İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile olan ticari alım satım ilişkisi kapsamında, davalının müvekkilinden satın aldığı mal/hizmet bedellerinden bakiye 41.711,54 TL ödememesi üzerine aleyhine ... 27. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde faturaya itiraz ederek böyle bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği ve takibin durduğu ifade ederek, İtirazın iptali ve takibin devamına, Davalının, alacağın %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

... 27. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, fatura örnekleri, ticari defter ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının ... 27. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.
... 27. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura ve cari hesaptan kaynaklanan 21.841,40 TL fatura, 20.430,14 TL fatura, 7.433,04 TL işlemiş faiz, 8.101,67 TL olmak üzere toplam 57.246,25 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.

Deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davacının alacaklı olup olmadığı hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle "...Davacı şirkete ait ticari defterlerin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun şekilde tutulduğu ve dolayısıyla delil niteliği taşıdığı, Taraflar arasında, Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Ancak dosya kapsamı itibarıyla taraflar arasında, süreklilik arz eden ve karşılıklı borç ve alacak ilişkisine dayanan bir ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkinin cari hesap sözleşmesi çerçevesinde yürütülmese de uygulamada açık hesap niteliği taşıdığının anlaşıldığı, Davacı tarafından dava konusu yapılan faturaların, davalı tarafa ticari e-fatura senaryosu kapsamında gönderildiği, Bu senaryoya göre, alıcı sıfatını haiz davalı tarafın, söz konusu e-faturalara karşı kabul, ret veya iptal bildiriminde bulunma hakkı mevcut olduğu gibi, ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca noter kanalıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden de itiraz edebilme imkânı bulunduğunu, Ancak, dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı tarafın Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca öngörülen sekiz (8) günlük yasal süre içinde anılan faturalara itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmağı, Bu durumda, faturaların içerikleri ile birlikte davalı tarafından zımnen kabul edildiği sonucuna varılmakta olup, bu kabul doğrultusunda davalının, davacıya toplamda 41.711,57 TL tutarında borçlu olduğunun kabulü gerekeceğinden; Davacının, davalıdan ... 27. İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile; 41.711,57 TL asıl alacak, 15.334,71 TL işlemiş faiz, 57.246,25 TL talep ettiği, davacının 41.711,57 TL asıl alacak talep edebileceği, davacı 15.334,71 TL takip öncesi işlemiş faizi temerrüt gerçekleşmediğinden talep edemeyeceği ve 41.711,57 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %51,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceği..." sonuç ve kanatine varıldığını bildirmiştir.

İtiraz üzerine aynı bilirkişiden ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi dosyamıza sunmuş olduğu ek raporunda özetle; "... Sonuç olarak, davacının kök rapora yönelik itirazlarının, raporda herhangi bir değişiklik yapılmasını gerektirmediği; kök raporda yer alan tespit ve görüşlerin aynen muhafazasının uygun olduğu, Davacının, takip öncesi döneme ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nın 1530. maddesine dayanarak takip öncesi faiz talep edemeyeceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, Sayın Mahkemece davacının TTK'nın 1530. maddesi uyarınca takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceğinin kabul edilmesi hâlinde ise; davacının, davalıdan ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası kapsamında; 41.711,57 TL asıl alacak 14.848,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.560,28 TL talep edebileceği hesaplanmıştır..." Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.

Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas,... Karar Sayılı Kararı)

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizin 21/05/2025 tarihli ara kararı ile, ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup verilen kesin süreye rağmen davalı taraf ticari defter ve belgelerini inceleme gün ve saatinde hazır etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, 41.711,57 TL alacağın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın davalıya tebliğ edildiği ve sekiz gün içerisinde faturaya itiraz edilmediği tespit edilmiştir. Davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu durumda yapılan tüm incelemeler doğrultusunda, davacının faturalara dayandırdığı alacağını talep edebileceği anlaşıldığından Açıklanan sebeplerle, Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 27.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 41.711,54 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişki istemlerin reddine, fatura konusu alacak likit olduğundan ve itiraz haksız olduğundan 41.711,54 TL alacağın 20'si olan 8.342,308 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Temerrüt şartları oluşmadığından Açıklanan nedenlerle takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının ... 27.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 41.711,54 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişki istemlerin reddine

2- İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 41.711,54 TL alacağın 20'si olan 8.342,308 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 2.849,31 TL ilam harcından peşin yatırılan 926,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.922,65 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4-Davacı tarafından yatırılan 926,66 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 2.124,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 1.476,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 41.711,54 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.340,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 7.955,40 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 4.693,68 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2025