İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;" müvekkil ... ile davalı ... arasında 22.11.2022 tarihine "...Yatırım Sözleşmesi" adı altında sözleşme akdedildiğini, sözleşmeye göre müvekkil ..., davalı tarafa 20.000 USD bedelinde yatırım garantisi bedeli yatıracağını, davalı tarafın ise müvekkil adına yurt dışında mal alımı yaparak Amazon isimli satış sitesinin Amerika'daki deposuna (müvekkil hesabına kayıtlı) malların teslimi ve internet sitesi üzerinden satış işlemlerini yaparak %20 - %30 arasında kar getirisi sağlayacağını, alımların ise part part yapılacağı ve alımlar arasında 65-70 gün süre olacağını, müvekkilinin üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirmesine karşın ne bir dönüş alabildiğini ne de ödenen bedelin iadesini alabildiğini, iş bu sebeplerle cezai şart hükmü de dahil olmak üzere müvekkilin ödemiş olduğu bedel ve elde edilmesi ihmal edilen karların müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek müvekkilimizin işbu sözleşme kapsamındaki uğramış olduğu zararlar hesap edilerek fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 USD'nin davalıdan alınarak müvekkilimize verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Taraflar hakkında tacir araştırması yapılmıştır, buna göre Vergi Müdürlükleri ve Ticaret sicil müdürlüklerinden verilen cevabi yazılardan anlaşıldığı üzere davacının ve davalının yıllık alış tutarları ve vergiye esas diğer parasal miktarların incelendiğinde, esnaf ve tacir ayrımına ilişkin yayımlanan parasal sınırın altında kaldığı görülmekle tarafların tacir sıfatının bulunmadığı, 6102 sayılı yasanın ticaret mahkemelerinin görevini düzenleyen 4/1 maddesi uyarınca uyuşmazlığı muhakeme etmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına (İHTARAT YAPILDI),
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2025