İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacılardan ...'un oğlu ve ...'un ağabeyi olan ...'un ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'nın kusuru nedeniyle meydana gelen çift taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın birinci derecede kusurlu olduğunu, müteveffa ...'ın ailede çalışan ve evin geçimini sağlayan tek kişi olduğunu, ...'ın vefatı ile ailenin maddi ve manevi büyük bir yıkıma uğradığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'un uğramış olduğu manevi zararın tazmini için 50.000,00 TL ve davacı ...'un uğramış olduğu manevi zararın tazmini için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kaza tarihinde 17 yaşında olan müteveffa ...'un motosiklet kullanmaya yeni başladığını, tecrübesiz şekilde trafiğe çıkan ...'un kaza tespit tutanağına göre dönüşlerde hızını azaltmadığından karşı şeride geçtiğini, müteveffanın yaşı ve tescilsiz motosiklet kullandığı göz önüne alındığında kazanın meydana gelişinde asli kusurlu olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile dava konusu zararın karşılandığını, mükerrer taleple dava açılmasının haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını, müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının tespitinin gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 10/12/2025 tarihli duruşmada davanın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden tefrikine karar verilmiş, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekili 05.09.2025 tarihli dilekçe ile sulh nedeniyle davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili 05/09/2025 tarihli dilekçe ile feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan etmiştir.
Davadan feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat, davaya son veren hem usul, hem maddi hukuka ilişkin taraf (davacı) işlemlerinden biri olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatin geçerliliği için davalının veya mahkemenin kabul beyanına ihtiyaç yoktur.
Davacı vekilinin davadan feragat ettiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinde davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunun beyan edildiği, 5325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası uyarınca 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi kapsamında başvuru yapılmış olması halinde artık dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde davacının bu yola başvurmuş olması nedeniyle davalı arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulamayacağından arabuluculuk ücreti davacıya yükletilmiştir.
"... Somut olyada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı tarafından gerek davalı sigorta şirketi gerekse işleten ve sürücü yönünden arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalılara yüklenmesi mümkün değildir. Davacı, dava dilekçesinde davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmalarına rağmen anlaşmanın mümkün olmadığı açıkça belirtilmiş olup, başvuru yapıldığı davacının kabulündedir. O halde, ilke derece mahkemesince davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketine 2918 Sayılı Kanunun 97.maddesi gereğince başvuru yapıldığı davacının da kabulünde olduğuna göre böyle bir durumda ayrıca 5325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı halde bu yola başvurmuş olması ve yine sigorta şirketi dışındaki davalılar işleten ve sürücü yönünden de esasında haksız fiilden kaynaklı dava yönünden arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun söz konusu olmaması karşısında, davanın açılmasına her ne kadar davalılar sebebiyet vermiş ise de davacı tarafından yersiz yere başvurulan arabuluculuk ücretininden davalıların sorumlu tutulması mümkün değildir. ..."
(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19.06.2025 tarihli, Dosya No: ... Karar No: ... sayılı ilamı)
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'nun 22. gereğince alınması gereken harcın 2/3'ü olan 410,26 TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Talep olmadığından davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verildi. 15/12/2025