BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyası ile 24.11.2021 tarihinde üflis ...... İnşaat Sanayi Ticaret A. Ş.’nin iflasına karar verildiğini, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... Esas ..... Karar sayılı ilamı 03.01.2023 tarihinde kesinleştiğini, müflis şirketin tasfiyesinin Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı iflas dosyası ile yürütüldüğünü, iflas idaresinin 3.sıra cetvelini ilan ettiği ve reddedilen alacağın davacıya 24.12.2024 tarihinde e- tebligat yoluyla tebliğ edildiğini, sıra cetvelinde ..... numaralı alacaklı olarak kaydedilen yabancı ülke (Suudi Arabistan) vatandaşı olan davacı ile müflis davalı arasında yapılan 30.12.2015 tarihli taşınmaz satış sözleşmeleri uyarınca İstanbul İli .... İlçesi ..... Mahallesi ..... Sokakta bulunan projedeki H Blok 146 numaralı bağımsız bölümün 92.500 USD fiyatla davacıya satıldığını, davacının bu sözleşme kapsamında davacıya 92.500 USD ödeme yaptığı, ancak sözleşme konusu taşınmazın davalı şirket tarafından tamamlanmadığı ve davacıya teslim edilmediğini, davacının bir kısım ödemeleri nakit, bir kısım ödemeleri davacının banka hesabına yaptığını, bu kapsamda delillerde belirtilen davalının banka hesaplarının bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, o davacının müflis şirketten alacağının para olmayan alacak olduğundan dolayı İİK 198.maddesi uyarınca iflas masasına kayıt yapılırken alacağın paraya çevrilmesinin gerektiğini, ve yüksek yargı içtihatları gereği, davacının müflis şirkete 31.12.2015 tarihli sözleşme uyarınca yaptığı toplam 92.500 USD ödemenin, iflas masasına yabancı para ile kayıt yapmak mümkün olmadığından TCMB 24.11.2021 tarihli efektif satış kuru (12,6498 TL) üzerinden hesaplanarak 1.170.106 TL alacağın iflas masasına kaydedilmesinin talep edildiğini, alacağın ispatı olarak taraflarca imzalı 31.12.2015 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ve 15.12.2017 tarihli ödeme faturasının iflas masasına sunulduğunu, alacağın iflas idaresi tarafından yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, müflis şirketin beyanı esas alınarak reddedildiğini, bu kapsamda davacının müflis şirketten alacağının sıra cetveline kayıt kabulünü sağlamak için dava açma gereğinin hasıl olduğunu, alınacak bilirkişi raporunda müflis şirketin defter ve kayıtlarının incelenerek davacının USD üzerinden yaptığı ödemelerin 2020 yılında hangi USD kuru üzerinden TL’ye çevrilerek şirket defterlerine kaydedildiğinin tespit edilmesi ve bu kapsamda davacının müflis şirkete sözleşme kapsamında kaç USD ödeme yaptığının tespit edilmesinin talep ve dava edildiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... Esas dosyasından verilen iflas kararı uyarınca 24.11.2021 tarih ve saat 09: 42 itibarıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... İflas dosyası ile davalı ...... Organizasyon İnşaat Sanayi Ticaret A. Ş.’nin tasfiye işlemlerinin başladığını, davacının sıra cetveline itiraz davası dilekçesinin 1.170.106,00 TL tutarlı alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ettiğini, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyası ile 24.11.2021 tarihinden geçerli olmak üzere iflas kararı verilen müflis ..... Organizasyon İnşaat Sanayi Ticaret A. Ş. hakkında iflas tasfiye işlemlerinin Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü’nün 2021/69 İflas dosyası ile yürütüldüğünü, iflas masasına sunulan alacak talebine istinaden ek sıra cetveline 976 alacak kaydıyla kaydedilen alacaklının alacak talebine ilişkin olarak “Alacak kayıt talebinde bulunan vekilin alacak kat-yıt dilekçesi ve ekleri ile şirket yetkililerinin beyanlarının incelenmesi neticesinde H Blok 146 numaralı otel odası için talep edilen tutara ilişkin alacağı ispatlayan herhangi bir belge sunulmaması, sunulmuş olan belgelerin imzasız olması sebebiyle reddine karar verildiği,” şeklinde karar verildiğini, alacak reddi ve kabulünün İİK 230.maddesinin “İdare alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkün ise her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir.” hükmü gereğince iflas idaresine yüklenen bir görev olduğunu, dosyaya konu delil ve belgelerin müflis şirket yetkililerince imzalanıp imzalanmadığının teyidi gerçekleştirilmeden müflis şirket adına sözleşme yapıldığı veya ödeme alındığına ilişkin belgelerin imzalandığı sonucuna varılamayacağını, bu ödemelerin bankalarca teyit edilmesi ve davacının sözleşmeden doğan ek yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği hususunun incelenmesinin gerektiğini, davada taleplerin zaman aşımına uğradığını huzurdaki davaya karşı zaman aşımı def’ini ileri sürdüklerini, davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının alacağı olduğu varsayımında müflis şirketçe kendisine ödenmiş olan tutarların alacaktan düşülmesinin gerektiği, bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda davacının müflise olan borçlarının müflisten olan alacaktan mahsubunun yapılmasının gerekeceğini, davacının müflis şirkete olan borçlarına ilişkin tüm hakların saklı tutulduğu ifade edilerek; davanın reddi yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesi iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin,.... esas sayılı dosyası ile 24/11/2021 tarihi itibariyle iflasına karar verilen ..... Organizasyon İnşaat Sanayi Anonim Şirketi'nden olan sözleşmeden kaynaklı alacak isteminin iflas masasında reddine karar verilen miktar yönünden İİK 235 maddesi uyarınca iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
-Davalı ..... Organizasyon İnş. San. A.Ş' nin Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile 24/11/2021 tarih, saat 09: 42 itibariyle iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .....iflas sayılı dosyasında adi tasfiye yoluyla yürütüldüğü görülmektedir.
-Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir.
Mahkememiz dosyası, dosyada mevcut banka kayıtları ve davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri dikkate alınarak davacı tarafından davalı şirkete yapılan toplam ödeme ve iş bu ödeme dökümlerinin çıkartılarak hesaplama yapılması amacıyla bankacı bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 24/08/2025 tarihli raporda özetle; davacının yaptığını ifade ettiği 92.500 USD ödeme ile ilgili herhangi bir banka kaydına rastlanmamış olup, bu ödemeye ilişkin tek belgenin davacı tarafından sunulan müflisin kaşe ve imzasını içeren Müşteri Bilgilendirme Formu olduğunu, bu formda davacının imzalamış olduğu sentlerin ödendiğini belirtildiğini, bunun dışında dosyada evrak bulunmamasına karşılık iflas masasının 691.597,83 TL tutar için alacak kaydı kabul ettiğinin belirtildiğini, Mahkeme’nin takdirinin Müşteri Bilgilendirme Formundaki kaşe ile imza ve iflas masasına alacak kaydının 2020 yıl sonu kurundan yapılmış olmasının yeterli delil olduğu yönünde olması halinde; davacının yaptığı ödeme tutarının 92.500 USD olduğu, bu tutarın 24.11.2021 iflas tarihi itibarıyla TL karşılığının TCMB döviz alış kuru ile 1.166.073,50 TL olduğu, yapılan tespit ile delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce davalı vekiline; davalı tarafın 2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılı ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü olan 06/10/2025 günü mahkememizde hazır etmelerinin veya yerinde inceleme talepleri var ise bu tarihe kadar defterlerin bulunduğu adresi bildirmeleri hususlarının ihtarına karar verilmiş, akabinde SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 03/11/2025 tarihli raporda özetle; davalı müflis’in iflas müdürlüğünde 2019-2020-2021yılı defterlerinin dijital ortamda bulunduğu ve defterlerin incelemek üzere kopyalarının alındığı, incelenen defterler elektronik defter olarak tutulmakta olup, yasal süre içerisinde gelirler idaresi bilgi sistemine yüklendiği, davanın esasıyla ilgili defterlerin incelenen kısımları muhasebe ve teknik usullerine ve VUK’na uygun tutulmadığı, defterlerin davanın esasıyla ilgili incelenen kısımları üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olmadığı, hesapların bir birini doğrulamadığı, açık izahlı olmadığı, defterlerin kesin delil niteliği taşıma hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, davanın esasını ilgilendiren ödemelerin yapıldığı 2016-2017-2018 yılı defterleri İflas müdürlüğünde bulunmadığı, davalı müflisin incelenen 2019-2020-2021 yılı defterlerinde ve avans hesaplarında davacı alacağının 300.407,76 TL olarak gözüktüğü, dosyadaki delillere göre taraflar arasındaki ilişkinin USD yapancı para birimi cinsinden olduğu gerek anlaşma protokolündeki taksit tablosu gerekse senetlerin USD cincinden olması hususları da ticari ilişkinin USD para birimi cinsinden doğduğu, müflis defterinde davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacağına ilişkin ödemelerin USD para biriminden deftere kaydedilmediği, 2019-2020-2021 yılları arasındaki açılış kapanış fişlerinde aynı TL tutarın devrettiği, bu yıllara ait başkaca da davacıyla ilgili hesap kaydı tespit edilemediği, davalı müflis, dövizli avansları Vergi Usul Kanununa göre yıl sonu yabancı para birimi ile değerlemesi gerekirken (Maliye Bakanlığınca/TCMB'ce ilan edilen kurlarla), defterlerinde kur değerlemesi yapılmadığı, netice itibariyle; davacı, davalı ticari defterlerinde 300.407,76 TL’sı alacaklı gözükse de alacağının davalı müflis ticari defter ve kayıtlarının usulen uygun tutulmaması sebebiyle USD cinsinden tespiti mümkün gözükmediği, dosyada mevcut belgelere göre ticari ilişkinin USD para birimi cinsinden varlığının söz konusu olduğu ve yine dosyadaki belgelere göre tespit edilen 92.500 USD davacı alacağının 24.11.2021 (müflis şirketin iflas tarihi) tarihli efektif satış kuru (12,6498) üzerinden hesaplandığında 1.170.106 TL’sı olduğu ve ödenebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Somut uyuşmazlıkta, davacı ile müflis şirket arasında 30/12/2015 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme konusu bağımsız bölümün davacıya teslim edilmediği, davalı kooperatifin iflasına karar verildiğinden İİK'nun 198. maddesi uyarınca iflas halinde konusu para olmayan borçlar da para borcuna dönüşeceğinden tapu iptali ve tescil istenemeyeceği sabittir.
Ancak sözleşme kapsamında ancak ödenen paranın iadesinin istenebileceği, davacı tarafça banka kayıtlarıyla işbu ödemelerin ispat edilemediği ve fakat davalının incelenen ticari defterlerinde davacı tarafından yapılan ödemelerin kayıt altına alındığı, sözleşmenin USD cinsinden düzenlenmiş olması ile davalı defterlerinde yer alan TL ödeme kayıtlarının ödeme tarihleri itibariyle döviz kuruna göre yapılan hesabında sözleşmede yazılan USD bedelli miktarlara denk olduğu görülmektedir.
-Bu haliyle davacı tarafından yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle USD cinsinden yapıldığı, davacının defterlerdeki ödeme tarihleri itibariyle 92.500 USD alacağı müflis şirketten talep etmesinin yerinde olduğu, işbu bedel iflas tarihindeki efektif satış kuru (12,6498) üzerinden hesaplandığında 1.170.106 TL'ye karşılık geldiği, davacı tarafın sözleşme kapsamında ödemiş olduğu bedelin iflas masasına kayıt isteminin yerinde olduğu, davacının alacak talebinin iflas masasına kabulünün gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacı tarafın davalı müflis şirketten olan 1.170.106,00 TL alacağının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 237,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 15.852,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2025