ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/887 Esas - 2025/826
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete 2020 yılından itibaren ... Hizmeti verdiğini ve davalı şirket ile müvekkili arasında 01/2023-12/2023 dönemini kapsayan 18.01.2023 tarih ... No'lu ... tam tasdik sözleşmesi imzalandığını, 2023 yılı için tanzim edilen sözleşmenin 17/02/2023 tarihinde internet ... sistemi üzerinden bildirimin yapıldığını, tanzim edilen sözleşmenin damga vergisinin ... Mevzuatı hükümleri gereği sözleşmenin taraflarınca ortak olarak beyan edilip, ödenmesi gerektiğini, ancak müvekkilinin 2023 yılı sözleşmesine ait damga vergisinin tamamını kendisinin ödediğini, müvekkilinin sözleşmeye istinaden davalı şirkete 2023 yılında eksiksiz ve kesintisiz olarak hizmet verdiğini, " sözleşmenin süresi, uzaması, yeri, tarihi, sayısı ve özel hükümler" başlıklı 8.maddesinde düzenlendiğini, sözleşmenin sona erdiği tarihten en az bir önce yazılı ihtarda bulunulmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden bir yıl daha uzayacağını, sözleşmenin sona erdiği 31/12/2023 tarihinden bir ay önce yani 30/11/2023 tarihine kadar fesheden tarafından yazılı bildirimde bulunulmanın zorunlu olduğunu, sözleşmenin feshi için 30/11/2023 tarihine kadar müvekkiline herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını, bu nedenle 2024 yılında da ... hizmeti almaya devam edeceğini ve ticari ilişkisini sürdüreceğini zımmi olarak kabul ettiğini, herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmadığından sözleşmenin 2024 yılı için otomatik olarak uzadığını, müvekkilinin 2024 yılı için 18/01/2023 tarih ... No'lu sözleşmenin ek sözleşmesi olarak 25.01.2024 tarih ... No'lu sözleşme tanzim edilerek, aynı tarihte internet ... sistemi üzerinden bildirimini yaptığını, ... ücretlerinin her yıl ... tarafından çıkarılan ... ücret tarifesi ile belirlendiğini, müvekkilimiz 2024 yılı için düzenlenen sözleşmede yer alan ... ücretini 2024 yılı ücret tarifesinde yer alan asgari yani, en az ücreti baz alarak tespit ettiğini, aynı zamanda ortak ödenmesi gereken damga vergisinin tamamının da yine müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme yapılan ... tarafından internet üzerinden sözleşme bildirimi yapıldıktan sonra aynı mükellef için başka bir ...... tarafından internet ... sistemine sözleşme girilmesinin mümkün olmadığını, yeni sözleşme girişinin ancak, mükellef tarafından bağlı olduğu ... dairesine mevcut sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmesinin yazılı olarak talep edilmesi ve sözleşmenin ... tarafından iptal edilmesi halinde mümkün olduğunu, davalı tarafından 25.01.2024 tarihi itibarıyla başka bir ... firması ile sözleşme yapılmadığını, müvekkili ile yapılan sözleşmeye de herhangi bir itiraz da bulunulmadığını, ancak Şubat 2024 ayı içerisinde ... müracaat edilerek müvekkili ile tanzim edilen sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği bir ay önceden fesih bildirimi yapılmadığı için müvekkilinin yeni dönem ücretine hak kazandığını, geçmiş döneme ilişkin herhangi bir alacak taleplerinin bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden yenilenmesiyle hak kazanılan 01/2024-12/2024 dönemine ait ücret alacağı ile ilgili olduğunu, müvekkilinin alacağı için ......esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davalının ...... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, müvekkilinin toplam 131.069,21 TL alacağının takip tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ... hizmeti almak için ... A.Ş. Firması ile sözleşme yaptığını, bu hususun davacıya şifaen bilgi verildiğini, 2024 yılı içeresinde ... A.Ş.firmasının müvekkiline herhangi bir hizmet vermediğin, yalnızca ... firmasından hizmet sunulduğunu, davacı ne sözleşmenin uzadığını ne de 2024 yılında müvekkiline ... hizmet verdiğini ileri sürdüğünü, bununla ilgili dosyaya herhangi bir delil de sunmadığını, müvekkilinin 2024 yılı boyunca ... firması tarafından hizmet aldığını, ... hizmetinin bir hizmet akdi olduğunu, yalnızca sözleşmenin varlığının yeterli olmayacağını, hizmetin de yerine getirilmesi gerektiğini, davacının ücrete hak kazanabilmesi için vekalet görevini ifa etmiş olması gerekeceğinden davacının ücrete hak kazanmasının mümkün olmayacağını, taraflarınca davacı şirkete sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davacı tarafından müvekkilinin rıza göstermediği 2024 yılına ait ... No'lu sözleşme sisteme yüklenemediğini, sözleşmenin sisteme yüklenirken iptal edildiğini, VERİ GİRİŞ HATASI NEDENİYLE İPTAL EDİLEN işbu tek taraflı imzalanan sözleşmenin ... sistemine bildirimi yapılmadığını, sözleşmenin müvekkilinin imzası olmadan davacı tarafından tek taraflı imzalanarak tek taraflı olarak davacı tarafından kullanıldığını, dava konusu hizmetin verildiğine dair herhangi bir delilin bulunmadığını, davacının vermediği hizmet karşılığında bedel talep etmesinin hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olarak başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek davacının 2024 yılında müvekkiline hiçbir hizmet sunmadığının tespiti ile davanın reddine ve kötü niyetli takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
...... Mahkemesi'nin 17/07/2025 tarih, ......sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı görüldü.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava şartlarıdır. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5A/1 maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.",
HUAK'nun 18/A-2 maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 5/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda" dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu halde 18/03/2025 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp 24/11/2025 tarihinde Mahkememiz esasına kaydedilen işbu davada, dava tarihinden önce arabuluculuk yolunun tüketilmesinin dava şartı olduğu anlaşıldığından ...... Dairesinin güncel içtihatları doğrultusunda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince HMK'nın 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın TTK m.5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi uyarınca, HMK m.114/2 ve 115 gereğince, dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 1.582,99 TL'den çıkarılarak artan 967,59 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025