BURSA
Zayi Belgesi Verilmesi
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti'nin şirketin tüm evraklarını bahçeli evde tutulduğu, tüm eşyalar ile birlikte şirkete ait tüm evrakların çalındığını, karar defteri de burada olduğunu, bunun da çalındığını, polis karakoluna müracaat edildiğini beyanla zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 82/7 maddesi gereğince, ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespiti ve zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.Dava dosyasında; davacı şirketin vergi ve prim borcu bulunup bulunmadığının tespiti için ... Ticaret ve Sanayi Odasına, ... ... İl Müdürlüğüne, ... Defterdarlığına, ... CBS'ye müzekkereler yazılmıştır. ... CBS'nin 2021/50309 sayılı dava dosyasının DYS üzerinden celp edildiği görülmüştür. Davacı şirket yetkilisi, 12/03/2026 tarihli celsede; "... Tarım Ürünleri Ltd. Şti'nin hem ortağı hem de müdürüyüm, 2019 yılında ben cezaevine girdim bundan dolayı şirketin tüm evraklarını bahçeli evde tutuyorduk, cezaevinden çıktıktan sonra şirkete ait evraklar lazım olduğundan bahçeli eve gittim, burada tüm eşyalarımızla birlikte şirkete ait tüm evrakların çalındığını gördüm, karar defteri de buradaydı, bunun da çalındığını bahçeli eve gittiğimizde öğrendim, bunun üzerine ben hemen polis karakoluna müracaat ettim, bu tarih hatırladığım kadarıyla 2021 yılıydı, zaten soruşturma dosyasında da ne zaman suç duyurusunda bulunduğum bellidir, bu defter şirket için önemli bir defter olduğundan dolayı zayi kararı verilmesini talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve kağıtların TTK’nun 68 nci maddesi uyarınca zayiinin istenebilmesi için, tacirin iradesi dışında gerçekleşen bir olayda zayi olması, tacirin bunları saklamada bir kusurunun bulunmaması da gerekmektedir.Ticari defterlerin zayii halinde uygulanacak usul ve şartları TTK 82/7 maddesinde açıklanmıştır. Buna göre tacir kişiler belge ve defterlerini yasada belirtilen süre boyunca saklamak zorundadır. Saklama süresi içinde gerekli tüm muhafaza tedbirlerinin alınması, defter ve kayıtların kaybolmaması için özen gösterilmesi yasal yükümlülüktür. Mücbir sebep diye tabir edebileceğimiz sebeplerle ortaya çıkan zayi hallerine mahsus olmak üzere mahkemece zayi belgesi verilir. Zayi belgesi verilmesi için tacirin kendisinden beklenen tüm özen ve dikkati göstermesine rağmen engel olamayacağı bir sebepten kaynaklanan ziya söz konusu olmalıdır. Yasada bu tür mücbir sebeplere örnek olarak yangın, su baskını, deprem gibi bir afet yahut hırsızlık halleri sayılmıştır. Elbette bu halleri yasada sayılan sebeplerle sınırlamak yasa koyucunun amacına uygun değildir. Asıl olan makul bir tacirin normal davranış biçimine, özen ve muhafaza şartlarına göre tüm tedbirlerin alınmasına rağmen önüne geçilemeyecek bir halin varlığı şarttır. Davacı saklama yükümlülüğüne uygun davranmalı ve bu hususta basiretli tacir gibi hareket etmelidir. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması durumunda zayi belgesi verilmesi istemini kabul etmek mümkün değildir.(... 11.Hukuk Dairesi 2008/ E,2009/ K)6102 sayılı TTK 'nun 82/7.maddesi uyarınca " Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir...." hükmü uyarınca bu davayı açmak için yasal 15 günlük hak düşürücü süre belirlenmiştir.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı tarafından .../... adresinde bulunan işyerinde 07/03/2021 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği ve şirkete ait karar defterinin zayi olduğu belirtilerek zayi belgesi talep edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılamada, davacı şirket yetkilisinin hırsızlık olayına ilişkin olarak Ertuğrulgazi Polis Amirliği’ne 08/03/2021 tarihinde ifade verdiği, ticari defterlerin zayi olduğunun 08/03/2021 tarihinde öğrenildiği, ... CBS 2021/50309 Soruşturma Dosyası üzerinde kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacı şirket yetkilisinin 08/03/2021 tarihinde ifade verdiği ve duruşmadaki beyanları değerlendirildiğinde, davacının ticari defter, belge ve kayıtlarının işyerindeki hırsızlık nedeniyle zayi olduğunu en geç 08/03/2021 tarihinde öğrendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla 15 günlük dava açma hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başladığı, eldeki davanın ise 07/01/2025 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, davanın 15 günlük hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacıların davalarının usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının TTK 82/7 maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davanın niteliği itibariyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026