Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında elektrik abonelik sözleşmesi ve dağıtım sistemine bağlantı anlaşması imzalandığını, müvekkilinin 21.06.2022 ile 19.09.2022 tarihleri arasında kullanılan elektrik kullanımına ilişkin olarak enerji tüketiminin 3.600.000 kwh olduğu tüm bu harcamaların fatura bedelinin ise 15.927,66 TL iken ve bugüne kadar tüm fatura bedellerini ödenmişken, davalının en son müvekkili hakkında 364.272,85 TL bedelli 07.11.2022 tarihli fatura düzenlediğini, müvekkilinin bu fahiş ve yüksek faturaya itiraz etmiş, ancak itirazı sonuçlandırılmamış, bu süreçte de fatura ödenmediğinden elektriği kesildiğini, müvekkilinin aboneliği inşaat aboneliği olması ve sadece aydınlatma ve küçük ekipmanların için elektrik kullanılması, bu denli bir tüketimin fiziken mümkün olmaması, önceki kullanım bedelleri dikkate alındığında inşaatta bu denli bir tüketimin söz konusu olmayacağının göz ardı edildiğini, davalı kurumun, elektrik saatinin muayenesinin olmadığını, bu sebeple kaçak işlemi yapılarak takdiren bu tutarın belirlendiğini şifahen beyan ettiğini, davalının müvekkili aleyhine düzenlemiş olduğu 07.11.2022 tarihli fatura incelendiğinde sayaçtan tüketilen enerji miktarının 42.269.000 kwh olarak takdiren belirlendiğini, ancak, müvekkili şirketin abonelik tesis ettiği dönemden bu son faturanın düzenlendiği döneme kadar (21.06.2022 ile 19.09.2022 tarihleri arasında) enerji tüketiminin 3.600.000 kwh olduğu tüm bu harcamaların fatura bedelinin ise 15.927,66 TL olduğunun görüldüğünü, müvekkilin kaçak elektrik kullanması ve bu denli bir tüketim yapmasının fiziken mümkün olmadığını, sayacın muayenesinin yapılmamasının kusurunun müvekkiline ait olmadığını, davalının sağlıklı bir şekilde ölçüm yaparak ve bu ölçüm sonucunda düzenlenecek olan rapor neticesinde faturalandırma yapılması gerekmekte iken olasılıklar dahilinde faturalandırma yapılmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline kesilen fatura bedelinin büyük bir fabrikanın kullanımı kadar olduğunu, inşaatta iş makinaları çalışmadığını, başkaca ağır bir tüketim makine veya ihtiyaç hali söz konusu olmadığını, müvekkili şirkete ait şantiye alanı 70-80 m2 alanlı olup 70-80 m2 alanda yapılacak olan restorasyon işlemlerinde kullanılacak olan enerji bedelinin faturada belirtilen enerji bedeli miktarı olmasının imkansız olduğunu, söz konusu faturanın davacı tarafından ödenmesi halinde telafisi zor ve imkansız olacağından dava sonuçlanıncaya kadar fatura bedelinin ödenmemesine ve tekrardan elektrik kullanımının açılması ile dava sonuçlanıncaya kadar elektriğin kesilmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesini talep etiklerini belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya 07.11.2022 tarihli fatura bedeli olan 364.272,85 TL borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, dava konusu adreste kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkilinin saha ekipleri tarafından 04.11.2022 tarihinde yapılan kontrollerde tüketim noktasına kayıtlı .... veya ikili anlaşması olmadan ... nolu sayacın şebeke giriş sigortasından ek alınarak harici hattan enerji kullanıldığını, kayıtsız sayaçtan ve sayaç haricinde hattan elektrik enerjisi tüketildiği tespit edildiğini, söz konusu tespit neticesinde müvekkilinin saha ekiplerince davacı adına 04.11.2022 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 08.05.2022 ve 04.11.2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için kayıtsız sayacın tüketim bilgileri ve harici hatta bağlı cihazların kurulu güç bilgilerine göre toplam 42.269 kWh karşılığı 364.272,85 TL kaçak faturası tahakkuk edildiğini, öte yandan davalı taraf aleyhine daha önce tanzim edilen H/... kaçak elektrik kullanım tutanağında kayıtsız (zati) sayaçtan enerji kullanıldığının tespit edildiğini, işbu dilekçe ekinde sunulmuş tutanak ile mevzuat hükümleri uyarınca davacı tarafın mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunun sabit olduğunu, davacı tarafından gerçekleştirilen mükerrer kaçak elektrik kullanımı da göstermektedir ki; davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, öte yandan davacı tarafın her ne kadar faturalarını düzenli ödediğinden bahisle; faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de uyuşmazlığın normal dönem faturalarından kaynaklanmayıp kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması sebebiyle işbu iddianın geçerliliği bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olmakla davacı tarafça da ikrar olunduğu üzere dava konusu kaçak tespitinin yapıldığı tarihte mahalin fiili kullanıcısının davacı taraf olduğunu, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş ise de; iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte herhangi bir somut delil sunamamış olduğunu, davacının somut argümanlarını sunarak davasını ispatlaması gerekirken dosya kapsamına böylesine somut bir delilin sunulamamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, aksi kanaat halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı taraf delil olarak; Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması. 07.11.2022 tarihli doğalgaz faturası, 22.09.2022 tarihli fatura, davacı müvekkili şirketin 71670-11.11.2022 tarihli itiraz dilekçesi, yapı ruhsatları, elektrik bağlantısı kurulabilmesi için gerekli olan başvuru evrakları ve harç ödeme dekontları, şantiye alanına ilişkin bir kısım fotoğraflar, video kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, isticvap, yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; müvekkili şirket kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, yemin, tanık ve sair delillere dayanmıştır.

Dava; davacının kaçak elektrim tüketim iddiasına dayalı olarak düzenlenen faturadan kaynaklanan borç yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce verilen 03/06/2024 tarih ve .... sayılı kararı ile; "Davanın kısmen kabulü ile; davacının 07/11/2022 tarihli ... fatura nolu 364.272,85 TL bedelli faturadan kaynaklı davalıya 332.626,29 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,..." dair verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2025 tarih 2024/2622 Esas 2025/1749 Karar sayılı kararı ile; "... Mahkemece, adi yazılı olduğu görülen bu sözleşmenin delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususu üzerinde durulması gerekli olup, kira sözleşmesinin davacı defterlerinde kaydı olup olmadığı,bu sözleşme uyarınca yapılan kira ödemeleri olup olmadığı hususlarının mali müşavir bilirkişi vasıtası ile yöntemince araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırıldığı ve davanın mahkememizin işbu esas sayılı sırasına kaydının yapıldığı görüldü.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında belirtilen eksiklik giderilerek davacı ticari defterlerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak alınan 30/10/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememizce de uygun bulunup benimsenmiş olup, evvelce elektronik mühendisi bilirkişiden alınan rapor, mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacı adi yazılı şekilde düzenlenen kompresör kira sözleşmesine dayanmış ise de davacının ticari defter ve kayıtlarında kompresör kira sözleşmesine istinaden yapılan herhangi bir kira ödemesinin bulunmadığı, öte yandan davacı şirket ile kompresörün kiralandığı iddia edilen dava dışı ... arasında 04/08/2022 tarihli ... Mah. ... sk., No 38-40 No'lu eski eser binaların ve 42 nolu boş arsada yapılacak olan binaların iksalı kuyu hafriyatı, radyetemel ve betonarme perde imalatlarının yapılması işi için eser sözleşmesi düzenlendiği, davacının iş veren dava dışı ...'nın yüklenici olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili 30/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde kompresör sözleşmesi kapsamındaki hak ediş ödemelerinin taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereği düzenlenen faturaların içerisinde başka bir değişle kompresöre ilişkin ödemenin tüm kuyu imalat işlemleri içerisinde yapıldığını ileri sürmüş ise de davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 04/08/2022 tarihli sözleşmenin 1., 2. ve 3. Maddesine göre; işin yapımında kullanılacak alet ve edevatların dava dışı yüklenici tarafından temin edileceğinin kararlaştırıldığı ve iş bedelinin de buna göre belirlendiği, davacı defterlerinde kompresör kiralamaya ilişkin yapılan bir ödemenin de bulunmadığı bu nedenle davacı tarafça sunulan adi yazılı kompresör kira sözleşmesine itibar edilmesinin mümkün olmadığı, kaçak elektrik kullanım tespitinde hesaplamaya esas alınan kompresörün davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşme kapsamında dava dışı ... tarafından temin edilen kompresör olduğuna dair de dosya da herhangi bir delil bulunmadığı, bu durumda 01/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda detaylıca izah edildiği üzere İnönü mah. ... sk., No 42 Şişli adresine ait ... hizmet nolu tesisata ilişkin davacının abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, ilgili tesisata bağlı sayaçtan geçirilmeden harici hat üzerinden elektrik enerjisi kullanıldığı, bu kullanımın kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalı şirket çalışanları tarafından 04/11/2022 tarihli H/... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiği, davalı şirketçe elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği hükümleri uyarınca kaçak kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilemediği durumlarda kaçak kullanım süresinin en fazla 180 gün üzerinden hesap edildiği, somut olayda da kaçak kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespitinin mümkün olmadığı, bu halde harici hattan beslendiği tespit edilen kompresörün bağlantı gücü dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davalı tarafından davacı adına düzenlenen 07/11/2022 tarihli ... seri nolu 364.272,85 TL kaçak tüketim bedeline ilişkin faturanın alınan yönetmelik ve EPDK elektrik tarife tablosuna uygun olarak düzenlendiği, dolayısıyla davacının davalıya fatura miktarı kadar borçlu olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, öte yandan mahkememizin 25/11/2022 tarihli ara kararı ile davaya konu faturanın icra takibine konu edilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, bu halde 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 72/4 maddesi şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla dava konusu fatura bedelinin %20'si oranında takdir edilen tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar vermek gerekmiş uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca reddedilen miktarın %20 si oranında hesaplanan 72.854,57 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

3-Alınması gereken 615,40 TL ilam harcının peşin alınan 6.200,87 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 5.585,47 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
(mahkememizin 03/06/2024 tarihli kaldırmadan önce verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davalıdan tahsiline karar verilen 16.500,83 TL karar ilam harcı davalıdan tahsil edilmiş ise davalıya iadesine,)

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafça yapılan 148,30 TL vekalet harcı ve 689,25 TL tebligat/posta gideri olmak üzere toplam 837,55 TL giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın niteliği dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesine göre hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2025