6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi)

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman şirketleri kanunu çerçevesinde Finansal Kurumlar Birliğince ... tarihli ... ve ... tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini malın tüm ekipman ve aksesuarları ile birlikte davalı kiracıya teslim edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirket ile arasında Finansal kiralama sözleşmelerinin hükümlerine aykırı hareket ettiğini, kira bedellerini ve borçlarını ödemekle temerrüde düştüğünü ve kendilerine vadesi gelen borçlarını ödemeleri için; ... 27. Noterliği'nden, ... tarih ve ... yevmiye numaralı sayılı ihtarnamesinin borçlulara keşide edildiğini ve FKK'nun ilgili Maddesi gereğince temerrüde düşülen borçlarını 60 gün içerisinde ödemesi aksi takdirde bu sürenin sonunda sözleşmenin fesih olunacağının ve tüm kira bedellerinin muaccel olacağının ihtar edildiğini, davalı tarafın ihtarnamede belirtilen 60 gün süre içerisinde ödemediğini, davalının sözleşmeye uymaması neticesi, sözleşmenin fesih olması, davalı ile müvekkili şirket arasındaki sürekli borç ilişkisini sona erdirdiğini, davalı tarafın kiralama konusu menkul malları rızası ile müvekkili şirkete iade etmediğinden, müvekkili şirketin mülkiyet hakkının tespitiyle, menkul malların müvekkili şirkete aynen iadesi için davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini ifade ederek, sözleşme fesih edildiğinden fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 6361 sayılı finansal kiralama sözleşmesi hükümleri gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait kiralananın müvekkiline iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde, mal bedelinin sözleşmede belirlenmiş temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, avukatlık vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA /
Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.

KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, 6361 sayılı Finansal Kiralama Factoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 31 ve 33.maddesi hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, finansal kiralama konusu malın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana verilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ... tarihli... ve ... tarihli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi 6361 Sayılı Yasanın 22. maddesi hükmüne uygun olarak yapılmıştır. Sözleşmelerde yazılı taşınır mallar, kiralayan davacı tarafından kiracı davalıya teslim olunmuştur.
Davacı vekili tarafından Uyap üzerinden gönderilen 09/03/2026 tarihli dilekçe ile; davanın açılmasından sonra davalı taraf ile anlaşma sağlanarak araçların rızaen teslim alınarak 3. kişilere satıldığını ve tüm borcun tahsil edildiğini, davanın açılmasından sonra davalı taraf ile anlaşma sağlandığından dava konusuz kaldığını belirterek; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

Dava konusu ekipmanların rızaen teslim edildiği davacı vekili tarafından bildirildiği anlaşıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir
HMK 331. maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Bu nedenle yargılama giderlerinin bu madde kapsamında değerlendirilmesi ve dava tarihindeki haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerekir. Davacı vekilinin dava konusu emtianın yargılama aşamasında teslim edildiği ve sözleşmeye konu kira borçlarının ödendiği yönündeki beyanı dikkate alındığında davacı vekili yararına vekalet ücreti takdir etmek gerekmiştir.
Vekalet Ücreti yönünden ise AAAT'nde özel düzenleme bulunmakta olup tarifenin 6. maddesine göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı tamamlanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.

Tüm bu nedenlerle dava tarihindeki haklılık durumu ve davanın ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce konusuz kaldığı da gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 95.634,00 TL tamamlama harcı, 39.278,25 TL peşin harcın mahsubu ile artan 134.180,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce giderildiğinden tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerektiğinden hesap olunan 452.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 732,00 TL başvuru harcı, 732,00 TL peşin/nisbi harç, 105,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.569,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

6-Davalı tarafça yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7-Davanın konusuz kalması nedeniyle Mahkememizin 21/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2026