İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İtirazın İptali
İSTEM: Davacı vekili, kaçak elektrik kullanım tespit tarihi ve öncesi davalılar tarafından tavuk işletmesi olarak işletilen ticarethanenin bulunduğu ... Mah. ... Sk. No:.../.... adresinde yapılan denetimler sırasında aboneliğin (devir işlemi kaçak tespitinden 4 gün sonra alelacele yapılmakla) davalı ...'a, işletmenin bulunduğu gayrimenkulün kiraya veren sıfatıyla davalı ...'ya ait olduğunu, kullanıcının ve kaçak tespitinden önceki aboneliğin ise davalı ... ait olduğunu ancak tüm tarafların fiili olarak birlikte işlettikleri ....'un yararlandığı 24824926 numaralı tesisatta kaçak elektrik kullanıldığının 23.08.2019 tarihli K/21544 seri no.lu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile tespiti üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin(EPTHY) kaçak elektrik kullanımına esas tespit ve tahakkuk vb. hükümleri gereği tahakkuk ettirilen Z/00092836 kodlu faturaya istinaden davalılar aleyhine başlatılan İzmir 24.İcra Müdürlüğü 2019/15562 E. sayılı icra takibine davalıların vekilleri aracılığıyla haksız itirazı üzerine başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kalması üzerine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebiyle iş bu davanın ikame etme gereği doğduğunu, 24824926 numaralı tesisatın kurulu olduğu ....Mah.... Sk. No:... ..../...adresinde tavukçuluk alanında faaliyet gösteren işletmede 22.08.2019 tarihinde yerinde yapılan kontrolde; sayacın ölçü ayar mühürleri açılarak sayaç içerisinden akım uçlarını şöntleyerek kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek çarpan bilgisi de tespit edilmek suretiyle sonrasında sayacın iç bilgilerinin incelendiğini ve 23.08.2019 tarihli K/21544 seri nolu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereği düzenlendiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, ..., ... adına şahıs şirketi olarak 8 sene boyunca işletildiğini ve 31.05.2018 tarihinde işi bırakarak vergi mükellefiyet kaydının silindiğini, bu konuda 3.kişi firmaya ait Menemen Vergi Dairesi'ne verilmiş İşi Bırakma Bildirim Belgesini sunduklarını, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği gibi müvekkilinin bu şirketin ne ortağı ne de davacı ... şirketinin elektrik abonesi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi,
"1-Davacının davalılar ... ve ... yönünden davasının pasif husumet yokluğundan 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacının davalı ... yönünden davasının KISMEN KABULÜ İLE,
(a) İzmir 24. İcra Dairesinin 2019/15562 esas sayılı dosyasında davalı borçlu ...'ın yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 368.847,09 TL asıl alacak, 13.524,36 TL takip öncesi işlemiş Ticari faiz ve 2.434,39 TL Takip öncesi işlemiş Ticari Faizin KDV'si olmak üzere toplam 384.805,83 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren TİCARİ FAİZ UYGULANMASINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
(b) Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE," karar vermiştir.
Davacı vekili, davalı ...'un, söz konusu adreste diğer davalılarla birlikte ....'u işletenlerden olup nitekim kaçak tespit tarihi olan 23.08.2019 tarihinden 4 gün sonra 27.08.2019 tarihinde EPTHY gereği enerjinin kesilmesine ilişkin hükmü engellemek için muvazaalı olarak aboneliği devraldığını, davalı ...'nın hem tavuk işletmesinin ortaklarından hem de işletmenin bulunduğu gayrimenkulün maliki olarak kaçak elektrik borcundan diğer borçlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup pasif husumet ehliyeti bulunduğunu, davalı ...'un, söz konusu adreste diğer davalılarla birlikte ....'u işletenlerden olup nitekim kaçak tespit tarihi olan 23.08.2019 tarihinden 4 gün sonra 27.08.2019 tarihinde EPTHY'nin kaçak elektrik kullanımının tespiti halinde enerjinin kesilmesine ilişkin hükmü engellemek için muvazaalı olarak davalı ...'dan söz konusu işyerini, Yamanlar Vergi Dairesinin 26.08.2021 tarihli cevabi yazısı içeriği ve ekinde sunulu "Şube Açılış Bildirimi" ve "Kira Sözleşmesi"nden de anlaşılacağı gibi piyasa rayiç değerinin çok çok altında 2.500,00 TL gibi bir bedelle kiralayarak aboneliği devraldığını, hükme esas alınan ve kısmen kabulüne karar verilen tutar yönünden, müvekkil şirketin hesaplamalarıyla oluşturulan fatura tutarı arasındaki farkın hatalı hesaplamadan kaynaklandığını, müvekkili şirketin kaçak ek tüketim için hesaplama yaparken dağıtım birim fiyatının ortalamasını almadan doğrudan 22.08.2019 tarihindeki kaçak elektrik kullanım tespit tarihindeki birim fiyatı aldığı için hatalı olduğunu bu sebeple hesaplamanın dosya muhteviyatına sunulu bilirkişi raporları çerçevesinde yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu yöndeki kararın hatalı olduğu gibi yasal mevzuata da aykırı olduğunu, zira Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) md.46/3 hükmünde; mükerrer kaçak elektrik kullanımı durumunda kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği ifade edildiğini, bu haliyle müvekkili şirketçe hesaplanan ve tahakkuk ettirilen tutarda herhangi bir hata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gibi yerel mahkemece kısmen kabulüne karar verilen tutarın kabul edilmesi mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kaçak elektrik kullanımına bağlı olarak tahakkuk ettirilen faturanın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacının, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2025 tarih ve 2025/234 E. - 2025/449 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)Davacıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3)İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 12/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.