Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen " ......" kapsamında davacı tarafça yapılan işin tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, buna karşın davacı tarafça tanzim edilen 15/06/2021 tarihli ... numaralı 276.303,31 TL bedelli faturaya istinaden bir kısım ödemeler yapılmış ise de 115.000 TL ve sözleşmede belirlenen oran üzerinden işlemiş faizin halen ödenmediğini, bu nedenle taraflarınca hazırlanan ihtarnamenin davalıya tebliğ edilememesi üzerine ihtarnamenin elektronik posta ile davalıya gönderildiğini, davalının cevabında borcun varlığını kısmen kabul ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15/06/2021 tarihli 276.303,31 TL bedelli faturadan kaynaklı alacak yönünden şimdilik 50.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile ihtarname tarihi olan 28/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 115.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle bakiye fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin kaldırma kararından önce yapılan yargılamada, mahkememizce aldırılan 14/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu 15/06/2021 tarihli 276.303,31 TL bedelli faturanın davacı defterlerine kaydedilerek ...'ne BS formu ile beyan edildiği, bu fatura nedeniyle davacı defterlerinde davalının herhangi bir ödeme/tahsilat bilgi-belgesine rastlanmadığı, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 276.303,31 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defterlerini ibraz etmediği için defterlerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamenin adres kapalı olduğundan tebliğ edilemediği ve ihtarnamenin davalı şirkete elektronik posta olarak gönderildiği rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; dava, faturaya dayalı alacak iddiasından kaynaklandığından alacaklı olduğunu ispat külfetinin davacıda olduğu, davalının, davaya cevap vermediğinden davayı inkar etmiş sayılması gerektiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile takip konusu fatura davacı defterlerinde kayıtlı ve davalı da borçlu gözüküyor ise de davacının defterlerindeki kayıtların belge ile doğrulanmadığı sürece tek başına davacının lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davacının ticari kayıtlara delil olarak dayanmaması nedeniyle davalının BA formu kayıtlarının da getirtilemediği, nitekim davayı inkar eden davalı yönünden davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından usulüne uygun dayanılan delillerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizin ...... sayılı dosyasında verilen karar ...... sayılı ve 18/03/2025 tarihli ilamı ile "Mahkemece yapılacak iş; uyuşmazlık konusu alacağın dönemi belirtilmek suretiyle hangi yıla ait ticari defterlerin hangi konu ve dönemle ilgili inceleneceği ve bilirkişinin inceleme görev alan ve sınırlarını HMK hükümlerine göre belirlemek suretiyle davalıya ticari defterlerin ibrazı için usulüne uygun kesin süre verilmesi, davalının mahkemece usulüne uygun olarak kurulan ara karara rağmen defterlerini ibraz etmemesi halinde ise HMK'nın 220. maddesi gereğince davalı defterleri ibraz etmeme nedeni hakkında defterleri elinde olmadığı özenle aradığı halde bulamadığı ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklif edilmesi, davalı tarafça verilen kesin sürede ibraz etmeme hakkında delilleri ile birlikte kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi ve teklif edilen yeminin kabul ve icra edilmemesi halinde ise davacı defterlerini de dikkate alarak ibraz etmeme sonucuna göre usulüne uygun olarak tutulan açılış ve kapanış tasdikleri yapılan davacı ticari defterlerindeki kayıtları, temin edilecek faturanın BA kayıtları ve diğer delilleri takdir ve değerlendirerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olacaktır. " gerekçesi ile kaldırılmakla, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce ... kaldırma kararına uygun olarak,davaya konu faturanın 2021 tarihli olması nedeni ile davalı yana 2021 yılı ticari defterlerini ibraz ekmesi ya da irtibata geçilecek kişi bilgisinin bildirilmesi için HMK 222/5. Maddesi gereği kesin süre ihtarlı davetiye tebliğ edilmiş ise de,verilen kesin süreye rağmen davalı yanca 2021 yılı ticari defterleri ibraz edilmediği gibi nerede olduğu da mahkememize bildirilmemiştir.
Davalı yanın 2021 yılı BA-BS kayıtları ilgili ... celp edilmiştir.
Davacı vekilince 22/06/2023 tarihinde alacak miktarını 115.000 TL olarak artırdıklarına dair ıslah dilekçesi sunmuşlardır.
Davalı yanın dosyaya kazandırılan BA -BS formlarında,davaya konu faturanın alış olarak beyan edildiği görülmüştür.
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir ( ...... sayılı ilamı).
Mahkememizce verilen süreye rağmen davalı yanca ticari defter ibrazı yapılmadığı ve davalı yanın 2021 tarihli BA-BS formları ve daha önce aldırılan bilirkişi raporu nazara alındığında, davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu 15/06/2021 tarihli 276.303,31 TL bedelli faturanın davacı defterlerine kaydedilerek ...'ne BS formu ile beyan edildiği, bu fatura nedeniyle davacı defterlerinde davalının herhangi bir ödeme/tahsilat bilgi-belgesine rastlanmadığı, defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 276.303,31 TL alacaklı olduğu, davalının celp edilen 2021 tarihli BA kayıtlarında faturaya konu miktarın alış olarak vergi dairesine beyan edildiği buna göre taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğu,davacının edimini yerine getirdiği halde davalı yanca ödemede bulunulmadığı kabul edilerek,davacı yanın davasını ispat ettiği, davacı yanın ıslah dilekçesi de nazara alınarak 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 65.000 TL'nin ise ıslah tarihi olan 20/06/2023 tarihinden itibaren,tarafların tacir olması ve aksine sözleşme hükmü olmaması nedene ile davacı yanın avans faizi talep edebileceği kabul edilerek işleyecek avans faizi ile her ne kadar dava tam kabul edilerek toplamda 115.000 TL'nin tahsiline karar verilmiş ise de ıslah tarihi nedeni ile işleyecek avans faizi tarihi yönünden miktarların bölünerek kısa karar kurulduğu ancak hükmün icrasında tereddüt hasıl olmaması açısından hükme toplam 115.000 TL ibaresi eklenerek, birlikte toplam 115.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın KABULÜ İLE;
2-50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 65.000 TL'nin ise ıslah tarihi olan 20/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 115.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 7.855,65 TL harçtan peşin alınan 85,39 TL peşin harç ve 1.111,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 6.659,26 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti 2.153,00 TL posta masrafı, 80,70 TL başvurma harcı, 1.111,00 TL ıslah harcı, 427,60 TL istinaf karar harcı (maktu), 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve bozma sonrası yapılan 1.255,00 TL posta masrafı toplamı olan 7.696,7 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan 85,39 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2025