İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil eşi...le birlikte iskele kiralama işi yaptığı, taraflar aralarında 23.01.2024 tarihli aylık iskele kiralama sözleşmesi yapıldığını, müvekkil iskeleleri davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirket 1 aylık iskele kiralama bedelini ödedikten sonra kalan aylara ilişkin kiralama bedelini müvekkil fatura kesmesine rağmen ödemediğini, müvekkil davalı şirket ile iletişime geçmiş ancak davalı şirket müvekkili oyaladığını, en sonunda davalı şirket mail aracılığı ile müvekkile iskelelerin kalan kiralama bedelini ödeyip aynı zamanda 176.000 TL karşılığında satın almayı teklif ettiğini, müvekkil de kendilerine toplu ödeme yapacaklarını vaad ettikleri için iskele satış bedeli ve anlaşıldığı gibi hasarlı iskele tutarını belirleyerek faturasını kesip davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirket kesilen hiçbir faturaya da itiraz etmediğini, müvekkilin İzmir... İcra Müdürlüğü -...esas sayılı dosyası ile iskele satış ve hasar bedelini ve İzmir ... İcra Müdürlüğü - ...esas sayılı dosyası ile iskele kiralama bedelini davalı şirket ile anlaştığı tutarda faturalara dayalı ilamsız takip başlattığını, ancak davalı şirket açılan icra takiplerine karşı haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.

Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmeden uğramış olduğu zararların tazminine ilişkin eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.

Davacı hakkında tacir araştırması yapılmasına karar verilmiş, bu doğrultuda İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkereler yazılmıştır. İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğünce gönderilen 25/07/2025 tarihli yazı cevabında, davacı ...'ın inşaat iskele ve çalışma platformunu kurma ve sökme işleri faaliyetinde bulunduğu, gerçek usulde ticari kazançtan dolayı faal mükellefi olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 24/06/2025 tarihli yazı cevabında ticaret sicil kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı ve davalının ticaret sicil kaydının olmayıp, ayriyetten vergi dairesi kayıtlarından davalının yıllık alış tutarları ve vergiye esas diğer parasal miktarların incelenmesinde, davalıya ait miktarların esnaf ve tacir ayrımına ilişkin yayımlanan parasal sınırın altında kaldığı görülmekle davacının tacir sıfatının bulunmadığı, 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına (İHTARAT YAPILDI),
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/12/2025