Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 15.09.2024 tarihinde davalı şirketin ... Çarşısı 11/A blok, No:
9-11, Başakşehir / İstanbul adresinde bulunan ... mağazasından / bayiinden 3 adet koltuk satın aldığını, satın alınan bu ürünlerin 05.11.2024 tarihinde bozuk, hasarlı ve lekeli şekilde teslim edildiğini, teslim alınan koltuklarda, 2'li koltuk arka mekanizmasının bozuk, sol tarafının motorunun bozuk, sağ tarafının arka mekanizmasının çalışmadığı, diğer 3'lü koltuğun arızalı, lekeli, kirli ve aralarının açık olduğunun tespit edildiğini, davalı şirkete yeni alınan ürünlerin bozuk ve kusurlu teslim ettikleri için şirket yetkilisi ...’nın derhal davalı şirketlerle irtibat kurarak durumu 05.11.2024 tarihinde bildirmiş ve koltukların iadesini talep etmiş olduğunu, 07.11.2024 tarihinde de davalı şirkete bir kez daha ... üzerinden bildirmiş ve ayıbı ihbar etmiş olduğunu, davalı şirketle yapılan görüşmelerde, hatta en son yapılan 06.12.2024 tarihli görüşmede, sadece 1 koltuğun bozuk olan kısmının değiştirileceği, iade yapılamayacağının bildirildiğini, değişim de yapılmadığını, müvekkilinin en son Bakırköy .... Noterliği'nin 06.01.2025 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesini düzenleyerek davalıya tebliğ ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshi (dönme) ile müvekkilimiz tarafından davalı şirkete ödenen 160.189,53 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından satın alınan 3 adet koltuğun sadece 2'li olan koltuk ürününde "jerez sabit kol modül" kısmı arızalanması sebebiyle ücretsiz onarımının yapıldığını, bahsi geçen 2 tane 3'lü koltuk ürününde herhangi bir problem olmadığını, talepte yer alan sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine aykırı olacağını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun m.227/4 hükmüne göre alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceğini, özellikle sözleşmeden dönme halinde tüketicinin bundan elde edeceği yarar ile bunun satıcıya getireceği zarar arasında bir oransızlık varsa ve ayıplı mal çok az giderle onarılabiliyorsa artık sözleşmeden dönmenin amaca aykırı olduğunun kabul edildiğini, somut olayda 3 üründen sadece 1'inin arızalanması ve tamir edilmesinin söz konusu olduğunu, mevzu bahis ayıbın onarım ile tarafımızca ikame edildiğini, keza aynı titizlik ile fatura sahibi davacıya teslim edildiğini, hacmen büyük olmaları sebebiyle yapımı ve nakliyelerinin maliyetli olduğunu, işbu durumda 3 üründen sadece 2'li koltuğun tek parçasının onarılmış olmasına rağmen sözleşmeden dönme hakkının kullanılmak istenmesi kötü niyet teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış bulunan işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.

KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı taraf ile davalı taraf arasındaki satış sözleşmesi uyarınca 05/11/2024 tarihli fatura ile teslimi yapılan ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemine ilişkindir.
-Dava konusu uyuşmazlık davacı ile davalı arasında satış sözleşmesine konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Söz konusu satış işleminde taraflar tüzel kişi tacir olduğundan ve tüketici konumunda olmadığından yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''ayıptan sorumluluğa'' ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.
-Anılan Kanunun “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219.maddesinde: “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” hükmü yer almaktadır.
-Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.
Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanunun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.
Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde TBK’nun 227. maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakları mevcuttur. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
-Satış sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerekir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 229. maddesi 1. bendi gereği, satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür.
Mahkememizce davacının ihtarnamede ve servis kayıtlarında yer verdiği kayıtların fatura konusu ürünlerde mevcut olup olmadığı, varsa ayıpların giderilip giderilmediği, ayıpların giderilmesinin mümkün olup0 olmadığı ve giderim bedelinin hesaplanması ile varsa ayıpların ilk bakışta fark edilecek nitelikte ayıplar olup olmadığının belirlenmesi ve bu doğrultuda rapor düzenlenmesi amacıyla, dosyanın bir mobilyacı bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen raporda özetle; 3'lü koltuğun koltuk ayak uzatma mekanizması olduğu ve hareket etmediği çalışmadığı, tamir yapılamayacağı, vida gevşemesi veya bağlantı noktasının çıkması veya mekanizma sıkışması olmadığı motorun çalışmadığı, çoğu durumda, mekanizmanın "makas" olarak da bilinen kollarından biri eğilmiş veya kırılmış olabileceği, b mekanizmanın tamamını veya arızalı olan tek bir parçasını (eğer bulunabilirse) yenisiyle değiştireceği, sorunun motorlu bir sistemde olduğu ve sistemin ve parçanın tamamen değişmesi gerektiği, ortalama ana parçanın değişimi motor ve parça fiyatı =11.500,00 TL olarak hesaplandığı, 3’lü koltuğun açık olan kısmının koltuk birleşimin tamamen örtüşmediği montaj kaynaklı ayıplar olduğu, montaj kaynaklı işçilik tamir bedelinin 2.500,00 TL olduğu, 2’li koltuğun sırt boyun dayama kısmının mekanizma arızası nedeniyle sol taraftaki sabit durmadığı çalışmadığı, onarım yapılabileceği, bu tür mekanizmaların genellikle değiştirilebileceği, çoğu durumda, mekanizmanın "makas" olarak da bilinen kolları çalışmadığı, bu durumda tamircinin genellikle mekanizmanın tamamını değiştirmesi gerektiği, manuel mekanizmanın tamamının değişmesi gerektiği, parça ve işçilik dâhil maliyet ortalama fiyatın 5.000,00 TL olduğu, koltuklardaki lekelerin el izi lekeleri olduğu, kullanım kaynaklı lekeler olduğu, yapılan incelemede 2 adet motorlu 3’lü koltuğun 1 adetin de ayak uzatma kısmının makas motorunun çalışmadığı diğer 3’lü koltuğun birleşim yerinde montaj kaynaklı birleşimin düzgün yapılmadığından açıklık olduğu, ayıpların açık ayıplar olduğu dosyadaki (05.11.2024 tarihinde) davalı şirketlere bildirmiş ve koltukların iadesini talep bildirimi yapıldığı, ayıp ihbarının 07.11.2024 tarihinde bir kez daha ... üzerinden yapıldığı, alınmış olunan 2 adet 3’lü ve 1 adet tekli koltuk için ödenmiş olunan toplam bedelin=160.189,53 TL olduğu, davalı tarafından açık ayıplı yapılmış olunan ürünlerin tamir bedeli piyasa ortalama giderleri alındığında düzeltilmesi için gerekli ayıp bedelinin dava tarihli toplam 19.000,00 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava konusu koltuklarda bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere açık ayıplı olduğu, işbu açık ayıpların davacı tarafından davalıya bildirildiği, söz konusu ayıpların malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran bir ayıp niteliğinde olduğu, bir kısım ayıpların onarımının mümkün olduğu belirtilmiş ise de ayıpların niteliği ve fazlalığı nazara alındığında davacının bu ürünleri kullanmaya zorlanmasının makul ve hakkaniyetli olmayacağı, yine davalı tarafın önceki taleplerine rağmen dava tarihine kadar işbu ayıpların giderilmediği, bu nedenle davacının seçimlik hakkı kapsamında sözleşmeden dönme talebinin yerinde olduğu görülmektedir.
-Her ne kadar davalı tarafça ürünlerin tamamının ayıplı olmadığı, yine ayıplı olduğu bildirilen ürünlerin bir kısmının ayıplarının tamirat ile giderildiği belirtilmiş ise de sözleşmeye konu ürünlerin davacı tarafça birlikte satın alındığı, yine dava tarihine kadar ayıplarının tamamının giderilmediği, satıcı ile güven ilişkisi kapsamında satın alınan ürünlerin satın alınma tarihinden bugüne kadar ayıplı olarak bekletilmesinin davacının ürünleri satın almakla elde etmek istediği yararı ortadan kaldıracağı, bu nedenle sözleşmeden dönme yerine onarım ya da indirim kararı verilmesinin taraflar arasındaki hak ve adalet dengesini davacı aleyhine bozacağı, davalının işbu taleplerinin dava tarihi itibariyle dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davalının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Bu kapsamda ayıplı ürünün varlığı nedeniyle davacı alıcının seçimlik haklarını kullanmasında hukuki yararının ve haklı sebebinin mevcut olduğu, davacının seçimlik hakkı çerçevesinde sözleşmeden dönme talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş, dava konusu 05/11/2024 tarihli fatura kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen 160.189,53 TL bedelin sözleşmeden dönme kapsamında 08/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fatura kapsamındaki ürünlerin davacı tarafça davalıya iadesine, iade masraflarının infaz aşamasında gözetilmek suretiyle davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile;
-05/11/2024 tarihli fatura kapsamında davacı tarafından davalıya ödenen 160.189,53 TL bedelin sözleşmeden dönme kapsamında 08/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-05/11/2024 tarihli fatura kapsamındaki ürünlerin davacı tarafça davalıya iadesine, iade masraflarının infaz aşamasında gözetilmek suretiyle davalı tarafça karşılanmasına,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.942,55 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.735,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.206,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.735,64 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40 TL başvurma harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 301,00 tebligat ve posta masrafı olmak üzere 9.916,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2025