Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

Davanın Ankara Batı . Tüketici Mahkemesinde açıldığı, Ankara Batı . Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... sayılı görevsizlik kararıyla dosyanın Ankara Batı . Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, Ankara Batı . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş olmakla dava mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.

Davacılar dava dilekçesinde özetle;12/11/2024 tarihinde ... Otomotivden sahibinden.com adresinden 1997 model ... marka araç ilanını gördüğünü, satıcı ile iletişime geçtiğini, 480.000,00 TL bedelle ilanda olan aracı 450.000,00 TL'ye satın aldığını, aracın ilanında hiçbir kusur olmadığını belirtiklerini, ekspertiz yaptırmak istediğinde bu tür araçlar için ekspertiz olmadığını, aracı satın aldıktan sonra tanıdık bir usta olduğunu, ona göstereceklerini söylediklerini, aracı ustaya götürdüklerinde gözle görülen herhangi bir kusurunun olmadığının söylendiğini, ...'ın kendisinden kimliğini istediğini, noterin tanıdık olduğunu, oranın kalabalık olacağını söyleyerek kendilerini babası ile birlikte yemeğe gönderdiğini, kendisinin de işlemleri bir tanıdığa yaptıracağını söylediğini, daha sonra kısa bir sürede geldiğini, kendilerini sadece imza attığını, o an arabayı almanın heyecanı ile dikkat etmediklerini, daha sonra araba için gerekli evrakları yaptırmaya gittiğinde satış bedelinin 450.000,00 TL yerine, 360.000,00 TL yazıldığını, fark ettiğini, o an davalıyı aradığını, parayı fatura ettikleri için o şekilde yazdırdığını söylediklerini, aracı satın aldıktan sonra Ankara'ya gelirken yolda aracın hararetinin yükseldiğini fark ettiğini, davalıyı aradığını, termostatın yeni olmasından dolayı olduğunu söylediğini, sonrasında araç için gerekli evrakları çıkardığını, aracın muayeneden ağır kusurlu çıktığını öğrendiğini, aracın aynı kilometre ile muayeneye girdiğini, aracın farklı kusurları olduğunu öğrendiğini, davalıyı tekrar aradığını, servise götür baktır dediğini, bu süre zarfında bu aracı kullanabilmek için kendisinin ehliyetini değiştirdiğini, aracı satın almak için borçlandığını, ehliyet değiştirmek için borç yaptığını, aracı başka bir ustaya götürdüğünü, aracın motorunun sonradan konulduğunu, ruhsattaki numara ile motorun numarasının tutmadığını öğrendiğini, davalı ile görüştüğünde parası olmadığını ve beklemesini söylediğini, tüm birikimlerinin bu araç için gittiğini, maddi ve manevi olarak yıprandığını, çalışamadığını, davalıyı tekrar tekrar aradığını, mesajlarına cevap vermediğini, kendilerini ciddiye almadığını belirterek davalıya araç için ödemiş olduğu 450.000,00 TL bedelin ve yapmış olduğu tüm masrafların faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin Konya'da olduğunu, müvekkilinin ikamet adresinin de Konya'da olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını beyan ederek HMK 6. Maddesindeki genel yetki kuralı çerçevesinde öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın, işletme sahibi ... yanında sigortalı çalıştığını, ... her ne kadar müvekkilinin babası olsa da çalışan sıfatı ile iş ve işlemleri yürütmekte, işvereni ... bu hususlarda yardım ettiğini, davanın satış sözlşmesine vekaleten imza atan ...'a değil ... yöneltilmesi gerektiğini, Davaya konu eski plakası ... olan 1997 model ... 410.000 Km.deki aracın 19.10.2024 tarihinde osmaniyede ... adlı araç sahibinden ... vekilliğinde ... üzerine 350.000 tl bedelle alındığını ve aracın Osmaniye'den Konya'ya çalışır vaziyette hiçbir sorun olmadan getirildiğini, bakımlarının yapıldığını ve ilana konulduğunu, davacıların araca talip olduklarını, sözlü anlaşma üzerine 360.000 TL bedelle davacılara satışının yapıldığını ve ücretini de elden aldığını, bu satışta müvekkilinin ... adına vekaleten iş yaptığını, davacı ... aracı alıp giderken müvekkilinin kapısının önünde bulunan başka araca çarptığını ve müvekkilini yaklaşık 10.000 TL zarara uğrattığını, aracın alımından hemen sonra kaza yapan, aracı kullanmak için gereken belgelerin masrafını görünce satış işleminin ayıplı mal satışı olduğu iddiasını öne süren davacıların kötü niyetli olduklarını beyan ederek, haksız davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir olup olmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazıda davalının tacir kayıtlarına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıların kendi adına tacir olup olmadığı sorulmuş, gelen cevabi yazıda davacıların tacir kayıtlarına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'ne müzekkere yazılarak davalının kendi adına tacir olup olmadığı sorulmuş, cevabi yazıda davalının defter kayıtlarında herhangi bir kaydının olmadığı bildirilmiştir.
Ankara Defterdarlığına müzekkere yazılmış ve davacıların işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmeden dönme, bedel iadesi ve yapılan masrafların tazminine ilişkindir.

Dava konusu aracın cinsinin kamyon olduğu, kullanım şeklinin yük nakli/ticari olduğu, aracın ... isimli işyerinden satın alındığı belirtilmiştir. Dava, aracın satışını vekaleten yerine getiren kişiye yöneltilmiştir. Davacılar ve davalı yönünden yapılan tacir araştırmasında tarafların tacir olmadığı tespit edilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.

Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde tarafların tacir olmadığı anlaşılmakla, dava, nisbi ticari dava mahiyetinde olmadığı gibi, mutlak ticari dava da değildir.
Görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden ve davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 05/12/2025