İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İSTANBUL 17. ATM'nin 2022/412 E.,2023/227 K. SAYILI DAVADA
İtirazın İptali
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Esasa davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısına ait yurt dışında yerleşik bir şirkete satılan boru emtiasının .....'den ...... gemisine yüklenerek, davalı ... ile düzenlenen sözleşme kapsamındaki konşimentolar tahtında davalıların sorumluluğunda Avusturalya'nın ...Limanına taşındığını, davalı ...'nin akdi taşıyıcı olarak sigortalıya 07.12.2020 tarihli navlun faturası düzenlediğini, toplam 3.798.790,00 kg olan ve 24.12.2020 tarihli .....ve ..... nolu konişmentolar tahtında taşınan emtiaların taşıma rizikolarına karşı müvekkilince nakliyat blok sigorta poliçesi ile sigortalandığını, varış limanında 12.02.2021 tarihinde tahliyeye başlandığını, ancak geminin 3,4 ve 5 numaralı ambarlarındaki borularının hasarlı olduğunun tespit edilerek tahliyenin durdurulduğunu, hasar ihbarının süresinde yapıldığını, 13.02.2021 tarihinde .....tarafından düzenlenen gözetim raporunda 3,4 ve 5 no'lu ambarlarındaki boruların sabitlemedeki kusur nedeniyle hasarlandığının belirlendiğini, boruların paketleme şekli nedeniyle sağlıklı şekilde tahliye edilemeyeceğinin belirlenmesi üzerine taşımadan kaynaklanan zararların büyümemesi için hükumet yetkililerinin talebi üzerine boruları tek tek alabilecek mıknatıs özellikli vinç aparatının istendiğini, bu aracın beklenildiği 13.002.2021-15.03.2021 tarihleri arasında geminin açığa alındığını, özel vinç aparatının gelmesi ile gözetim firması tarafından 16.03.2021 tarihinde yapılan incelemelerde boruların 8 tanesinde ağır hasar, 27 tanesinde hafif çizikler bulunduğunun tespit edildiğini, davalıların kusurundan kaynaklanan zararların belirlenerek müvekkilinin payına düşen %45 oranındaki 382.500,00 USD tazminatın sigortalıya ödenerek, alınan tazminat makbuzu ve temlikname uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, alacağın tahsili amacıyla ...... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalıların icra takibine yönelik itirazların iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere, 382.500,00 AUSD tazminatın ödendiği tarihten itibaren işletilmiş faizi dahil, takip tarihinden faiziyle ve aynen veya fiili ödeme tarihinde TCMB efektif satış kuru karşılığının tahsilini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı .... Şti vekili, savunmasında özetle; taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin dava dilekçesi ekinde yer alan ve diğer davalı ... şirketi ile dava dışı ...arasında imzalanan teklifname, konişmento ve faturaların tarafı olmadığını, müvekkilinin taşımacı olmadığını, müvekkiline geminin donatanı/taşıyanına izafeten acente sıfatıyla husumet yöneldiğini, ancak acentenin dava ehliyetinin bulunmadığını, geminin yüklenmesi ve yükün taşınması safhasında müvekkilinin herhangi bir dahli olmadığını, tazminat talebine dayanak yapılan ... şirketince hazırlanan raporun güvenilir olmadığını ve raporun denetime elverişli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı ...... Donatanı Taşıyanı ... ....&.... Ltd/...... .... Ltd.’ye izafeten ......Anonim Şirketi vekili, savunmasında özetle; konşimentonun genel şartlarındaki yetki anlaşmasının geçerli olduğunu, davanın halefiyet yoluyla açılması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin temlik belgesine göre araştırılması gerektiğini, davanın ...... .... Ltd.'ye izafeten ...... A.Ş.'ye yöneltildiğini, ancak 21.09.2020 tarihli teklifnameye göre .... A.Ş.'nin taşıtan, .... Ltd. Şti.'nin ise taşıyan olduğunu, halefiyet için geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunması gerektiğini ve ödemenin poliçe teminatı altındaki bir rizko için yapılması gerektiğini, oysa geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmadığını, teklifname ve navlun faturasına göre muhatabın taşıyıcı sıfatını haiz ... olduğu, hasar bildirimin yasada öngörülen süre ve şekilde yapılmadığını, ekspertiz raporunda istifleme hatasından bahsedildiğini, ... tarafından Lashing-Unlashing-Sertifika Bedeline istinaden düzenlenen 07.12.2020 tarihli faturadan da anlaşılacağı üzere, emtianın yüklenmesi ve istiflenmesinin ... sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, kaldı ki ...numaralı konişmentoda sorumluluğun sınırlandırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ...... Donatanı Taşıyanı ... ....&...... Ltd ve ...... .... Ltd vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile ......A.Ş. ve.... Şti arasında acentelik veya başka bir temsilcilik ilişkisi bulunmadığını, sigortalı ile davalı ... arasında 21.09.2020 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede taşıyan ...'nin taşıyan sigortalının ise taşıtan olduğunu, taşıyan ...'nin taşımayı gerçekleştirmek için müvekkilinin gemisini kiraladığını ve 03.09.2020 tarihli çarterparti bağlama özeti ile ... isimli geminin taşıma işlemini gerçekleştireceği konusunda anlaşıldığını, yükleme limanında görev alacak olan acentenin kiracı/taşıyan ... tarafından atanan.... Şti olduğunun ...bağlama özetinde belirtildiğini, aynı bağlama özetinde taşımadan kaynaklı uyuşmazlıkların İngiliz Hukuku uygulanarak Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceği kararlaştırıldığını, ifa yeri mahkemelerinin yetkisinin kabul edilmemesi halinde dahi İstanbul mahkemelerinin yetkili olmayacağını, Hong Kong ve Guangzhou mahkemelerinin yetkili olduğunu, takip ve davanın yanlış kişilere yöneltildiğini, taşımaya bağlı hakların TTK'nın 1188.maddesine göre 13.02.2022 tarihinde düştüğünü, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını tahliye limanındaki olumsuz hava şartları yüzünden geminin limandan ayrıldığını, havanın düzelmesi ile geminin yeniden limana yanaştığını, ancak yükün 4'lü şekilde ve ince ahşap çerçevelerle paketlenmesi nedeniyle istifin bozulduğu ve ahşap çerçevelerin kırıldığını, 15.02.2021 tarihinde gemi kaptanı tarafından protesto mektubu düzenlenerek ilgili taraflara gönderildiğini, tahliyenin tamamlanmasının ardından, yükün alıcısının ve diğer ilgililerin de katılımıyla sörvey işlemi yapıldığını, buna göre de yüklemedeki istifin hatalı olduğu, kullanılan ahşap ambalajın deniz taşımasına uygun olmadığının tespit edildiğini, takipteki şirketlerle müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin ödeme emirinden haberi olmadığını, müvekkilinin sorumluluğu kabul edilse dahi sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe dava dışı ... A.Ş. tarafından yurt dışında bulunan ........ Ltd. şirketine sattığı boru emtiasının Derince ... Limanından ...... isimli gemisi ile davalı taşıma şirketleri sorumluluğunda Avustralya'nın ...limanına taşınması işini sigortaladığını, taşıma sözleşmesinin davalı ... üzerine tarafından akdi taşımacı sıfatı ile üstlenildiğini ve bu taşıma için sigortalı şirkete navlun faturası düzenlendiğini, 3.798.790,00 kg emtianın 24.12.2020 tarihli... ve ... nolu konşimentolar tahtında taşındığını, geminin donatanı tarafından 21.01.2021 tarihinde varış limanına hazırlık mektubu verilerek geminin yanaşmaya hazır olduğunun beyan edildiğini ve 12.02.2021 tarihinde tahliye başlandığını, bir kısım tahliye tamamlandıktan sonra geminin 3,4 ve 5 numaralı gemi ambarındaki borularının hasarlı dağınık ve istifinin bozulduğunun tespit edilerek tahliyenin durdurulduğunu, 13.02.2021 tarihinde alınan gözetim raporundan özellikle 3,4 ve 5 no'lu kargo ambarlarında ... boruların yük sabitlemesinin deniz taşımasına uygun olmaması nedeniyle hasarlandığının belirlendiğini, hasarın artmasının önlenmesi için liman yetkililerinin boruları tek tek yakalayabilecek mıknatıs özellikli özel bir vinç aparatının getirilmesinin talep edildiğini, mıktanıslı vinç aparatın beklenildiği yaklaşık 30 günlük süreçte geminin açığa alındığını, özel vinç aparatının limana ulaşmasını takiben gözetim firması tarafından 16.03.2021 tarihinde yapılan incelemelerde boruların 8 tanesinde ağır hasar 27 tanesinde hafif çizikler belirlendiğini, davalıların gerekli önlemleri almadığını ve pervasızca davranışları neticesinde boruların hasarlandığını, müvekkilince ekspertiz incelemesi yapılarak müvekkiline isabet eden %55 oranında ki 467.500,00 USD sigorta tazminatın ödenerek, alınan tazminat makbuzu ve temlikname uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 37.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı.... Şti vekili, savunmasında özetle; taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taşıma ve taşıma esnasında yaşandığı iddia edilen hizmet kusuruyla ilgisinin olmadığını, müvekkiline geminin donatanı/ taşıyanına izafeten TTK 105. uyarınca acente sıfatıyla husumet yöneltildiğini, ancak maddenin 3.fıkrası uyarınca acentelerin dava ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin dava konusu olayla ilgisi olmadığı gibi sorumluluğu ve kusuru da bulunmadığından davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, geminin yüklenmesi ve yükün taşınması safhasında müvekkilinin herhangi bir dahli olmadığını, ...şirketince hazırlanan ekspertiz raporunun denetime elverişli ve güvenilir olmadığını, davacının geçerli bir poliçe ile talepte bulunmadığını savunarak,. Davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Birleşen davada davalı ...... Donatanı ... ....&..... LTD ...... ... Ltd vekili, sacunmasında özetle; müvekkillerine izafeten dava açıldığı belirtilen ......A.Ş. ve... Şti ile müvekkilleri arasında herhangi bir acentelik veya temsilcilik ilişkisi bulunmadığını, taşıtan ile davalı ... ... arasında 21.09.2020 tarihinde düzenlenen taşıma sözleşmesi gereğince yükün gemilere yüklenmesi, gemi içerisinde bağlanması ve emniyete alınmasından taşıtanın sorumlu olduğunu, yükleme ve tahliye limanları için sözleşmede taşıyan olarak tanımlanan ...'nin acentelerinin yetkili kılındığını, ...'nin taşımayı yapmak için müvekkilinin gemisini kiraladığını, yükleme limanı olan Derince ... limanında görev alacak olan acentenin kiracı ve taşıtan ... tarafından atanan... Şti olacağının çarterparti bağlama özetinde belirtildiğini, yükleme/bağlama/emniyete alma işlemlerinin taşıtanın adamları tarafından gerçekleştirildiğini, geminin Avusturalya'nın Porthedland limanına vardığını ve yanaşma için demirde beklemeye başladığını, ancak 31.01.2021 günü liman yetkililerinin talibi ile fırtınadan kaçmak için limandan ayrılmak zorunda kaldığını, fırtınanın bitmesi ile tekrar limana yanaşan geminin yükünün tahliyesi sırasında boruların 4'lü şekilde ince ahşap çerçevelerle paketlendiği ve istifinin bozulduğu, ahşap çerçevelerinin kırıldığının anlaşıldığınını, gemi kaptanınca protesto mektubu düzenlenerek ilgili taraflara gönderildiğini, mektupta yükleme istif, bağlama ve emniyete alma işlemlerinin taşıtan ve ... tarafından üstlenildiğinin bildirildiğini, tahliyenin tamamlanmasının ardından yükün alıcısı olan... Ltd şirketinin ve diğer ilgililerin katılımıyla sörvey işlemleri gerçekleştirildiğini ve yükleme esnasında istifin hatalı şekilde yapıldığı, ambalaj olarak kullanılan ahşap çerçevelerin deniz taşımasına uygun olmadığının tespit edildiğini, konşimentoda yer alan tahkim şartı uyarınca mahkemenin yetkisiz olduğunu, ifa yeri mahkemelerinin yetkisinin kabul edilmemesi dahilinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmayacağını, Hong Kong ve Guangzhou mahkemelerinin yetkili olacağını, savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı ...... Donatanı Taşıyanı ...... ... Ltd'ye izafeten ......A.Ş vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin taşıma ve taşımayı yapan gemi ile herhangi bir bağlantısının olmadığını, müvekkilinin konişimento veya sözleşmelerde yer almadığını, hasarın sigorta poliçesi teminati kapsamında olmadığını, hasar bildiriminin zamanında yapılmadığını, davaya konu emtiada hasarın oluştuğunun en geç teslimat sırasında yazılı olarak bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin taşıyan sıfatını haiz olduğu kabul edilse dahi hasar bildirimi yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını savunarak, davanın reddine karra verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Somut taşımaya ilişkin 24.12.2020 tarihli... nolu konşimentonun 3 sayfadan oluştuğu, 1.sayfada taşıma koşullarının belirlendiği, 2.sayfa da konişimentonun ... partiyle birlikte kullanılacağına dair '...' ve taşıma şartları için arka sayfaya bakınız ( ....) kaydının yer aldığı, 2.sayfada da navlunun 03.09.2020 tarihli ... parti uyarınca ödeneceğinin belirtildiği, konişimentonun 1.sayfasında düzenlenen 1.maddesinde de, 'Arka sayfada tarihi belirtilmiş olan ... partinin tüm şartları koşulları imtiyazları ve istisnaları, hukuk ve tahkim klozu dahil olmak üzere iş bu belgeye derc edilmiştir.' hükmünün yer aldığı görülmektedir. Bu şekilde konişimentoda 03.09.2020 tarihli ... partiye açıkça atıf yapılarak, sözkonusu ... partinin tahkim klozu dahil tüm koşulları konişmentoya dahil edilmiştir.03.09.2020 tarihli ... Partide, uyuşmazlıklar için İngiliz Hukuku uyarınca Londra Tahkim Klozunun kabul edildiği görülmektedir. Bu tespitler karşısında TTK 1237.maddesindeki, konişimentoyla birlikte ... partinin ibraz edilmesi koşulunun gerçekleşmiş olduğu değerlendirilmiştir. ... partide yer alan tahkim klozuna göre gemi donatanı ve taşıyanı ile ilgili uyuşmazlığın Londra da tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiğinden, tahkim itirazının kabulü ile, asıl ve birleşen davada davalı taşıyan/donatan hakkındaki davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden Reddine karar vermek gerekmiştir. (Asıl ve Birleşen dosya davalısı ... Ltd. Şirketi hakkındaki davalar daha önce tefrik edilerek mahkememizin 2024/37 Esasına kaydedilmiş olduğundan, bu davalı yönünden her hangi bir karar verilmemiştir.)..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki davalılar ... .....&..... Ltd Ve ...... ... Ltd. hakkında açılan davanın konşimentodaki tahkim şartı kapsamında mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalardaki davacıların vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemenin 24.01.2024 tarih ve 2022/411 Esas ve 2024/25 Karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 11.07.2024 tarihli ve 2024/674 Esas ve 2024/1119 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını, bu istinaf ta tarafların geçerli bir tahkim itirazının bulunmadığının belirtildiğini, ancak kaldırma kararının niteliğine göre bu taleplerin incelenmediğini, mahkemece ... parti sayılmayacak bir belgede yer alan tahkim klozu uyarınca davanın usulden reddine karar verildiğini, ancak dosyaya sunulmuş bir ... parti bulunmadığını, belgenin sıhhatinin tartışmalı ve imzasız olduğunu, asıl belgenin sunulmadığını, mahkemece buna rağmen tekrar görevsizlik kararı verildiğini,
Tahkim şartının varlığına dayanak alınan belgenin sonradan düzenlenmesi mümkün, imzasız, tarafları farklı ve içinde kabul edilebilir tahkim şartı olmayan bir belge olduğunu, bu karar ile davada haklı çıkılması halinde ülkeye dönecek 854.529,74 USD'den mahrum kalınacağını, haklı çıkılması halinde dahi bu miktar paranın yurt dışında mukim donatandan tahsil edilemeyeceğini,
Bu nedenle tahkim itirazı ve tahkim şartının geçerliliği husunda mahkemece detaylı bir inceleme yapılması gerektiğini, aksi halde borçluların sebepsiz zenginleşeceğini, mahkemece 03.09.2020 tarihli charter partyde yer aldığı iddia edilen tahkim klozu uyarınca karar verildiği belirtilmişse de, dosyaya sunulmuş ...bulunmadığını, deniz yolu taşımasında anlaşmanın genel olarak dosyaya örnek olarak sunulan ve bu dosya ile ilgili bulunmayan ...şeklinde tarafların imzasını taşıyan anlaşma yapıldığını veya taşımaya taraf olan yük ilgilisi ile gemi ilgilileri arasında örneği sunulan fikstür anlaşması (...) niteliğinde kısa anlaşmanın teati edildiğini, bu anlaşmaları takiben konşimento ön yüzünde atıfta bulunulduğunu, bu dosyada ise konşimentoda atıfta bulunulan usulüne uygun ...bulunmadığını, sadece sıhhatti tartışmalı bir belge bulunduğunu, bunun da asıl belge olmadığını, yüke ilişkin olmadığını, davalıların kendi arasında teati ettiği anlaşmanın veya yazışmanın davalılar ...ve ... Şirketleri arasında olduğunu, bu belgenin ancak davalıları bağlayacağını, yükün ilgilerinin bu anlaşmadan haberdar olmadığını,
Dosyada ...bulunmadığını, mahkemece değerlendirilen belgenin sıhhatine itiraz edilen 04.09.2020 tarihli ... (Bağlama Özeti) isimli bir belge olduğunu, ihtilafta davacılara uygulanması mümkün olmayan orijinalliği, bağlayıcılığı ve tarafları yeterince irdelenmeyen metindeki beyanların tahkim şartı olarak kabul edildiğini, bu geçersiz beleye dayanan davalı asil geçersiz ve süresinde olmayan tahkim itirazında bulunduğunu, davalı asile izafeten taraf gösterilen ......A.Ş. ise tahkim itirazında bulunmadığını, donatanı/taşıyanı tarafından atıfta bulunulan ve itiraz edilen Bağlama Özetinin ne zaman ve nasıl yapıldığının anlaşılmayan e-posta yazışmalarından ibarett olduğunu, bu nedenle belgenin aslının ve onaylı örneğinin sunulmasının istendiğini mahkemenin 20.09.2023 tarihli ara kararı ile de charter partynin tümünün tasdikli bir örneği ile tercümesinin dosyaya sunulması için davalıya iki haftalık süre verildiğini, belgenin aslının sunulmadığını, ve yazışmaların internet üzerinden yapıldığının belirtildiğini, mahkemece belgenin03.09.2020 tarihli olduğu belirtilmesine karşın dosyaya sunulan... (Bağlama Özeti) belgesinin 04.09.2020 tarihli olduğunu, 24.12.2020 tarihli ve ......numaralı konşimento tahtında gerçekleştirilen taşımada, konşimento ön yüzünde "...... dated 03.09.2020" ibaresi bulunduğunu, bu kayıt navlun ücretinin ödenmesine ilişkin olmakla birlikte, tüm taşıma için uygulanacağı düşünülmesi halinde dahi, incelemenin eksik yapıldığını, dosyaya 03.09.2020 tarihli bir ...sunulmadığını, 04.09.2020 tarihli... belgesi sunulduğunu,
Mahkemece ......A.Ş.'nin taşımaya aracılık ettiği ve davalı Donatan/Taşıyanın acentesi olduğu ve ......tarafından ileri sürülen ilk itirazların bağlayacağı olacağı yönünde haklı değerlendirilmelerde bulunulmuşsa da, gerekçeli kararda ......A.Ş. vekilinin milletlerarası yetki itirazında bulunduğu belirtilerek, cevap dilekçesinde yetki itirazından bahsedilmiş olsa dahi bu itirazı tahkim itirazın olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde değerlendirmede bulunulduğunu, ancak ilk itirazın hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınamayacağını, yetki ve tahkim ilk itirazının bir birinden farklı olduğunu, ......A.Ş.'nin 2022/411 E. ve Birleşen 2022/412 E. Numaralı dava dosyasına sunmuş olduğu cevap dilekçesinde tahkime ilişkin geçerli bir itirazda bulunmadığını, mahkemenin de esasında yetki itirazından bahsedilmesi nedeniyle bunu tahkim itirazı olarak kabul ettiğini, ......A.Ş.'nin yalnızca 2022/411 E. Dosyasına sunulan cevap dilekçesinin alelade bir paragrafında özel gayret ve aramalarımız sonucu "tahkim şartı içeren konşimentonun gümrükten celbini talep ederiz" ifadelerine yer verildiği görüldüğünü, birleşen 2022/412 E. Dosyaya sunulan cevap dilekçesinde tahkim kelimesine dahi yer verilmediğini, Taralar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, bunun için tahkim iradesi, yazılı şekil şartı, tahkime elverişlilik ve uyuşmazlığın belli olması şartlarının arandığını, davalının iddiasına göre tahkim şartlarının konşimentoda yer aldığını ve bu durumun kabul edilemeyeceğini, tahkim anlaşmasının geçerliliğinin yazılı şekilde yapılmasına bağlı olduğunu, oysa dosyada taraflarca imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını, konşimentoda Charter Party'e atıf yapıldığı değerlendirildiğini, ancak konşimento üzerinde atıf yapılmayan başka bir tarihteki e-posta yazışmaları üzerinden hüküm kurulduğunu, e-posta mesajı üzerinden karar verilerek yazılılık şartı dikkate alınmadığı gibi, söz konusu yazışmalarda sigortalının da bulunmadığını, yazışmaların ...Türkiye ile gemi Donatanı ve ...'nun diğer temsilcileri arasında yapıldığını, anlaşmanın açıkça diğer davalı ... .... Şti. hesabına olacağının yazıldığını, tahkim şartının karışıklığa sebep olmayacak şekilde açık olması gerektiğini, tahkim şartının 805 Sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'un 1,2 ve 4 maddeleri uyarınca Türkçe düzenlenmesi gerektiğini, başka bir mahkemede davalının konşimentonun arkasında yazan tahkim şartına yönelik itirazının reddedildiğini, tahkim şartının genel işlem koşulu barındırdığını,
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar ... Gemisi Donatanı ......&.....LTD ve ... Gemisi İşleteni ...... .... Ltd.vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Gerekçeli kararda Derin şirketi ile müvekkilleri arasında acentelik ilişkisi bulunmadığının belirlendiğini, ancak hatalı şekilde ...... şirketi bakımından da bu tespitin yapılması gerekirken, bağlama özetinin kurulmasına yardımcılık eden ...ofisi ile ...... şirketlerini isim benzerliği nedeniyle birbirine karıştırılarak müvekkillerin acentesi olduğu yönünde karar verildiğini, ...şirketinin farklı alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bağlama özetinde bulunan şirketin ...... & ... S.A. yani Türkçe ismiyle ...... A.Ş. Olduğunu, bu nedenle gerekçedeki bu hususun düzeltilerek karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu bakımdan düzeltilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, uluslararası deniz taşımasında meydana gelen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl ve bileşen davalarda davalı olan ... ... Tic. Ltd. Şti.'ne yönelik davanın ayrılarak ayrı bir esasa kaydına, davalıar davalılar ... Gemisi Donatanı ... ... .&....... LTD ve ... Gemisi İşleteni ...... .... Ltd. vekilinin tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacılar ve katılma yoluyla asıl ve birleşen davada davalılar davalılar ... Gemisi Donatanı ... ....&...... LTD ve ... Gemisi İşleteni ...... .... Ltd. vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki belgeler ve taşıma sözleşmelerinden anlaşılacağı üzere; davacının sigortalısı olan ... AŞ nin yurt dışında mukim mukim ........ Ltd. Şirketine sattığı boru emtiasının Derince ... Limanından ...... gemisine yüklenerek taşındığı ve varma limanında emtiada hasar tespit edildiği sabittir. Davacı taşıma sözleşmesi ile emtiayı taşıyan ve Navlun sözleşmesi ve faturası ile taşıma ilişkisinde akdi taşıyıcı sıfatı ile yer aldığı görülmektedir. ... şirketi ile sigortalı şirket arasında teklifname başlıklı 21/09/2020 tarihli sözleşme ile sigortalının Avustralya'ya ihraç edeceği boru, bağlantı parçaları ve aksesuarlarının sevkiyatlarının Sismarine tarafından kiralayacağı gemilerle taşınmasına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye fiili taşıyıcı ve, gemi işleticisi veya donatan taraf değildir. Bu nedenle sözleşmede belirtilen yetki şartı bu kişiler yönünden geçerli değildir. Sözleşmenin 14. Maddesinde Klavuz 1- .....'in sözleşmenin ayrılmaz eki olduğu belirlenmiştir. Davacılar tarafından akdi taşıyan ... ... Limited Şirketine karşı açılan dava, bu davadan ayrılarak mahkemenin 2024/37 ve 38 Esasına kayıt edilmiştir. Bu davada sadece haklarında hüküm verilen fiili taşıyan ve acentesi hakkında inceleme yapılmıştır.
Davalılar fiili taşıyıcı, donatan ve geminin işletenidirler. Bu davalılar taşımaya ilişkin ...ve konşimentoya göre mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu ve uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerektiğini ileri sürmektedirler. Hakkında görevsizlik kararı verilen her iki davalı vekilince 2022/412 esas sayılı dosyaya 22.12.2022 tarihinde verilen cevap dilekçesinin 9. sayfasındaki 1.14 maddesinde, dosyadaki konşimentonun yetki maddesi uyarınca İngiliz Hukukunun uygulanması ve Londra'da tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu dilekçesinin sonuç kısmında da tahkim itirazının kabulü talep edilmiştir.
Mahkemenin 2022/411 esasındaki davada da 02.03.2023 tarihinde sunulan cevap dilekçesinin 3. sayfasındaki b.1 maddesinde konşimentodaki yetki şartı nedeniyle tahkim itirazında bulunulmuştur. Ayrıca dilekçenin sonuç kısmında da tahkim itirazı bir kez daha tekrar edilerek dosyanın konşimentodaki tahkim şartı nedeniyle tahkimde çözülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Taraflarca sunulan cevap dilekçelerinin hangi nedenle esas alındığı gerekçeli kararın 9. sayfasında açıklanmıştır. Gerekçeli kararda açıklandığı üzere, ...Gemisi Donatanı/ Taşıyanı olan davalıların acentesi sıfatıyla sunduğu dilekçedeki tahkim itirazı dikkate alınmalıdır. Yukarıda belirtildiği gibi esasen davalılar tarafından sunulan cevap dilekçelerinde de tahkim itirazı bulunmaktadır. Bu nedenle ortada geçerli bir tahkim itirazının bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, tefrik edilen davalı ... ile aktedilen sözleşme kapsamında düzenlenen 24.12.2020 tarihli konişmento tahtında davalı taşıma şirketleri sorumluluğunda Derince Limanından ...Limanına emtianın taşındığı anlaşılmaktadır.
Taşımaya esas carter party'in tercümesi dosya ibraz edilmiş olup incelenmesinde; genel tahkim ve tahkim süreçlerinin Londra İngiltere yasalarına tabi olacağına dair düzenleme bulunduğu ve bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiği görülmektedir.
MTK'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca, asıl sözleşmenin bir parçası hâline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması hâlinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır.
Bu nedenle, konşimentonun ön yüzünde genel şartlara atıf suretiyle yapılan tahkim anlaşması, yazılı şekil şartını taşımakta olup geçerlidir.
Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi yada uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Uyuşmazlık, tahkime elverişlidir. Çünkü, somut uyuşmazlıkta taşıma ve bu ilişkiden doğan tazminat talebi, bütünüyle tarafların iradesine tâbi konular olup Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 1. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tahkime elverişlilik koşulunu taşımaktadır.
Bilindiği üzere, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide konşimento; taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkide ise navlun sözleşmesi hükümleri bağlayıcıdır. ... sözleşmesi taşıyanın geminin tümünün ya da bir bölümünün veya belirli bir yerini taşıtana taahhüt ederek denizde eşya taşımayı yükümlendiği sözleşmedir. Başka bir deyişle eşya taşımak amacıyla geminin bir bölümü ... sözleşmesi ile tahsis edilir. ... sözleşmesi yapıldığı taktirde taraflardan biri masrafları ödemek koşuluyla kendisine sözleşmenin ana noktalarını içeren çarterparti verilmesini isteyebilir. Sözleşmenin tarafları bazen bir araya gelerek ıslak imza atmak yerine bir tarafın bilgisayar ortamında sözleşme akdetmeyi tercih edebilirler. Elektronik ortamda düzenlenen bu metindeki tahkim şartı geçerlidir (Yargıtay 11.HD' 12.01.2017 tarih, 2015/12971 E, 2017/240 K. 26.11.2014 tarih, 2014/17444 E. 2014/18405 K, 18.04.2013 tarih, 2012/6961 E, 2013/7612 K sayılı ilamları). Ayrı bir ... sözleşmesi yapılmadığı durumlarda, konşimento, taşıma sözleşmesinin koşullarını belirler. Ayrıca, yukarıda belirtildiği gibi, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide zaten konşimento hükümleri geçerlidir.
Charter Partyin gönderen ile taşımacı arasında teati edildiği, sigortalının konşimentoda yükleten olarak yer aldığı, ancak taşımanın akdî taşıyıcı tarafından organize edildiği ve bu konşimentonun charter sözleşmesi ile birlikte kullanılacağının konşimentoda yazılı olması nedeniyle, taşıma sözleşmesi öncesi bir ...bağlantısı ile yükün kabul edilerek gemiye yüklendiği anlaşılmaktadır. Davacıların halefiyet yoluyla talepte bulunması nedeniyle sigortalı hakkında geçerli olan tahkim şartının, sigortacılar açısından da geçerli olduğu kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında konşimento ve ... sözleşmesi mevcuttur. Davacı sigorta şirketlerinin sigortalısı, somut olayda gönderen konumundadır ve davacı, gönderenin halefi olarak onun hak ve sorumluluklarına tabidir. Bu nedenle, konişmentodaki tahkim şartı davacı için bağlayıcıdır.
Tahkim şartı konişmentoda matbu olarak yer alsa ve genel işlem şartı niteliğinde bulunsa bile uluslararası deniz yolu ile taşımalar standart sözleşmeler kapsamında yapıldığından ve dava konusu taşıma da bu konişmentoya göre yapıldığından, tahkim şartının geçerli olduğu, konişmentodaki tahkim şartının dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, gerek davacı sigortacı, gerekse onun sigortalısı tacir olup, tedbirli bir tacir gibi davranmakla yükümlüdür. Haksız işlem koşulu içeren genel işlem koşulu savunması, tedbirli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü ışığında değerlendirilmelidir. Deniz yoluyla uluslararası taşımalarda düzenlenen konşimentolarda standart olarak uluslararası yetki şartı veya tahkim şartı yer almaktadır. Bu şartın, dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı olarak kabulü mümkün olmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer bir deyişle, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde düzenlenen konşimentoda konulmuş olan tahkim şartının geçerli olduğu, davacının halefiyet yoluyla davayı açması nedeniyle sigortalısı olan gönderilenin sahip olduğu hak ve yükümlülüklere sahip olması nedeniyle üçüncü kişi olarak değerlendirilmeyeceği, matbu şekilde düzenlenmesi teamül olan deniz konşimentosundaki tahkim şartının tarafların sözleşmedeki durumuna göre haksız şart niteliğinde geçersiz sayılamayacağı anlaşılmıştır. 805 Sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un 1. maddesi Türkiye Cumhuriyet taabiyetindeki şirket ve müesseselerin ülke içindeki her türlü sözleşmeleri hesap ve defterlerini Türkçe olarak düzenlemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaksızın düzenlenen sözleşmeler ise aynı Kanun'un 4. maddesine göre geçersizdir. İlk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında ve istinaf incelemesi sırasında dosyaya ibraz edilen belgelere göre sözleşmenin tarafı olan istinaf eden davalılar Türkiye Cumhuriyeti taabiyetinde değildir. Bu sebeple yetki şartının ancak Türkçe olarak yazılması halinde geçerli olacağından bahsetmek somut olay açısından mümkün bulunmamaktadır.Yetki şartı konşimentoda veya atıfta bulunduğu belgede matbu olarak yer alsa ve genel işlem şartı niteliğinde bulunsa bile uluslararası deniz yolu ile taşımalar standart sözleşmeler kapsamında yapıldığından ve dava konusu taşıma da bu konişmentoya göre yapıldığından tahkim şartının geçerli olduğu, tahkim şartının dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Sözleşme (konişmento) kapsamında davalı taşıyıcının edimini yerine getirdikten sonra sözleşmedeki (konişmentodaki) hükümlerden tahkim şartının geçerli olmadığının öne sürülmesi ahde vefa ve TMK'nın 2. maddesine de aykırıdır.Konşimentoda taşıyıcının yabancı olduğu açıkça belirtilmiştir. TTK'nın 1228/2. maddesinin son cümlesi uyarınca konişmento, kaptan veya taşıyanın yahut kaptanın bu hususta yetkilendirdiği bir temsilcisi tarafından taşıyan ad ve hesabına düzenlenir. Tahkim şartı içeren konişmentoya göre taşıma tamamlandıktan sonra konşimentonun atıf yaptığı charter partynin imzasız olduğunun ileri sürülmesi de TMK'nın 2. maddesi kapsamında dinlenmemelidir. Kaldı ki konişmentonun gönderilen veya taşıtan tarafından imzalanması da gerekmediği ve konşimentonun taşıyan tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bir belge olduğu dikkate alınarak, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalıların katılma yoluyla yapılan istinafının incelenmesinde, ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı herhangi bir talepte bulunulmadığı, sadece gerekçede bulunan ...Ofisi ile ...... şirketlerinin isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırılarak ...... şirketinin acente olduğu kabul edilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Eldeki uyuşmazlıkta ...... şirketinin acente olarak sözleşme ilişkisinde yer aldığı, acentenin aracılık ettiği bu sözleşmede acenteye husumet yöneltilmesinin TTK'nın 105 maddesine uygun olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, asıl ve birleşen davalarda davacılar ile asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine,
2-Asıl ve birleşen davalarda davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
2-Asıl ve birleşen davalarda davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarcaca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.