İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; esnaf olan davacının Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren ...... işletmesinin sahibi ve yetkilisi olduğunu, davacının bu işletmesinde mesleki amaçla kullanmak adına davalı ... Şti'den ...... marka buz makinesi satın aldığını ve taraflar arasında "Yaprak Buz Makinesi Satış Sözleşmesi" imzalandığını, buz makinesinin kurulumunun 13.08.2020 tarihinde gerçekleştiğini, sözleşme konusu makinede, davalı şirket yetkililerinin taahhüt ettiği vasıflar ile özelliği gereği malda bulunması zorunlu vasıflarında eksiklik bulunduğu ve malın ayıplı olduğu anlaşıldığını, buz makinesinin kurulumundan kısa bir süre sonra arızalar baş göstermesi ve makinenin gerektiği gibi çalışmaması üzerine bu husus hemen davalı satıcıya bildirildiğini, bunun üzerine garanti kapsamında bulunan buz makinesi için davalı şirket tarafından tamire gelindiğinde, davacıya motorun yandığı söylenerek yerine farklı bir motor takıldığını, daha sonrasında davalı şirket tarafından takılan bu motorun 2. el kullanılmış bir motor olduğunun anlaşıldığını, satın alınan buz makinesinin beklenilen günlük kapasitenin çok altında buz ürettiğini, belirtilen söz konusu arızalar ve ayıplı malın motorundaki değişimler nedeniyle buz makinesinin orijinalliği ve bütünlüğü bozulduğu gibi makinenin değerin de oldukça düştüğünü, satış sözleşmesinde buz makinesinin bedeli 35.000,00 TL olarak belirtildiğini ve ürünün özellikleri kısmında el yazısı ile "10'luk panel makine altı standart kapı kurulumu"nun yapılacağı ve bunun için 2.500 TL'nin davacıdan ayrıca alınacağı ifade edildiğini, kurulumuyla birlikte davacının satın almış olduğu makine için davalı tarafa 37.500 TL ödeme yaptığını, ayrıca arızalar meydana gelince tamiri bahane edilerek yatay motor takılması için davacıdan 5.000,00 TL yatay motor bedeli alındığını belirterek davanın kabulü ile dava konusu buz makinesinin ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesine, aksi takdirde malın güncel bedelinin davacıya iadesine, davalı şirketin motor değişimi için müvekkilden almış olduğu 5.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesine, ayıplı maldan kaynaklı davacının uğramış olduğu kazanç kaybının gerçek değerinin bilirkişi tarafından ortaya konulup belirlenebilir hale getirildiği takdirde bedeli artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
DAİREMİZİN 09.01.2025 TARİHLİ VE ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARINDA ÖZETLE; "...Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle misli ile değişim olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olduğu ve "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzeninden kaynaklandığından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Eldeki davada istinaf aşamasında dairemiz tarafından celp edilen kayıtlara göre davacı ve davalıların tacir olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklandığından dava mutlak ticari dava değil ise de, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili eser sözleşmesinden kaynaklandığından nispi ticari dava sayılması gerekir. Bu halde talep ve dava hakkında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan ilk derece mahkemesince davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması hatalı olmuştur.
Ayrıca; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.m.5A/1 maddesi uyarınca, TTK'nun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu olup, bu husus dava şartıdır.
O halde İlk Derece Mahkemesince davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması ve davacı vekiline davadan önce arabulucuğa başvurulup başvurulmadığı sorulurak, arabuluculuğa başvurulmuş ise anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmek üzere süre verilmesi ve arabuluculuk tutanağı ibraz edildikten sonra işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, görev ve sonrasında zorunlu arabulcuya başvuru şartına ilişkin dava şartları değerlendirilmeden işin esası hakkında bir karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca Ereğli (Konya) ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/04/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; Asliye Ticaret Mahkemesince;
" Taraflar arasında görülmekte olan davanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı ayıp nedeniyle misli ile değişim olmadığı takdirde tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın kanun yolu incelemesine bakmakla görevli T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 18/07/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının onanmasına ilişkin T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı, keza; 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir." denilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinde eldeki davanın görevsiz mahkemede 03/08/2022 tarihinde açıldığı, davacı vekilinin görevsizlik kararı üzerine Mahkemeye 25/03/2025 tarihli talebi üzerine dosyanın Mahkememize 02/04/2025 tarihinde arabuluculuk süreci tamamlanmadan tevzi edildiği görülmüştür.
Yukarıda detayı verilen eldeki davanın kanun yolu incelemesine bakmakla görevli T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 18/07/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının onanmasına ilişkin T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davanın 6100 Sayılı Kanunun 114/2 maddesi delaletiyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A-1 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE, karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın önce Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben açıldığını ve davanın açıldığı tarih itibariyle bu mahkeme yönünden arabuluculuk dava şartı bulunmadığını, görevsizlik kararından sonra arabuluculuk dava şartının tamamlandığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle misli ile değişim olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, mevcut delillerin takdirinin ve yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/09/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen davacıya iadesine,

5-İstinaf karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/12/2025