve yerinden çıkarılmayan defterin ortadan yok olması için ancak defterin çalınması ile mümkün olduğunu, hırsızlık suçunun oluşmasından başka bir durum düşündürmediğini, defterinin tüm uğraşlara rağmen bulunamaması ve şüphenin hırsızlığı göstermesinin 14.11.2025 tarihinde öğrenildiğini ileri sürerek, pay defterinin zayi olduğuna ilişkin zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; şirketin pay defterinin çalındığında dair delil olmaması, davacının bu defteri özenle saklama yükümlülüğü bulunması ve pay defterinin zayinin kabul edilebilmesi için aranan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde anlatıldığı üzere 14.11.2025 tarihinde şirket paydaşlarından birinin pay devri yapılması için ihtiyaç duyulan defterin tüm aramalara rağmen bulunamadığını, defterin her türlü özenin gösterilerek muhafaza edildiğini, hırsızlık şüphesi ile yapılan suç duyurusuna ilişkin soruşturma yapıldığını, ihtiyaç duyulmadığından sık kullanılmayan ve yerinden çıkarılmayan, yeri belli olup tüm gerekli özenin sağlanmasına rağmen pay defterinin ortadan kaybolmasının ancak hırsızlıkla izah edilebildiğini, mahkemece Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/136647 soruşturma dosyasını incelemeden basmakalıp bir hüküm kurulduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi gerekli özeni gösterdiğini, buna rağmen davacının elinde olmayan sebeplerle defterin zayi olduğunu, yasada zayi sebeplerinin sınırlı olarak sayılmadığını, talebin süre ve kanunda belirtilen sebeplere uygun olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince yönetim kurulu karar defteri hakkında zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının talebi, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca açılmış bir zayi belgesi verilmesi talebi olup anılan yasal düzenlemede, yasada düzenlenen ve benzeri nedenlerle zayi olan defterlerin zayi olması halinde zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, ticari defterin çalındığına ilişkin delil bulunmaması ve davacının defteri özenle saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Zayi belgesi verilmesi talebi, çekişmesiz yargı işi olup HMK'nın 385/2. maddesi uyarınca re'sen araştırma ilkesine tabidir. Mahkemenin re'sen araştırma yapması gerektiği hususu TTK'nın 82/7. maddesinde de açıkça belirtilmiştir. HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, açıklama ve ispat hakkını ve mahkemenin bu açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve karaların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de kapsar. Davacı tarafından gösterilen delillerin toplanarak, gerekirse re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde ceza soruşturma evrakları da incelenerek talebin değerlendirilmemesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder niteliktedir. Bu durumda mahkemece, davacının sunduğu ceza soruşturmasının getirtilerek incelenmesi ve yasa maddesinde zayi hâllerinin sınırlı olarak sayılmadığı gözetilerek dosyaya sunulan tüm deliller değerlendirilmek ve re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda deliller toplanmalı, zayi olduğu ileri sürülen deftere ilişkin tasdik bilgileri ilgili noterliklerden getirildikten sonra, davacı talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece belirtilen şekilde bir delil incelemesi yapılmadan davanın açılması ile birlikte talebin reddine karar verilmesi usule aykırı bulunmuştur.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Talep eden tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine dair;
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.03.2026